ÇEVRECİLER TEPKİLİ: Katı yakıt kazanı ithaline izin çıkması çevre örgütlerinin tepkilerine neden oldu. Örgüt temsilcileri, bu kazanlarda kullanılan kömür ve benzeri fosil yakıtların insan sağlığına ve çevreye zarar verdiğini savundu. Kömürün ayrıca çağ dışı olduğunu savunan örgüt temsilcileri, “Dünyanın terk ettiği kömürün KKTC’de kullanılması kabul edilemez” dedi
Duygu ALAN
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın geçen ay Bakanlar Kurulu’nun gündemine getirdiği katı yakıt kazanlarının ithaline izin veren “Basınçlı Kaplar Tüzüğü Değişiklik Önergesi” onaylandı.
Önerge doğrultusunda isteyen işletme artık katı yakıtla da çalışan buhar kazanı ithal edebilecek.
Katı yakıt kazanlarını ithal eden işletmeler, bu kazanlarda yakılmak üzere kömürü de ithal edebilecek.
Basınçlı kaplar ithalinde aranan koşullar ise katı yakıt kazanı, Türkiye’den ithal edilecekse TSE standartlarına, Avrupa ülkelerinden ithal edilecekse AB standartlarına, Amerika veya Kanada’dan ithal edilecekse de o ülkelerin standartlarına uygun olması.
Katı yakıt kazanının başka bir ülkeden ithal edilmesi halinde de bu ülkelerin herhangi birinin kalite standartlarına uygun olması koşulu aranacak.
Katı yakıt kazanı ithal iznini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verecek, kazanda kullanılacak katı yakıtın niteliği ve yakıtın kullanım denetimini Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı yapacak.
Çevre örgütleri endişeli
Katı yakıtların çevreye etkileri konusunda açıklamada bulunan çevre örgütleri endişelerini aktardı.
Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Hasan Sarpten, kömür ve benzeri katı yakıtların fosil yakıt gurubuna girdiğini kaydederek kullanımının çevre kirliliğine sebebiyet verdiğini belirtti.
Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir ise “Ne tür kömür olursa olsun çevreye ve insan sağlığına verdiği zarardan ötürü dünyanın terk ettiği bir yakıtın KKTC’de kullanılması kabul edilemez” dedi.
Doğan Sahir, Kömür ithalinin “daha maliyetli” denilerek kabul gösterilmesinin ise çok yanlış olduğunu kaydetti.
Gürpınar: Amaç iş güvenliğini sağlamak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Aziz Gürpınar, “Basınçlı Kaplar Tüzüğü Değişiklik Önergesi”nin iş güvenliği açısından Bakanlar Kurulu’na sunulduğunu kaydetti.
Tüzüğün içeriğine ilişkin açıklamada bulunan Gürpınar, şunları söyledi: “Ülkemizde kullanılan basınçlı kaplardan bir tanesi de buhar kazanlarıdır. Bu kazanlar, tehlikeli cihaz sınıfına girmektedir ve kullanılırken bir takım emniyet tedbirleri vardır. Bu alanda kullanılacak olan cihazların denetim altına alınması, belli standartlarda olması, iş güvenliğini gerektiren gerekli techizatların üzerinde olması ve gerekli kuralları belirlemek amacı ile 1992 yılında Basınçlı Kaplar Denetim Tüzüğü yürürlüğe girdi. Ülkemizde 20 yıl bu tüzük uygulandı. Katı yakıt kazanının kullanımından ötürü 20 yıl hiçbir olay yaşanmadı. 2012 yılında tüzükte değişiklik yapıldı ve ‘buhar kazanlarında katı yakıt kullanılması yasak’ denildi. Bunun nedeni de bir iş kazasının oluş şeklinin yanlış tespit edilmesiydi. O yıl bir buhar kazanı patladı ve bir yaralanma oldu. Kaza irdelendiğinde bu buhar kazanının aslında akaryakıtla çalışılır kazan olarak imal edilen ancak ülke içinde yapılan tadilatla katı yakıt kullanılarak çalışan kazana dönüştürüldüğü, bunu yaparken de bakanlığımızdan izin alınmadığı ve tüzüğün öngördüğü emniyet tedbirlerinin bulunmadığı görüldü. Fakat o yılda, sanki kazananın sorumlusu katı yakıtla kullanılan kazanın kullanılmasıymış gibi bir tespit yapıldı.
Geçtiğimiz ay sanayi sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin de talebi doğrultusunda bakanlığımız iş güvenliğini arttırmak maksadı ile ülkeye katı yakıtla çalışan kazanların ithal edilmesine ilişkin önergeyi Bakanlar Kurulu’na sundu. Önerge onaylandı.”
Dinçyürek: Havayı kirletmeye kimsenin hakkı yok
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek, ithal katı yakıtların çevreye etkileri konusunda kamuoyunun içini rahat tutmasını söyledi.
Dinçyürek, “Katı yakıtların kullanıldığı tesisin bacasından doğaya salınan gazın niteliği önemlidir. Bu niteliği daha kontrollü yapabilmek adına Bakanlar Kurulu’ndan bazı taleplerimiz oldu. Baca gazlarını takip için özel cihazlar istedik. Hatta henüz daha bu cihazlar alınmamış olmasına rağmen Nisan ayında bakanlığımızdan 3 uzmanımız bu hususta kurs almak üzere Türkiye’ye gidiyor. Katı yakıtların kullanımına ilişkin tüm kontroller bakanlığımızca yapılacak. Bu yakıtları kullanacak olan işletmeler, bacadan çıkan gazlar açısından sürekli kontrol edilecek ve herhangi bir şekilde yakıtın uygun kullanılmadığının tespiti halinde o işletmenin tüm faaliyetleri durdurulacak. Sektörler de böyle bir durumda bakanlığın yanında duracağının teyidini verdi” diye konuştu.
Kimsenin havayı kirletmeye hakkı olmadığını kaydeden Bakan Dinçyürek, “Kamuoyunun içi rahat olsun. Bizler elektrik santralleri için verdiğimiz mücadele varken katı yakıtların yanlış kullanımına ilişkin soluduğumuz havanın kirletilmesine asla izin vermeyeceğiz” dedi.
“Amaç maliyetleri düşürmek”
Bakan Hakan Dinçyürek, “Katı yakıt ithaline neden ihtiyaç duyulduğu” yönündeki soruya ise “Maliyetleri düşürmek için” diye cevap verdi.
Dinçyürek, “Katı yakıt ithal izni tamamen maliyetleri düşürmek adına çıkarıldı. Ülkemizde kaçak olarak yanık yağ yakan müesseseler olduğu yönünde bakanlığımıza birçok ihbar geldi. Yapılan kontrollerde ihbarların gerçek olduğu tespit edildi ve konu işletmelere birer hafta süre tanındı. Bir haftanın sonunda yapılan ikinci bir denetimde söz konusu tesislerin uyarımızı dikkate aldığını tespit ettik ve faaliyetlerini sürdürmelerine devam ettiler. Açıkçası yanık yağların yakılmasındansa kalorifik değerleri yüksek, nitelikli yakıtların yakmalarını tercih ediyoruz” dedi.
Sarpten: Çevreye zararlı
Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Hasan Sarpten, kömür ve benzeri katı yakıtların fosil yakıt gurubuna girdiğini kaydederek kullanımının çevre kirliliğine sebebiyet verdiğini belirtti.
“Gamini sorununun devam ettiği ve termik santrale yıllardır filtrenin takılmadığı bir ortamda halen daha çevre kirliliği yaratacak kömür gibi yakıtların kullanmaya çalışıyoruz” diye serzenişte bulunan Sarpten, “Söz konusu katı yakıt kullanımında tüm tedbirler alınsa bile bir kere yöntem çağdışı. Dünya kömürü terk etti, biz ithal edeceğiz diye uğraşıyoruz” dedi.
Sahir: Dünya çağ atlıyor, biz geriye gidiyoruz
Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir, KKTC’ye geçmişte de PETROKOK Kömürü adı altında dünyanın en tehlikeli asitlerinden olan petrol atığı ithal edildiğini kaydetti.
“Dünya çağ atlıyor, biz geriye gidiyoruz” diyen Sahir, “Ne tür kömür olursa olsun çevreye ve insan sağlığına verdiği zarardan ötürü dünyanın terk ettiği bir yakıtın KKTC’de kullanılması kabul edilemez” dedi.
Doğan Sahir, kömür ithalinin “daha maliyetli” denilerek kabul gösterilmesinin ise çok yanlış olduğunu kaydetti.
Sahir, “Hiçbir değer insan hayatından ve çevrenin kaybından kıymetli değildir. Kömür yakıtının çevreye de insan sağlığına da vereceği hasar zarar büyüktür. Ama unutmasınlar ki hiçbir faaliyet sağlıktan daha önemli değildir” şeklinde konuştu.
































