Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kaybeden ne diyecek?

Yine bir seçim arifesindeyiz.

Alıştık…
“Kaybedenin kaybetmediği” ya da kaybına “kılıf aradığı” çok seçim gördük.
Bu da farklı olmayacak.
Gerçekler var…
Yaşananlar var…
Biraz mizah katarak, biraz ciddiyete bulaşarak, dört iddialı adayın, ikinci tura kalmaması halinde, kendisine uzanan ilk mikrofona ne diyeceğini “tahmin etmeye” çalıştım.
Ne der kaybeden?
Bunu bilmek için, ülke siyasetini az biraz takip etmek yeterli sanırım.
Ben de oturup hem sürece baktım, hem daha önceki seçimlerden sonra yapılan açıklamaları taradım…
Üç aşağı- beş yukarı, her seçim sonrasında, “Hata bende, gereğini yapacağım” diyen yok.
Haliyle bu Cumhurbaşkanlığı seçimi…
Örneğin UBP Başkanı ne yapar?
CTP Başkanı ne yapar?
TDP Başkanı ne yapar?
DP Başkanı ne yapar?
O da ayrı bir yazının konusu olabilir.
Peki, dört iddialı aday kaybederse, ne der sizce?
Bence… Buyurun okuyun:

***
Dr. Derviş Eroğlu kaybederse…

“Ulusal Birlik Partisi ve Demokrat Parti’nin ortak desteği ile seçimlere girdim. Ancak, bu süreç sonunda görünen o ki, UBP ve DP halen daha kendi içerisinde, iç savaş vermektedir.
Süreçte anlattım. Bu parti seçimi değil, Cumhurbaşkanlığı seçimidir dedim.
Ancak, hem UBP hem de DP içerisinde arkadaşlar, olayı kan davasına çevirdiler. Benim kaybetmem için çok çalıştılar. 6 bin 175 gün başbakanlık yaptım. 5 yıl da cumhurbaşkanı olarak hizmet verdim. UBP’yi kuranlardanım. DP kendi içerisindeki sorunlar nedeniyle destek vermedi. Serdar Denktaş, Hasan Taçoy dışında etkin destek veren DP’li olmadı.
UBP içerisinde de, çalışır gibi görünen ama çalışmayan çok sayıda kişi var.
UBP ve DP kendi içerisinde bunu değerlendirecektir. Parti kendi  adayına destek vermeyenlere yönelik elbette bir karar alacaktır.
Kimse benden bir köşeye çekilmemi beklemesin.
Kurultay kararı ile UBP’nin yaşam boyu doğal lideriyim. Bana bu onuru layık gören partililerimi uzaktan seyredecek değilim. Bir süre dinlenip, aileme, torunlarıma, torun çocuklarıma zaman ayırabilirim. Ancak, her zaman UBP’nin ve UBP’lilerin içinde olacağım, yanında olacağım.”

***
Sibel Siber kaybederse…  

“Çok yoğun ve tartışmalı bir sürecin ardından aday oldum. Başarılı bir başbakanlık döneminin ardından, halkımızdan gelen talep ve partimizin uygun görmesi ile cumhurbaşkanlığa adaylığımı uygun gördüm.
Yoğun bir dönem geçirdik. Bir taraftan meclis çalışmalarımı aksatmadan, diğer taraftan da halkımızla yüz yüze görüşerek seçimi yürüttük.
Bu dönemde, CTP içerisinde farklı görüşler oldu. Bazı milletvekilleri adaylığıma güçlü destek vermedi. Bazıları geç destek vermeye başladı. Arada yapılan bazı talihsiz açıklamalar, propaganda ekibinin belirlediği yöntemler, tümü seçimi kaybetmemde etken oldu.
Parti içerisinde önce genel, ardından yerel seçimler yapıldı. Milletvekilleri ve belediye başkanları birbirine girdi. Kazananlar oldu, kaybedenler oldu… Maalesef, CTP kendi içerisinde bu yaraları saramadı. Yaptığımız tüm çalışmalarda, ikinci tura kalmayı, seçimi de ikinci turda kazanmayı kurguladık. Açıkçası benim için sürpriz oldu. Bu sonucu beklemiyordum.
Süreçte yaşananları, parti yetkili kurullarında değerlendireceğiz. Bu değerlendirmenin ardından, şeffaflık adına, sayın genel başkanla birlikte yine basın huzuruna çıkarak, sorularınıza samimiyetle cevap vereceğim.”

****
Mustafa Akıncı kaybederse…

“Seçim yarışı süresince, tüm veriler ikinci tura kalacağımız yönündeydi.
Biliyorsunuz, ben bağımsız aday oldum. TDP, BKP tarafından şahsıma bir destek açıklandı. Ancak, aldığımız oy, bu iki partinin mevcut oyundan daha fazla.
Bu süreçte, önümüzü kesme adına çok ciddi manipülasyonlar, çalışmalar yapıldı.
Algı oyunları ile yarışta olmadığımız ifadelendirildi. Anketler, ikinci tura Siber- Eroğlu kalır şeklinde yönlendirildi.
Medya, adaylara eşit davranmadı. Bizim bütçemiz, malum kısıtlı. Diğer adaylar gibi milyon TL’lerimiz yok. Gönüllülerimiz vardı.
Bu ekiplerle çalıştık. Medyadan yeterli desteği gördüğümüzü söyleyemem.
Arkadaşlarımızla oturup değerlendireceğim. Bundan sonrası için siyasi beklentim yok. Ancak, oluşan bu gücün ve talebin, bir siyasi yapıda buluşması için de aracı olmak isterim. Eğer, bu konuda bana görev verilirse, gençlerin politikaya ilgisinin artması ve kurullarda görev almalarını sağlayacak zeminlerin oluşması gerekiyor.
TDP- BKP ittifakı, yerel seçimlerde Lefkoşa’da sonuç verdi. Belki yeni süreçte de bu birliktelik devam eder. Çok sayıda genç, Akıncı gönüllüsü olarak bu süreçte yer aldı. Siyasette var olacakları bir yapıya ihtiyaç vardır. Tüm bunlar için bir değerlendirmeye ihtiyaç vardır. Daha sağlıklı bir değerlendirmeyi yapmayı sürdüreceğim…”

***
Özersay kaybederse…

“Teknik hayatım dışında siyasetle ilgim “Sizi bilmem ama bu vekiller beni temsil etmiyor” Tweetimle başladı.
Meclis’teki yumruklu bardaklı kavgaların toplumsa öfke yarattığı bir dönemde uzmanı olduğum esas konu olan Kıbrıs sorunu dışında her şeyi konuştum, hareket başlattım.
Köy köy gezerek siyasete iyice ısındım. Toplumsal değişimi hedefledim, muhalefet yaptım. Parti kurarsam diğer partilere benzeyeceğimi söyledim.
Sonra hareketin zemininde sıçrayıp toplumsal değişim yerine Saray’da değişim için aday oldum. Uzmanlık alanımı yeniden hatırladım. Meclis, Bakanlar Kurulu ve başka hangi Devlet kurumu varsa hepsini adam etmeye talip oldum.
Halk istedi hislerine tercüman oldum, toparlanalım dedim. Halk istedi müzakerecilikten istifa ettim. Halk istedi müzakereciliğe geri döndüm. Derviş bey istemedi, beni DAÜ’ye yolladı. Cumhurbaşkanlığı’na aday oldum. Kaybettim çünkü şehirlerle köylerde açtığım örgüt binaları yeterli gelmedi. Kaybettim çünkü halkımız devletimizi yüceltmek için kudretin ben olduğumu anlamadı.
Sabırla anlatmaya devam edeceğim. Aldığımız bu oy oranı gösteriyor ki, söylediklerimizin bir zemini var. Gönüllü arkadaşlarla bir araya gelerek, bundan sonrasını planlayacağız. Bu sonuçlarla elbette eve gitmeyeceğim. Neden bu sonucu aldık, nasıl bu noktaya geldik sebepleri var. Örneğin, biz siyasi partiler kadar para harcayamadık. Medyayı onlar gibi kullanamadık. Tamamen gönüllü çalıştık.
Bu oylar, bize yürümemiz gereken yolun uzun olduğunu gösteriyor. Kısa süre içerisinde, tavrımızı halkımızla paylaşacağız.”