Köşe Yazarları

Karşılık beklemeyen bir MUCİZE hayal edin…


12 Mayıs Pazar, Anneler Günü… Aslında bu Dünyada bizi var edenlerin günü… Anneler Günü diye olmamış bence. Bir gün da ne demek! Bu hayatın her günü nefes alabiliyorsak onların sayesinde değil mi? En güçsüz anlarınızda kendinizi kollarına bırakabileceğiniz, dünya üzerinde yüzde yüz güvenebileceğiniz bir varlıktır anne.

Vehbiyem, ANNEM,  karşılıksız sevginin ete kemiğe  bürünmüş hali! Ne kadar üzsen de en fazla beş dakika sonra seni affeden zarif bir memeli türüdür, saçın yağlı bile olsa tiksinmeden okşayan, kucağına  yatıran,  öpüp koklayan tek varlıktır, meleğin süt verebilen cinsidir anne. Dünyanın en güzel kucağına sahip, en güzel tüten, harikulade bir varlıktır aslında. Sana kendini her durumda özel hissettiren seni hep en iyi şekilde yaşatandır.

Büyüyüp adam olsanız da “Anne bugün yemekte ne var?’ sorusuna bir kere bile usanmadan cevap verendir. Durumun şu kısmı da var ki anne, evladının doyacağına asla inanmaz. O yüzden anne evinde diyetmiş falan bir kenara bırakın. Bunlar bir takım uydurma laflar.

 

Bir de ‘Anne yarısı’ Teyze var. Bu yarı kelimesini ben kabul etmiyorum. Annem gücenmesin tabi… Yeri geldiğinde beni benden fazla düşünen ve hayatını bana adamış bir teyzem var benim. Nermin TERALI…  Bugünlere gelebilmemdeki en büyük destekçilerimden biri… ‘Onsuz asla’ dediklerimden olur kendisi. Bu yaşıma kadar yediğim en lezzetli, en bol ve en sağlıklı yemekleri elinden yedim. Üstüne da tatlı tabi. Kalbi, yüreği, emeği… Üç nokta koymak zorundayım çünkü yazmaya kalksam bir Çevreci olarak büyük bir kâğıt israfı büyük bir çevre katliamı yaratmış olurum.

 

Üniversitesi yıllarım geldi aklıma… Ankara’da eğitim alırken aileme, anneme duyduğum özlem paha biçilemez. Karı, sert esen ayazı ve soğuğu ile buz gibi klasik bir Ankara havasıydı. Sabahına Kıbrıs’tan annem beni ziyarete gelecekti. Onun sevinci ile gece gözümü bir an olsun kapayamadım bile. Ankara’ya vardığında beni ara demiştim. Ve telefonum çaldı… ‘Aşağıdayım anneciğim kapıyı aç!’ Beni erken erken uyandırmamak için evin önüne gelip öyle aramış. Üzerimdeki pijamalar ile yataktan fırlayıp inip açtım kapıyı. Gözyaşları ufak bir gölü doldurmaya yeterdi. Bu halimin ne olduğunu sordu ilk iş. Ana yüreği işte. Sınav haftasından çıkmıştık. Saç baş dağınık, yorgun ve tekeş pijamalar ile görünce üzüldü meraklandı tabi. Ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum?… Anne tektir! Kimse seni bu kadar düşünmez düşünemez. Eğer böyle bir kişi daha çıktıysa karşınıza bu hayatta çok şanslısınız demektir. Bunun kıymetini bir an olsun aklınızdan çıkarmayın derim.

 

Hayatınızda size karşılıksız iyilik yaptığını sandığınız insanlar elbette çıkacaktır. Onlara kanmayın derim. Menfaatlerine yaramadığınızı fark ettikleri anda bakınız nasıl da topuklarını popolarına vura vura kaçıyorlar. Unutmayınız ki, şu hayatta size karşılıksız iyilik yapacak, beklentisiz sevgi verecek tek insan annedir.

 

Anneler hep haklıdır. Onun herhangi bir konuda haklı olmadığını düşündüğünüz bir zamanda, harekete geçmeden, kendi kendinize kararlar vermeden birkaç gün bekleyin. Sonunda annenizin dediğine geldiğinizi göreceksiniz.
Şu kısacık hayatta sizin sevincinize en az sizin kadar sevinecek, üzüntünüze en az sizin üzüldüğünüz kadar üzülecek tek insan annedir. Ve en önemlisi bu hiçbir zaman değişmeyecektir. Tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun! Onlar olmasa halimiz duman olurdu…

 

 




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı