EkonomiKöşe Yazarları

KAYNAK VARDIR, YETERKİ SİYASİ İRADE OLSUN

Devrim Barçın yazdı






Ülkemizde yaşadığımız bir çok sorunun temeli hepimizin de bildiği üzere KKTC’nin uluslararası arenadaki statükosudur.



Bu sorunu aşmak adına ise Kıbrıs Sorunu öznelinde yürütülen şu anki “görüşmelerin” bir yere varmayacağı ve hatta Annan Planına Evet dediğimiz için alt yapı yatırımları ve üretimi artırmaya yönelik AB tarafından verilen Milyonlarca Euro hibe programlarının devamlılığının da tehlikeye girmesi söz konusudur.



Kıbrıslı Türklerin ürettiği ürünlerin Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden Dünya’ya satılması noktasında yaşanan en büyük sorun olan standart sorununu çözmeye yönelik ise UBP azınlık hükümeti tarafından hiçbir adım atılmamakta ve ürettiklerimizin Dünya’ya açılması çok sınırlı kalmaktadır.

Tüm bu yanlışlara binaen ülke ekonomisi daha da içe kapalı ve muhtaç hale gelmekte ve özellik UBP olmak üzere sağ cenah, sorunun çözümünü Türkiye’de aramakta ve tüm politikalarını ise “biz iktidar olursak ancak ülke kalkınır, çünkü Türkiye’den en iyi parayı biz alırız” gibi hiçbir bilimsel gerçekliği ve ülke ekonomisi için sürdürülebilir olmayan bir temele dayandırmaktadır.

Şu an bu söylem ile iktidar olan UBP yönetimindeki mali tabloya baktığımızda ise bu söylemin de gerçekleşmediğini görmekteyiz.

2021 yılı bütçesi için Türkiye tarafından ülkemize gönderilmesi konusunda imzalanan anlaşmaya binaen (bu rakam 2021 bütçesinin %25’idir) 8 ayın sonunda ülkeye gelen para miktarı anlaşmaya konu olan rakamın sadece %29.67’sidir sevgili dostlar ki bu oranın yarısı da askeri harcamalar için savunma giderlerini karşılamak amacı ile gönderilmiştir.

Dolayısı ile şu an için ülke yönetiminde ciddi bir kaynak sıkıntısı yaşanmakta ve Maliye Bakanlığı sürekli olarak ortalama %20 faiz oranları ile borçlanmakta ve 8 ayın sonunda 418 Milyon 950 Bin TL bütçe açığı oluşmaktadır.

Peki ne yapabiliriz ?

Bu ülkede kaynak var mıdır ?

Evet vardır dostlar.

Size bu konuya yönelik yani Devletin gelir noktasındaki kaybına yönelik bir örnek vermek istiyorum.

Bugün Sosyal Sigortalara yatırım yapan gerçek kişi sayısı yaklaşık 100 Bin kişi olup yaklaşık 60 bin kişinin yatırımları işveren tarafından Asgari Ücret üzerinden yapılmaktadır yani 60 bin kişi Asgari Ücret alıyor diyorlar bize.

Oysa bunun böyle olmadığını hepimiz de çok iyi biliyoruz.

 

Bu 100 bin kişinin yaklaşık 50 Bin kişisinin aldığı maaş beyanı ile gerçek maaşı arasında 1.000 TL olsa DEVLETTEN ÇALINAN GELİR VERGİSİ KİŞİ BAŞI aylık 100 TL’dir.

 

Yani ayda 5 Milyon TL, yılda 60 Milyon TL’dir ki bu rakam şu anki bütçe açığının %14.32’sidir.

 

Bu çalmaya binaen Sosyal Sigortaların kaybı ise aylık yaklaşık olarak kişi başı 200 TL, aylık 10 Milyon TL, Yıllık 120 Milyon TL’dir.

 

SADECE BU KONUDA SİYASİ İRADE GÖSTERİLSE BU PARALAR İLE YOL DA YAPILIR, OKUL DA YAPILIR, SOSYAL SİGORTALAR DA BORÇLANMAZ VE DAHA İYİ BİR FİNANASAL YAPIYA KAVUŞUR; ÜCRETLİ ÖZEL SEKTÖR ÇALIŞANIN GELECEK EMEKLİ MAAŞI İLE İHTİYAT SANDIĞI BİRİKİMİ DE ÇOK AMA ÇOK DAHA İYİ OLUR DOSTLAR.

 

Bu sadece bir örnek. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün pek tabii ki de.

 

Bu tür kayıt dışılık ile mücadele için yapılması gereken en önemli şey ise yasaların uygulanması konusunda gösterilecek SİYASİ İRADEDİR.

 

Eğer bu kaçaklara yönelik özellikle de vergideki kaçaklara ve teşvik politikalarının gelir getirmesi noktasında yapılacak yasal düzenlemelere ve denetimlere yönelik siyasi irade gösterilebilirse bir çok sorunu çözmemiz mümkündür dostlar.

 





Başa dön tuşu