Geride bıraktığımız bu 8 yıllık süreç bize cinayetin öncesi ve sonrasıyla bir bütünsellik taşıdığını, bunun bir 'Milli mutabakat' cinayeti olduğunu gösterdi.
Gerçek faillerin bir türlü ortaya çıkarılmamasının, cinayetin arka planının aydınlatılamamasının sebebi tam da buydu. Devletin tüm uzantıları ve katmanlarıyla ortak olduğu bu cinayet Türkiye tarihinin sayfalarına kara bir leke olarak geçti.
İşte Hrant Dink cinayeti ve 8 yıl boyunca yaşananlar…
1. Hrant Dink Hedef Gösteriliyor
Hrant Dink'in 'Türk düşmanı Ermeni' bir siyasi figür gibi gösterilmesi ve hedef haline getirilmesi süreci şu şekilde gelişti:
6 Şubat 2004 tarihinde Agos’ta Sabiha Gökçen’in Ermeni asıllı olduğunu iddia eden bir haber yayınlandı.
21 Şubat'ta Sabiha Gökçen haberi Hürriyet’in manşetine taşındı.
Bir gün sonra bu haber dolayısıyla Hrant Dink tartışmaların odağı haline geliverdi. Genelkurmay Başkanlığı resmi internet sitesinden Dink'i hedef alan bir açıklama yapıldı.
23 Şubat'ta Hrant Dink İstanbul Valiliği’nde 'görüşmeye' çağrıldı.
24 Şubat'ta valilikteki görüşmede vali yardımcısının yanında iki MİT görevlisi vardı; Dink daha sonra bu görüşme için 'uyarıldım' diyecekti.
25 Şubat'ta Dink hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
26 Şubat'ta Agos önünde ‘Kahrolsun ASALA’ ve ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ sloganları ile eylem yapıldı. Tüm bunları ‘Ermeniye bak’ , ‘Ya sev ya terk et’ gibi gazete manşetleri izledi.
16 Nisan 2005 tarihinde Hrant Dink hakkında ‘Türklüğü neşren tahkir ve tezyif’ suçlaması ile dava açıldı.
Dava açılması için suç duyurusunda bulunanlardan birisi de Dink’i korumakla yükümlü olan, dönemin İstanbul Emniyeti Güvenlik Şube Müdürü Avni Usta'ydı.
Daha sonra Türklüğe hakaret kararı çıktı. Bu karar sonrası Hrant Dink’e yönelik tehdit atmosferi büyüyerek sürmeye devam etti, yeni davalar açıldı. Duruşmalar sırasında adliye önünde eylemler yapıldı, saldırı girişimleri yaşandı.
2. Cinayet Gününe Ait Güvenlik Kamerası Görüntüleri
Gazeteci Can Ertuna'nın Dink cinayetini konu aldığı belgeselden bir bölüm. Tetikçi Ogün Samast'ın olay günü yalnız olmadığı görüntülerden anlaşılıyor. Samast yıllar sonra verdiği ifadesinde şunları söyleyecekti: “Olay günü Şişli’ye gittim ve adresi buldum. İki şahsın beni takip ettiğini gördüm. Oradaki ankesörlü telefondan Yasin Hayal’i aradım, ‘Abi beni takip edenler var polis var sanki arkamda’ dedim. Yasin de kendinden emin bir şekilde bana ‘olabilir onlar bizden’ dedi.
Ayrıca polis tarafından toplanan cinayet anına ilişkin kamera ve mobese kayıtlarının önemli bir kısmının yok edildiği, dosyaya konmadığı yargılamanın sonraki aşamalarında ortaya çıktı.
3. Emniyet ve Jandarma Cinayetin İşleneceğini Biliyordu
Polis muhbiri Erhan Tuncel ve Yasin Hayal'in eniştesi Coşkun İğci'nin emniyet ve jandarma görevlilerine cinayetin işleneceği yönünde bilgi vermelerine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı ortaya çıktı.
Trabzon Emniyetinde görevli polis Muhittin Zenit'in cinayetten hemen sonra Erhan Tuncel'le yaptığı konuşmada; “Ne oğlum, direkt kafaya sıkmışlar… Tek farklılık, kaçmayacaktı ama bu kaçtı” dediği tespit edildi.
4. Muhittin Zenit ile Erhan Tuncel Arasında Geçen O Görüşme
Ayrıca Trabzon'dan İstanbul ve Ankara'ya gönderilen 'Dink'in açıkça öldürüleceği' bilgisini içeren F4 raporunda farklı ifadeler kullanıldığı, İstanbul’a gönderilen raporda “ses getirici bir eylem” den bahsedildiği, Ankara’ya gönderilen raporda ise “Hrant Dink’in öldürüleceği” bilgisi olduğu belirlendi.
F4 denilen istihbarat raporu, Emniyet İstihbarat Dairesi'ne terfi ettirilen dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç'in imzasını taşıyordu.
5. 'Hrant Dink Öldürülecek' Raporu
Trabzon jandarması tarafından, Samast'ın yakalanmasından 1.5 saat önce hazırlanan raporda, cinayet silahının Ardeşen el yapımı olduğu bilgisi yer alıyordu. Başbakanlık müfettişlerince, dönemin Jandarma komutanı Albay Ali Öz'e bunun nasıl olabileceği sorulmuş, Albay Ali Öz cevap vermemişti.
Trabzon Jandarma, Emniyet ve İstanbul Emniyet görevlileri, Dink cinayetinin işleneceğini ayrıntılarıyla bildikleri halde hiçbir önleyici çalışma yapmadıkları gibi; cinayetten sonra, belgeleri eksik gönderdikleri, bazı deliller üzerinde tahrifat yaptıkları, sahte belgeler düzenledikleri, arşivlerde temizlik yaptıkları da öğrenilmişti.
İstanbul Emniyeti’nde sahte rapor düzenlendiği ortaya çıktı. Emniyet personelinin, Trabzon'dan gelen ihbar üzerine Hayal'i araştırdık demelerine rağmen cinayetten sonra (22 Ocak 2007) bu araştırmanın yapıldığı müfettişlerce ortaya çıkarıldı.
6. Dava Nasıl Başladı, Neler Yaşandı?
20 Nisan 2007’de İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘tetikçi’ Ogün Samast, azmettiriciler Erhan Tuncel ve Yasin Hayal’in de aralarında bulunduğu 12’si tutuklu 18 sanık hakkında dava açıldı. Yasin Hayal'in ağabeyi Osman Hayal ve eniştesi Coşkun İğci hakkında hazırlanan iddianamelerin de ana dava ile birleştirilmesiyle sanık sayısı 20'ye çıktı.
25 Ekim 2010 tarihli duruşmada mahkeme heyeti, kanundaki değişiklik nedeniyle Ogün Samast’ın dosyasını yaşı küçük olduğu için ayırdı ve İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Davanın 13. duruşmasında tutuklu olarak Yasin Hayal, Erhan Tuncel ve Ogün Samast kaldı.
Ogün Samast'a 22 yıl 10 Ay Hapis Cezası
Tetikçi Ogün Samast, cinayetle ilgili davanın 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmasında, kötü bir eğitim sonucu suça sürüklendiğini savunarak, bu durumundan faydalanan Yasin Hayal’in kendisini yönlendirdiğini iddia etti ve 'Beraatimi istiyorum' dedi.
Mahkeme, olay tarihinde yaşının 18’den küçük olmasını da dikkate alarak yapılan indirimlerin ardından Ogün Samast'ı ‘tasarlayarak adam öldürmek’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurmak’ suçlarından toplam 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı.
Ana Davada Karar Açıklandı, Mahkeme Örgüt Bulamadı
5 yılda görülen 25 duruşma sonunda 17 Ocak 2012’de mahkeme, bütün sanıkların ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan beraatine karar verdi.
Yasin Hayal, “Hrant Dink’i tasarlayarak öldürmeye azmettirmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Erhan Tuncel, “patlayıcı madde imal etmek, kullanmak” suçlarından 10 yıl 6 ay hapse mahkum oldu. Aynı gün tahliye edildi.
Sanıklar Ersin Yolcu ve Ahmet İskender’i “tasarlayarak adam öldürmeye yardım etmek” suçundan 12 yıl 6’şar ay hapisle cezalandırıldı.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Rüstem Eryılmaz kararla ilgili olarak yaptığı açıklamada ‘şahsen tatmin olmadım’ ve ‘örgüt yok denemez’ dedi.
Mahkemenin kararına tepki gösteren Dink ailesi Avukatı Fethiye Çetin: 'Meğer Hrant Dink üç-beş kendini bilmez tarafından öldürülmüş. Burada örgüt yokmuş. Bu kadarını beklemiyorduk' dedi.
Savcı: "Örgüt de Var, Fazlasıyla Delil de"
Mahkemenin kararını Başsavcılık adına davanın görüldüğü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin savcısı Hikmet Usta temyiz etti.
Savcı Hikmet Usta yazdığı itiraz dilekçesinde, 'Mahkemeden yapılan 'Örgüt var, delil yok' açıklamasına karşı biz 'Örgüt de var, delil de var' hem de fazlasıyla var olduğunu belirtmek istiyoruz' dedi.
Yargıtay: 'Terör Örgütü Değil Suç Örgütü'
15 Mayıs 2014’te Yargıtay, sanıkların "silahlı terör örgütü" değil "suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi olduklarına karar verdi.
Yargıtay’ın bozma kararına uyan İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Erhan Tuncel’in de aralarında bulunduğu sanıkları, “suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek ve kurulan örgüte üye olmak” suçlarından yeniden yargılamaya başladı.
Ogün Samast'ın "suç örgütüne üye olmak" suçlamasıyla yargılandığı İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava da ana dava ile birleştirildi.
Dink ailesi avukatlarının isteğine rağmen Yargıtay, Albay Ali Öz hakkında Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan davanın ana davayla birleştirilmesi talebini ise reddetti
AİHM, Dink Davasında Türkiye'yi Mahkum Etti
14 Eylül 2010'da AİHM, ölümünden önce Hrant Dink'in ve daha sonra ailesinin yaptığı 5 ayrı başvuruyu ele aldığı davayı ortak bir karara bağladı ve Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 'yaşama hakkı', 'ifade özgürlüğü' ve 'etkili başvuru' hakkıyla ilgili maddelerini ihlal ettiğini belirtti.
14 Aralık 2010'da kesinleşen kararda, "Hrant Dink'in koruma başvurusunu beklemeksizin kendisinin yaşamını korumak, cinayet planlarından haberdar olan resmi makamların ödeviydi" ifadeleri kullanıldı.
7. Dink Cinayeti Bir 'Milli Mutabakat' Cinayetidir
Nedim Şener, Garo Paylan, İsmail Saymaz ve Hayko Bağdat gibi gazeteci isimlerin konuk oldukları CNN Türk'te Dink Cinayeti Davasının ele alındığı 14 Ocak 2015 tarihli yayından bir bölüm.
8. 'Hrant'a Dokunan Yaşıyor'
Cinayette ihmal ve sorumlulukları olan kamu görevlisi isimler soruşturulmak bir yana, çeşitli görevlere terfi ettirilerek ödüllendirildi.
Dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler Kamu Güvenliği Müşteşarlığı'nın ardından İç İşleri Bakanlığı koltuğunu işgal etti. Dönemin İstanbul İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Osmaniye Valiliği'ne atandı.
Dink 2007’de öldürüldüğünde İstihbarat Daire Başkanlığı görevinde bulunan Ramazan Akyürek, Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığına, Hrant Dink'in 'ölüm fermanım' dediği Yargıtay kararında imzası bulunan Mehmet Nihat Ömeroğlu da Türkiye'nin ilk ombudsmanlığına atandı.
Suikast istihbaratını ilk alan isim olduğu iddia edilen dönemin İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç, emniyet istihbaratın başına getirildi. Dinç aynı zamanda Erhan Tuncel'i istihbarat elemanı olarak emniyet bünyesine alan isimdi.
İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ise 1. Sınıf Emmniyet Müdürü oldu.
İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ise emniyet müdürlüğü sırasına girdi.
Dink cinayeti sorumlularından dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü amiri Ercan Demir ise Cizre Emniyet Müdürlüğü'ne atandı.
Dink'in katili Samast ile hatıra fotoğrafı çektiren Polis Yakup Kurtaran, Malatya Emniyet Müdür Yardımcılığı'na kadar yükseldi.
9. Trabzon'daki Emniyet Görevlilerine Soruşturma İzni
AİHM’e yaptıkları başvuru sonucunda “Hrant Dink’in ölümünde asli mercilerce etkin soruşturma yapılmadığı” gerekçesiyle tazminat elde eden Dink ailesinin avukatları bu karar sonrasında tekrar Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaat etti.
İlgili kanunda yapılan değişiklik gereği tekrar açılan dosyada Trabzon'daki görevliler hakkında soruşturma izni bu kez HSYK’dan talep edildi.
26 Temmuz 2014 tarihinde, HSYK 3. Dairesi’nin yaptığı inceleme sonucunda Hrant Dink’in ölümünde görevlerini ihmal ettikleri iddia edilen, Ramazan Akyürek, Reşat Altay, Engin Dinç, Faruk Sarı, Ercan Demir, Özkan Mumcu, Muhittin Zenit, Mehmet Ayhan hakkında soruşturma izni verilerek dosya Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
Trabzon Jandarması ile ilgili:
Trabzon'daki jandarmanın ihmaliyle ilgili olarak dönemin Trabzon jandarma komutanı Albay Ali Öz ve yedi asker hakkında Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde ‘görevi ihmal ve evrakta sahtecilik’ suçundan dava açılmıştı.
Albay Ali Öz ve Yüzbaşı Metin Yıldız’a altı ay, diğer dört askere ise dörder ay hapis cezası verildi. Yargıtay kararı bozdu. Dava Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.
10. Adım Adım Adalet! 9 Kamu Görevlisi Hakkında Yargı Yolu Açıldı
Dink ailesinin şikayeti üzerine, dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ve 6 polis hakkında soruşturma izni istenmişti.
İstanbul Valiliği'nin soruşturma talebini reddetmesi üzerine Başsavcılık konuyla ilgili takipsizlik kararı vermiş, Dink Ailesinin bu karara itirazı sonrasında Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi takipsizlik kararını kaldırdı.
Bu kez de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, takipsizlik kararını kaldıran mahkeme kararının "kanun yararına bozulması" istemiyle Adalet Bakanlığı'na başvurdu.
Adalet Bakanlığı ise mahkeme kararının "kanun yararına bozulması" istemini reddetti.
Böylece dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve Vali Yadımcısı Ergun Güngör’ün de bulunduğu 9 ismin soruşturulmasının önü açılmış oldu.
11. 8 Yılın Ardından Soruşturmadaki Son Durum Ne?
Soruşturmada, son 3,5 ayda kamu görevlilerinin ifadelerinin alınması ve tutuklama kararıyla yeni bir sürece geçildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce Ramazan Akyürek, Celalettin Cerrah, Ahmet İlhan Güler, Ergun Güngör, Reşat Altay ve "paralel yapı" operasyonu kapsamında tutuklu bulunan Ali Fuat Yılmazer'in, "şüpheli" sıfatıyla ifadeleri alındı. İfade veren polis müdürlerinin hepsi birbirlerini suçluyor.
Soruşturmanın ana ekseninde Dink'in öldürüleceği bilgisini içeren F4 istihbarat raporu yer alıyor. Şüphelilere bu bilginin İstanbul'a gönderilen raporda neden yer almadığı soruluyor.
Cinayet döneminde Trabzon İstihbaratında görevli Muhittin Zenit ve Emniyet Amiri Özkan Mumcu, 'ihmali davranışla ölüme sebebiyet verme' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 13 Ocak 2015'te tutuklandı.
16 Ocak 2015'te ise Dink'in öldürüldüğü dönemde Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi'nde amir olan ve Cizre Emniyet Müdürlüğü'ne terfi ettirilen Ercan Demir hakkında yakalama kararı çıkartıldı.
12. Dava Hükümet – Cemaat Kavgasına Kurban Gider mi?
Son dönemde Türkiye'de yaşanan hükümet – cemaat kavgası Dink cinayeti davasında bazı gelişmeleri de beraberinde getirdi. Bu zamana kadar bir fikir birliği içinde cinayetin aydınlatılmasına engel olan figürler, yaşanan siyasi çekişme sonrası birbirlerine yönelik çeşitli suçlamalar yapmaya başladılar.
Aynı zamanda kamuoyunda, hükümetin cinayeti cemaate yıkmaya çalıştığı düşüncesi dile getiriliyor. Davanın siyasi bir çekişmeye kurban gitmesi, cemaatçi olarak bilenen polislerin yargılandığı bir dava haline gelmesinden de endişe duyuluyor. Nitekim Dink Ailesi avukatı Bakırcıoğlu bu konuda; Dink cinayeti bir mutabakat cinayetidir. Bütünsel sorumluluğun bulunduğu bir cinayettir. Düzenlenecek iddianame bütünsel sorumluluğu içerecek şekilde düzenlenmelidir. Bir grup, kesim veya salt bir kurum görevlilerini içerecek şekilde düzenlenecek iddianame eksik ve hatalı olacaktır' diyor.
Kaynaklar
Hrant Dink Davası Birinci Yıl Raporu
Hrant Dink Davası İkinci Yıl Raporu
DDK Hrant Dink Raporu
Nedim Şener – Dink Cinayeti ve Devlet Yalanları
Can Ertuna – Hrant Dink Cinayeti
Günel Cantak – Duvar
Bianet – Kronoloji: Hrant Dink Cinayeti
Diken – 9 Soruda Hrant Dink davası
Taranan Süreli Yayınlar
Agos Gazetesi
Milliyet Gazetesi
Vatan Gazetesi
Radikal Gazetesi
Sabah Gazetesi
Hürriyet Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
































