Bombalar patlayıp 37 kişi öldüğünde,
Halkın çoğu Survivor’ı izliyordu…
…
Kızılay kana bulandığında,
Ambulanslar acı çığlıklar attığında,
Ahalinin çoğu Kibar Feyzo’yu seyrediyordu…
…
Genç bir kız otobüse binerken,
Yaşlı bir adam elinde zembili ile beklerken,
Bir Ankara akşamında,
Simitçi tezgahını toplarken,
Güven Park’ta taksilerden yükselen şarkılar kalabalığın gürültüsüne karışırken,
Ne olduysa o anda oldu,
Patlayan bombalarla ortalık bir anda cehenneme döndü…
…
Bir delikanlının elinde geriye bir demet gül kaldı…
…
O sıralarda ahalinin çoğu “Ben Bilmem Eşim Bilir” adlı programı izliyordu…
…
Bombaların patladığı,
Onlarca yaralının ve onlarca ölümün olduğu saatlerde,
Program izlenme oranlarında durum buydu.
Survivor birinci sıradaydı…
…
Bir televizyon kanalı Ruhi Su’dan o ünlü türküyü çalmaya başladı:
Ankara’nın taşına bak
Gözlerimin yaşına bak
Uyan uyan Gazi Kemal
Şu feleğin işine bak
…
Gazi Paşa niye uyansın?
Uyuyan sensin.
Sen kalkacak,
Sen işine bakacaksın…
…
O endişeli ortamda İmam “Vatandaşlarımız endişe etmesin” demez mi…
…
İktidar kaybedilince 7 Haziran’dan sonra ortalık kan gölüne döndü,
Gelişen Türk, Kürt kardeşliğine bombalar atıldı,
Terörizm hortlatıldı,
Yüzlerce insan paramparça oldu,
Kasım seçimleri bu zeminde kazanıldı…
…
Yetmedi.
Kürt düşmanlığı tekrardan hortlatıldı,
Dokunulmazlık gündeme getirilerek bu kez Kürt siyasiler hedef alındı,
Amaç Başkanlık yolunda yelkene rüzgar doldurmak…
…
Ahmet Altan bir yazısında,
“Muhalefetin tümüyle susturulduğu, ‘halifenin’ bütün yönetimi ele geçirdiği, ‘din’ vurgulu bir diktatörlük kurmaya doğru koşuyorlar” diyordu.
…
Hırsız vekil vatansever oldu,
Barış isteyen hain…
…
Bak neler oldu:
Paralar sıfırlanırken,
Çocukların başı bağlandı,
Kadınların iffeti sorgulandı,
Gözlerini küçük kız çocuklarına diktiler,
Nasrettin Hocayı çok eşli anlatan masallar yazdılar,
İlahiyat öğrencilerinden ordu kurdular,
Osmanlıspor falan derken,
Haremi neredeyse Oxford Üniversitesine benzettiler…
…
Türkülerle avunma.
Gazi Paşa niye uyansın?
Kibar Feyzo’yu izleyip uyuyacağına,
Sen uyanacaksın…
…
Ahmet Altan şöyle diyor:
“Siz anlayana kadar, piknikten dönen yorgun genç kızlar, işten çıkmış yorgun memurlar, beş aylık bebekler, Kürt gençleri, Anadolu’nun delikanlıları ölüp duracak.”
…
Elini kolunu ta buralara kadar uzatan,
Ey badem bıyık!
Bizde ne varsa sizde de olacak diyorsan…
…
İnanmıyorum,
Tanımıyorum,
Saygı da duymuyorum…
































