Erhürman- Hristodulidis görüşmesi Perşembe günü yapıldı.
Görüşmeden sonra taraflar kendi basın camialarına açıklamalar yaptılar. Bu açıklamalar bilinen pozisyonların tekrarını hatırlatmaktan fazla bir anlam ifade etmiyor.
Perşembe günkü görüşmede önemli olan açıklama, BM nin Kıbrıs’taki temsilcisinden geldi.
BM Kıbrıs Sözcüsü Aleem Siddique, Rum lider Hristodulidis ile Kıbrıslı Türk lider Erhürman’ın ilk görüşmesinin ardından açıklamalarda bulundu. İki liderin Holguín’inadayı ziyareti sırasında ortak bir toplantı yapmayı kararlaştırdıklarını ve Genel Sekreter Gutterestarafından düzenlenecek geniş formatlı gayri resmi toplantıya yönelik çalışmaya hazır olduklarını belirtti.
Kıbrıs Sorununu , Hristodulidis ve Erhürman’ın çözebileceğini zaten kimse beklemiyor.
Her iki liderin söylemlerini yakınlaştırmak ve BM Genel Sekreterinin formülasyonunayakınlaştırmak, artık DIŞ DİNAMİKLERİN görevi olacaktır.
Kıbrıs Sorunu günümüzde Enerji sorunu ve Doğu Akdeniz ile Orta Doğu sorunu ile iç içedir.
Bu sorun Türk- Rum sorunundan çok daha fazla, bir bölgesel kontrol sorunudur.
Avrupa’ya Enerji transferi, Doğu AkdenizdekiEnerji yatakları, ÜLKELER ARASI ELEKTRİK BAĞLANTILARI Türkiye’nin çıkarları dikkate alınmadan, Kıbrıslılar bu konuda hiçbir adım atamazlar.
Ukrayna –Rusya savaşından sonra, Türkiye gerek silahlı güçleri, gerek ekonomik potansiyeli, gerekse bulunduğu COĞRAFİ KONUMU dolayısıyla, hem Amerika’nın hem de AB ülkelerinin dikkate alması gereken önemli bir güç haline geldi.
Kıbrıs Sorununda ayrıca GARANTÖR ÜLKE olan Türkiye’nin istemediği bir çözümün gerçekleşmesi mümkün değildir.
Hristodulidis’e gelince:
Bu yeni süreçte esas fırtınalar, Hristodulidis’idestekleyen CEPHE ile Hristodulidis arasında olacaktır.
Türkler ile HİÇBİR ŞEYİ PAYLAŞMAK İSTEMEYEN cephe, Hristodulidis’e çözüm yönünde hiçbir zaman destek vermiyecektir.
Kıbrıs Rum tarafında, siyasi güçler arasında şiddetli fırtınalar ve siyasal mevzilenmelerde kopmalar kaçınılmazdır.
Bu gelişmelerin içine Trump ve İsrail’in beklentilerini de koymalıyız.
İsrail’de, NETANYAHU iktidarı devam ettikçe, İsrail, Kıbrıs Sorununun çözümlenmemesi için elinden gelen her şeyi yapacaktır.
Netanyahu rejiminin bölgedeki en önemli karşıtı Tayyip Erdoğan Türkiyesidir.
Kıbrıs Sorununun çözümlenmesi, Erdoğan iktidarını gerek Batı’da, gerek Kıbrıs’ta , gerekdeABD de çok güçlendirecektir.
Böyle bir gelişmeyi İsrail’in engellemeye çalışmaması düşünülemez.
Anahtar Kıbrıs Sorununda da Trump’ınelindedir. Trump’ın Türkiye’yi kendi yanında tutmaktaki çıkarları çok büyüktür.
Trump, gerek Türkiye’yi gerekse Yunanistan’ı bölgesel olarak güçlenirecek yeni politikalarla, Kıbrıs sorununun çözümünde belirleyici güç olacaktır.
































