Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıs çıkmazı

Kıbrıs sorunu yarım asrı geride bıraktı.
Bugüne kadar yaşanmışlıklar, duygular, siyasi hesap ve çıkarlar, uluslararası kavgalar Kıbrıs sorununun çözümlenmemesinin arkasında yatan en büyük nedenlerden bazıları oldu.
Çözüme her yaklaşıldığında, çözümü olanaksız kılacak olan kritik eşikler bir türlü aşılamadı.
Başka öncelik ve hesaplar hep çözüm arayışlarının önüne geçti.
Çözüme giden yolda irade, kararlılık, cesaret ve liderlik şarttır.
Özellikle de cesaret.
Gelin görün ki, tüm bunlar maalesef bugüne kadar hiç bir arada olmadı.
1980’li yıllardan sonra Kıbrıs sorununa dönük çözüm arayışlarını yakından izlemeye çalıştım.
Müzakere süreçleri ve seçim dönemleri nedense hep bir şekilde kesişti.
İç kamuoyuna mesaj verilecek diye müzakere süreçleri berhava edildi.
Gün kurtarıldı ama Kıbrıs sorunu çözümsüz kalmaya devam etti.
Nesiller değişti ama anlayışlar hiç değişmedi.
Gelinen aşamada da benzer bir durumla karşı karşıyayız.
Güney Kıbrıs’ta Mayıs ayında parlamento seçimleri var.
Ve seçimlere giderken iç politik hesaplarla milliyetçilik yine ön plana çıktı.
Her zaman olduğu gibi.
Akıl ve cesaret yine bir taraflara itilmeye başlandı.
İşin zor tarafı rüzgara karşı yürüyebilmektir.
Bunu da siyasiler genelde tercih etmezler.
Rum Lider Anastasiades’in gündeme bomba gibi düşen ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı sessizliğini bozmak zorunda bırakan son açıklaması da seçimler yüzünden yapıldı.
Bunun böyle olmaması, bu tür gerginliklerin yaşanmaması için özellikle Türk tarafı ilgili tüm tarafları uyarmıştı.
“Seçimler ertelenmeli” diye nabız yoklanmış, öneride bulunulmuştu.
Çünkü seçim süreçlerinde müzakerelerin sağlıklı bir şekilde devam edemediği geçmişte yaşanmış deneyimlerle kanıtlandı.
Ama olmadı. Yapılan uyarılar dikkate alınmadı.
Seçimlerin süreci etkilememesi için bazı tedbirler alınarak yola devam edilme kararı verildi.
En zor konular olarak kabul edilen “Toprak ile Güvenlik ve Garantiler seçim sonrasında kalsın” denildi.
Böylece bu konuların süreci tıkayarak sonlandırması tehlikesinin önü alınmış oldu.
Geriye kalan diğer dört konu başlığı zaten tüm detayları ile ele alındığı ve büyük oranda yakınlaşmalar sağlandığı için bunlarla ilgili geriye kalan anlaşmazlıkların görüşülmesi sorun olmayacak.
Bunlar seçim nedeniyle sorun yaşanmasın diye yapıldı ama Anastasiades yine de iç kamuoyuna seçime dönük mesaj verme ihtiyacı hissetti.
Ve Akıncı’yı kendisini düzeltmek zorunda bıraktı.
Böylece kamuoyu önünde işlerin iyi gitmekte olduğu imajı ilk kez sarsıldı.
Halbuki liderler ve ekipleri bugüne kadar tam bir uyum içinde ve bir birlerine saygı çerçevesinde hareket etmeye özen gösteriyorlardı.
Ama şu seçimler yok mu, onlar gündeme geldi mi işler hep nedense değişiyor.
Dileyelim Güney Kıbrıs’taki seçimler tıpkı bundan önceki dönemlerde olduğu gibi sürece daha büyük zararlar vermesin.
Kıbrıs meselesinin çözüm umutları yine bir seçime kurban edilmesin.