Köşe Yazarları

Karpazlı Baniko’nun ölümü

Erdoğan Özbalıkçı yazdı


         Geçen Hafta Karpazlı Baniko’nun ölüm haberini bir iki satırla hemen hemen tüm basın yazdı.

        Baniko’nun ölümü, bir iki satırla geçilecek bir haber değildi…

        Baniko’yu, 1978’de İstanbul’dan Kıbrıs’a ziyarete geldiğimde tanımıştım.

        Tanışmamız sonrası, dostluğumuz Baniko’nun ölümüne kadar devam etti.

        Ağabeyim Hüseyin, Erenköy’ün en eski balıkçılarından biriydi.

        Baniko da 1974 öncesi Dipkarpaz’ın en önemli balıkçılarındandı.

        1974 Olaylarından sonra , Rum balıçılara uzun bir süre balığa çıkma izni verilmedi. Bu izin verilmeme olayı 1995lere kadar sürdü.

        Karpazlı Baniko ve Argasti, namlı balıkçılardı. Onları tüm ada balıkçıları tanıyordu.

        Eski Erenköyden gelen balıkçı ailelerimiz, bu iki balıkçının tecrübelerinden çok şeyler öğrendi.

        Argasti ve Baniko 1974 sonrasında teknelerini evlerinin  önüne çektiler.

 Her yıl Mart ayında  bu iki NAMLI BALIKÇI , balığa çıkacakmış gibi, teknelerini balığa hazırladılar. Ancak onlara balığa çıkma izni uzun bir süre verilmedi.

        1995ten sonra kendilerine yakınlarda balık avlama izni tanındı. Ama ikisi de iyice yaşlandıkları için, bir daha denize dönemediler.

        Baniko sadece iyi bir balıçı değildi. O ve karısı Elli, insan sevgisiyle dolu iki iyi insandılar.

        Karpaz’a görev icabı giden tüm polisler ve devlet görevlileri mutlaka Baniko ve Elli’nin evine  en az bir kez misafir olmuşlar ve onlarla birlikte yemek yemişlerdir.

        Baniko ve ailesi, Türk Rum ayrımı yapmayan kişilikleriyle Karpaz’da derin izler bırakan insanlar arasındadır.

        2003’te kapılar açıldıktan sonra, Güney Kıbrıs’tan birçok gazeteci Karpaz’daki yaşam için Rumlarla görüşmeye geldi.

        Baniko ve Elli, bu gazetecilerin hemen hemen hepsi ile görüştü.Onları evlerinde misafir etti. Bu bağlantıların çoğunu yapmış bir kişi olarak, Rum gazetecilerin anlatımlarından çok etkilendim:

        Baniko ve Elli, tüm görüşmelerinde, gazetecilere anlattıklarında, Türk ve Rumların kolaylıkla beraber yaşayabileceklerini savundular. En iyi arkadaşlarının Türkler olduğunu sık sık vurguladılar.

        Kıbrıs Sorununda esas uzlaşmaz tarafın, her iki tarafın fanatikleri olduğunu, acıyı ise sıradan insanların  çektiğini , bıkmadan, usanmadan anlattılar.

        Baniko, Kıbrıs’ta dostluğun güçlenmesini savunan, tüm yaşamı boyunca bunu gerçekleştirmeye çalışan ulu bir çınardı.

        Ölümü bir iki satırla haber yapılan bu insan, yaşadıklarıyla hepimize örnek olsun.

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı