Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Karanlık kafa

 

Belki de en zor şey karanlık kafalarla uğraşmaktır.

Çünkü karanlıktır;

Ne yapacağı beli olmaz,

Kravatına bakılmaz…

İsa’nın herhangi bir günahı nasıl olabilirdi ki?

Hıristiyanlık denen din ondan sonra dizayn edilmişti.

Onun adına politik, sosyal bir düzen haline sokulmuş,

Bu çerçevede kiliseler yüzyıllarca insanlığa karanlık bir çağ yaşatmıştı…

O karanlığın, menzili içine aldığı konulardan biri de kadındı.

Çünkü kadın zaten Aden Bahçesinden kovulmuş günahkar bir varlıktı.

Bu yüzden kadın aşağılanmalı, horlanmalıydı.

Bir ara, kadınlar kirli olduğu için elleri ile İsa’ya dokunmaları bile yasaklanmıştı kilise tarafından…

Böyle olunca,

O karanlık çağlarda “aşk” duygusunun da köreltilmesi hiçten olacaktı.

Cinsel hayat, erkeklerin hayvani duygularına emanetti…

Karanlık çağın papazları anneleri ile kız kardeşleri ile yatıp kalkabiliyorlardı.

Manastırlarda yüzlerce babası bilinmeyen çocuklar doğabiliyor,

Başpiskoposların yüzlerce metresi olabiliyordu…

Karanlık çağ Avrupa kıtasında yaşayanlara çok çektirmiş,

İnsanlık, tarihi ilerleyişini yüzyıllar ötesine atmıştı.

Kilisenin zihnini kaplayan örümcek ağları aklı o kadar örtmüştü ki,

Bir dönem Kilisenin yıkanmaya bile aklını taktığı söylenir.

Bu çerçevede “vücudun çekiciliğini artıran her şey insanı günaha götürüyor” du.

Bu yüzden pisliğin övülür hale geldiği dönemler bile yaşanmıştı.

İnsan vücudunu kapayan giysilerin temizliği önemli değildi.

Mesele örtünmekti.

Kir pas içinde…

Her şey değişim içindedir.

Bunlar geride kaldı kuşkusuz.

Özellikle Fransız İhtilali ile birçok şey düzelmiş, adalet, eşitlik, özgürlük gibi kavramlar giderek cinsiyet farkı gözetmeksizin gelişme sürecine girmişti…

Kim şimdi pis olmayı kutsayabilir,

Yıkanmamayı bir “din” veya herhangi bir ideoloji adına öne sürebilir ki?

Temizlenmeyen kirlilik kafanın içindedir.

O kafayı hamama sokup temizleyemezsiniz.

Sabunu da yoktur.

Güzel elbiseler giyebilir,

Büyük saraylar yaptırıp içinde oturabilir,

Çatalı sol elinize, bıçağı sağ elinize alabilir,

Ayakkabılarınız parıl parıl urgan olabilir,

Tırnaklarınıza bakıldığında temizlik timsali görülebilir…

Lakin kafanızın içi karanlık ise,

Kız çocuklarına göz dikebilir,

Vakıflarda, derneklerde, tekkelerde taciz ve tecavüze kalkışabilir,

Bilmem kaç kadını kendinizde hak görebilir,

Din ve bilmem hangi kitap adına,

Bunları meşru da görebilirsiniz…

Kravatınız hangi çağdan kaldığınızı göstermez o zaman,

Kafanızın içi gösterir.

İktidarlarınız sahte olur.

Gün gelir çöker gider…