Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kaşif İstanbul’da öğrendi

Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Merkez Yönetim Kurulu’nun kendisine verdiği yetkiyi kullandı.
İki bakanı görevden aldı.
Ahmet Kaşif ve Dr. Hamit Bakırcı.
İki yeni isim atadı.
Hasan Taçoy ve Hakan Dinçyürek.
Eğitim Bakanı olarak da yeni isim Özdemir Berova.
Karar duyulur duyulmaz Serdar Denktaş’ı aradım.
Serdar Denktaş, parti içinde yaptığı değerlendirmelerde, değişimin ağır bastığını belirterek, kendisi dışındaki tüm bakanların değiştiğini söyledi.
Denktaş, “bu bir görev değişimi” cümlesini en az üç kez kullandı.
Zira, parti içerisindeki hassas dengeler, bunu gerektiriyor.
Sordum: Görevden alınan bakanların haberi var mı? 
“Ben hepsine bildirdim” dedi.
Özellikle Ahmet Kaşif’in görevden alınmasına çok şaşırdım.
Sonuçta, DP içerisinde, Ulusal Güçler’in abisi pozisyonundaydı.
Bu bir kriz olur mu?
Aklıma ilk gelen bu oldu.
Ahmet Kaşif’i aradım.
“Ahmet abi görevden alınmışsınız, haberiniz var mı?” diye sordum.
“Uzun kulaktan duydum ama bana bildirilen bir şey yok” dedi.
Şaşkındı… Gergindi… Hayal kırıklığına uğrayan bir adamın ses tonu vardı.
“Az önce Sayın Serdar Denktaş ile de görüştüm. Sizin de bilgilendirildiğinizi söyledi…” dedim.
Kaşif, kelimeleri özenle seçti:
“Elbette kabinede değişim olacağından beni de haberdar etti. Görüşlerimi sordu. Kendisine görüşlerini açıkladım. Ben, DP’ye Ulusal Güçler kanadının abisi olarak girdim. Değişim olacaksa, bunun dengeleri iyice koruması gerektiğini belirttim. Değişimden haberim vardı, ancak benim de görevimden alınacağım bilgime getirilmedi. Ama elbette yetki sayın genel başkandadır. Ben yaşımı başımı politikada alan biriyim. Siyasi hırslarım da yok. Başkan yetkisini kullandı. Bana da ancak hayırlısı olsun demek düşer”
Kaşif’in söyledikleri aynen böyle.
İnce bir sitem var mı?
Elbette var.
Kaşif, ailesi ile bayram tatilini Barcelona’da geçirdi.
Kıbrıs’a dönmek için İstanbul’daydı aradığım zaman.
Haliyle, “adaya dönüşü beklenmeden” kamuoyu görevden alındığını duydu.
Elbette bu DP açısından bir “görev değişimi…”
“Görevden alındı” cümlesini beğenilmeyebilir.
Ama bu, DP içerisinde bir huzursuzluk yaratır mı?
Onu hep birlikte göreceğiz.
Kaşif’in “ben abiyim” sitemi, bakalım nasıl bir zemin bulacak.

Kimsenin umurunda değiliz

Bu ada etrafındaki her doğal kaynakta, Kıbrıslı Rumlar kadar, Kıbrıslı Türkler de hak sahibidir.
Biz adalıyız.
Buralıyız.
Bu küçük toprak parçasında, dünya nüfusuna bakıldığı zaman, sayısı hiç de kalabalık olmayan Kıbrıslılarız.
Ama heyhat ki…
Bu bölünmüş kara parçasında etkisiz eleman olarak yaşamaya devam ediyoruz.
Kimsenin umurunda değiliz.
Çözümsüzlük devam ettiği sürece de, “kimsenin umurunda olmamaya” devam edeceğiz.
Bu net…
İngiltere’nin çıkarları…
Yunanistan’ın çıkarları…
Türkiye’nin çıkarları…
Üzerine bir de NATO’nun çıkarları.
Haliyle ABD’nin çıkarları.
Ve mutlaka AB’nin çıkarları…
Ne kalıyor geriye?
Olayı seyreden bizler.
Evet…
Sadece seyirciyiz biz.
Bizim de ortak olduğumuz doğal kaynaklar üzerinden bir tartışma başladı şimdi.
Herkes söyleyeceğini söyledi, yapacağını yaptı.
Türkiye, KKTC’den hiçbir makamla görüşmeden savaş gemilerini gönderdi.
Rum tarafı, Kıbrıslı Türkleri hiçe sayarak tek başına doğal gaz aramaya devam ediyor.
İngiltere, Türkiye’yi kınıyor.
BM, Türkiye’ye çağrı yapıyor.
Atina, TC Elçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırıyor.
Kısacası…
Biz kimsenin umurunda değiliz.
Biz hiçiz.
Biz özne bile değiliz.
Velhasıl…
Biz yokuz…