Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıs battı, yüzdürmeyi düşünen yok

Kral çıplak, hikayesini bilmeyen yok. Hikayede, küçük kızın “Aaa… Kral Çıplak!” sözleriyle, yalanlar dünyasının yıkılışı gibi, Kuzey ve Güney Kıbrıs’takilere de gerçeği çarpıcı bir şekilde söyleyecek yok mu?
Özellikle Kuzey Kıbrıs’ta, TL’ye bağımlı yapı ile döndürülmeye çalışılan ekonomi tam çöküş içerisinde. Türkiye’deki son siyasi krizle birlikte, tepetaklak giden Türk Lirası, Kuzey Kıbrıs’taki tüm insanları hızla iflas noktasına çekmektedir.
Devlet kurumlarının elektrik borçlarını bile ödemekten aciz oldukları yapılar, devlet oluşturabilir mi?
Yerel yönetimler, halka hizmet yerine, popülizmle, başkanlarına seçim kazandırma araçları olarak kullanıldıkları için, aşırı personel alımıyla ÇOKTAN İFLAS ETTİLER.
Yediğimiz, sebze ve meyveler, zehir depoları halinde. İnsanlarımız kanserden ve diğer hastalıklardan kırılıyor. Tepkiler ise günübirlik ve cılız.
Halk, bir yerden bir yere, karayollarında seyahat ederken, önce kendisini ALLAHA emanet ederek trafiğe çıkıyor.
Özellikle, Lefkoşa- Güzelyurt yolu ölüm yolu gibi…
Bu yolda, sık sık büyük kazalar olmakta ve genç değerlerimiz bu ölüm yolunda, hayatlarını kaybetmektedirler.
Lefkoşa Güzelyurt ölüm yolunu, ciddi bir incelemeyle ölüm yolu olmaktan çıkaracak bir çalışma duyanınız var mı?
Gençlerimiz işsizlik girdabında çırpınırken, onlara GÖÇ YOLLARI’ndan başka ne öneriyorsunuz.
Kuzey Kıbrıs’ın içinde bulunduğu yıkımı anlatmaya gazetenin bu köşesi yetmez.
Yıkım tespitini kabul etmeyen yokken, bu yıkımdan çıkış yolları öneren sesler, toplumda ne yazık ki etkili olamıyor.
Kuzey Kıbrıs’ta devlet yapısının uluslararası normlara uygun olarak yeniden örgütlenmesi gerekmektedir. Ancak, 1974’tten sonra oluşturulan yapı içerisinde, toplumun tüm kesimlerine RÜŞVET VERİLDİĞİ için, kimse, KRAL ÇIPLAK diyememektedir.
Geçmiş iktidarlar, oy alma kaygısıyla, yandaşlarına, önce Rum mallarını, sonra devlet olanaklarını  rüşvet olarak verdikleri için, köklü radikal adımlar, siyaset çevreleri tarafından atılamamaktadır.
Yunus Emre, çalılar ve dikenlerle dolu olan tarlanın, ancak yakılarak temizlenebileceğini  yüzyıllar önce söylemişti.
Kıbrıs Rum kesiminin de büyük bir ekonomik yıkım sürecinden geçtiği bilinen diğer gerçektir.
Kıbrıs’ın hem kuzeyinin, hem de güneyinin kurtuluşu, tek bir noktada düğümlenmektedir. Yeniden, rantabl, dünya normlarına uygun bir devlet yaratmak.
Kıbrıs’ın tümüne hızlı para akışını sağlayacak, Kıbrıs’ı yeniden çekim noktası yapacak ve YENİ DEVLET’i sağlayacak tek yol ise, KIBRIS SORUNUNU ÇÖZMEK’tir.
Her iki taraftaki toplumsal kuruluşlar, dernekler ve sendikalar, kendi hükümetlerinden taleplerde bulunmak yerine, halklarını çözüme yönlendirmeyi niye esas almıyorlar.
Özellikle Kıbrıs’ın Kuzeyindeki sivil toplum örgütleri ve sendikalar, Annan Planı sürecinde, kitleleri hareket ettirmede başarılı olmuşken, günümüzde niye sessizliklerini koruyorlar. Bu konu bile başlı başına karanlık bir noktadır.
Kıbrıs Gemisi, tek taraflı yüzdürülemez. Bu Gemi’nin bir yanı ile uğraşıp, onu yüzdürebileceğini sananlar, sadece halkı kandırmaktadırlar. Gemi ya doğru bir şekilde, düzeltilerek yüzdürülecek veya batırılacaktır.
Kral çıplak ise, bunu yüksek sesle söylemeyenler, kraldan daha fazla suçludurlar.
Bize, kral’ın çıplak olduğunu söylemek de yetmez. Kral’ın bu çağda başımızda olmasının saçmalığı da söylenmeli ve herkesin eşit bir birey olduğu icazetsiz toplum için mücadele edilmelidir.