Kanserle Savaşta Yeni Tedavi

111
Prof.Dr.Siret-Ratip

Acıbadem Hematoloji Bölümü Kemik İliği Nakli Bölüm Sorumlusu Prof.Dr.Siret Ratip HK Ajansa önemli açıklamalarda bulundu.

Kanserle yeni savaş şekli olan ve kemoterapiyi ortadan kaldırması beklenen vücudun kendi savunma sisteminden oluşan immünoterapi, yakın zamanda Türkiye Acıbadem Hastanesi’nde uygulanmaya başlanıyor

 Ratip: Yakın zamanda lösemiler, hatta diğer kanser türlerinde de artık kullanılan yeni teknoloji immünoterapi Türkiye’de de kullanılmaya başlanacak

Ratip: Türkiye’de biz, bu ilaçları kendi lapcell bünyemizde Prof. Dr. Ercüment Ovalı tarafından üretmiş durumdayız ve önümüzdeki 6 ay içerisinde bunların tedavisine başlanacak

Ratip: Kemikiliği naklinde yarı uyumlu nakil teknolojileri, günümüzdeki en önemli teknoloji. Çünkü, yurt dışından uyumlu kemik iliği aramak gerekli değildir

 

Selda İÇER

İstanbul’da 3 yıl önce kesişti yollarımız Prof. Dr. Siret Ratip ile bbimin rahatsızlığı dolayısıyla Acıbadem Kozyatağı’nda kısa bir görüşme yaptık. Daha sonra geçtiğimiz haftalarda yine abimin rahatsızlığından dolayı bu kez Acıbadem Altınuzade’de uzun soluklu bir görüşmemiz oldu ve abimi kendisine emanet ettik. KKTC’den çıkmış, kendisine tıp dünyasında önemli bir yer edinmiş olan Prof.Dr. Siret, Türkiye ve çevre ülkelerinde hematoloji dalında kendisini kanıtlamış birisi. Yaptığımız sohbet esnasında öğreniyoruz ki Prof.Dr. Siret, Acıbadem Hastanesi bünyesinde yapılan önemli bir çalışmanın da içerisinde yer alıyor. Kanserde yeni tedavi yöntemi olan immünoterapi konusunda Türkiye’de Prof.Dr. Ercüment Ovalı ile birlikte çalışan Prof. Siret Ratip: “Düşünürseniz vücudunuzun içerisinde tümör hücreleri sürekli oluşur ve vücudun kendi bağışıklık sistemi bunları yok eder. Dolayısıyla, bu bağışıklık sistemini etkili olarak kullanabilirsek, dışardan ilaçlara teorik olarak ihtiyaç olmaması lazımdır. Eğer vücudun bu yaptığı tümörü yok edici etkiyi, biz kendimiz bu görevi yapan hücreleri üreterek o hastalıklı tümörlü bölgelere yönlendirirsek, oradaki tümörler bağışıklık sistemi tarafından yok edilecektir” dedi. İşte detaylar…

 

Hematoloji üzerine yoğunlaştım

 

SORU: Sizi tanıyabilir miyiz?

RATİP: 1963 yılında Lefkoşa’da doğdum. Kıbrıs’ın eski doktorlarından Dr. Saffet Ratip’in oğluyum. 15 yaşında lise eğitimi için İngiltere’ye gittim. Oradan 1982’de King’s College London School of Medicine’da tıp eğitimi görmeye başladım ve 1987’de eğitimimi tamamladım. Daha sonra klinik genetik üzerine master yaptım. Hematoloji üzerine ayrıca bir doktora yaptım. Doktora yaptığım dönemde hematoloji üzerine yoğunlaştığım için hematoloji bölümüne ağırlık verdim. 1995 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne geldim. Orada  2000 yılında hematoloji üzerine doçentliğimi aldım. 2002 yılında da, Acıbadem Hastane Grubu’na geçtim. Acıbadem Hastanesi’nde Acıbadem Üniversitesi’nin açılmasıyla Hematoloji Bölümü’nde Profesör olarak atandım ve şu anda da burada çalışmalarımıza devam ediyoruz.

 

Kemik iliği nakli

 

SORU: Şu anki göreviniz  nedir ?

RATİP: Acıbadem Hematoloji Bölümünde, Kemik İliği Nakli Bölüm Sorumlusu olarak çalışıyorum. Ayrıca hematoloji hastalıklarında, lenf bezi tümörlerinde, kan kanserlerinde, ulusal ve uluslararası alanda, burada hizmet veriyoruz. Sadece Türkiye değil, Kıbrıs’tan da oldukça hastamız var. Balkanlar’dan, Bosna, Karadağ gibi bölgelerden hastalarımız geliyor. Ukrayna’dan hastalarımız var. Türki Cumhuriyetleri’nden Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan, Ortadoğu’dan İran, Irak. Güney Afrika’dan Tunus, Cezayir gibi bölgelerden kısacası, Türkiye’ye yakın olan tüm bölgelerden hastalarımız geliyor. Bunlar, hem lenf bezi tümörleri, hem de kan kanserleri, lösemi gibi hastalıklarda kemoterapi almak ve kemik iliği nakli olmak için geliyorlar.

 

İki çeşit kemik iliği nakli var

 

İki çeşit kemikiliği nakli yapıyoruz. Biri lenfomalarda, hastanın kendinden topladığımız otolog dediğimiz kemikiliği nakilleri. Ayrıca multiple myeloma hastalığında da bunu yapıyoruz. İkincisi de, allojenik dediğimiz kardeşten olan kemik iliği nakilleri. Kardeşten olmadığında da, yurt dışındaki kemik iliği bankalarından bulduğumuz kemik ilikleri ile gerçekleştiriliyor. (ki Avrupa’dan ve Amerika’dan geliyor genellikle nakiller). Fakat, bunların dışında da bizim özelliğimiz yarı uyumlu kemik iliği nakilleridir. Diğer bir deyimle herkesin yarı uyumlu bir doneri vardır. Örneğin, Anne, baba yarı uyumludur. 50’li yaşlarındaki bir hastanın kendi çocukları doner olabiliyor, yarı uyumludur. Her bir kardeşin dörtte bir olasılıkla tam uyumlu olma olasılığı var. Ama %50 olasılıkla yarı uyumlu olma olasılığı var. Hiç uyumlu olmama olasılığı sadece dörtte birdir. Bu nedenden dolayı, kemik iliği nakillerinde yarı uyumlu nakil teknolojileri, günümüzdeki en önemli teknolojidir. Çünkü, yurt dışından uyumlu kemik iliği aramak gerekli değildir.

 

Yurt dışından uyumlu kemik iliği aramaya gerek yok

 

SORU: Yurt dışından nakil işlemleri yapılıyor hala değil mi?

 

RATİP: Var ancak, bu teknoloji ile o gereksiz oluyor. Bu teknolojiyi burda 5 yıldır kullanıyoruz. Bize gelen hastalar da bundan dolayı geliyorlar.

 

Kanserle savaşta immünoterapi

 

SORU:  Yurt dışından doner aramaya gerek yok, bu sistemle sorun çözülebilir diyebilir miyiz?

 

RATİP: Evet, Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde bunu bizim bölümümüz erişkin hastalarda yapıyor. Çocuk hastalarda da yapan bölümümüz var ayrıca. Ayrıca bunun da ötesinde, yakın gelecekte lösemiler, hatta diğer kanser türlerinde de artık kullanılan yeni teknoloji immünoterapi başlamıştır.

 

Vücudun kendi bağışıklık sistemi kullanılacak

 

SORU: Bununla ilgili daha detaylı bilgi verebilir misiniz?

RATİP: Düşünürseniz vücudunuzun içerisinde tümör hücreleri sürekli oluşur ve vücudun kendi bağışıklık sistemi bunları yok eder. Dolayısıyla, bu bağışıklık sistemini etkili olarak kullanabilirsek, dışardan ilaçlara teorik olarak ihtiyaç olmaması lazımdır. Eğer vücudun bu yaptığı, tümörü yok edici etkiyi, biz kendimiz bu görevi yapan hücreleri üreterek o hastalıklı tümörlü bölgelere yönlendirirsek, oradaki tümörler bağışıklık sistemi tarafından yok edilecektir. Ve bu yeni nesil tedaviler Avrupa ve Amerika’da başlamıştır. Türkiye’de de biz, bu ilaçları kendi lapcell bünyemizde Prof. Dr. Ercüment Ovalı tarafından üretmiş durumdayız ve önümüzdeki 6 ay içerisinde bunların tedavisine Türkiye’de ve yakın, bu söylediğim bölgelerden gelecek hastalarda bu tedaviye başlayacağız.

 

Sonun başlangıcı

 

SORU: Bu tedavi ile komoterapinin sonu geldi diyebilir miyiz?

RATİP : Sonun başlangıcı diyelim.Ama tabii bu uzun yıllar devam edebilecek bir süreçtir. Bence uzun yıllar immünoterapi  ile kemoterapi bir arada gidecektir. Ama ondan sonra kemoterapi yavaş yavaş ortadan kalkacaktır. Hedefe yönelik tedaviler daha ön plana geçecektir.

 

Kemoterapinin başarılı olmadığı vakalarda yüksek başarı oranları mevcut

 

SORU: Bu tedavinin başarı oranı nedir?

RATİP: Şu anda kemikiliği tedavisinden bahsedelim. Diyelim ki, kardeşten alınan kemikiliği nakillerinde, 5 yılın üzerinde yaşam süresi %60’lara gelmiştir. Yarı uyumlu nakiller ve yabancıdan tam uyumlu nakillerde bu %50 civarındadır. Diğer immünolojik tedaviler daha yeni başlamıştır. Başlayalı yaklaşık bir yıl olmuştur. Bunların etkinliğini zaman gösterecektir. Ama, hiçbir kemoterapinin başarılı olmadığı vakalarda, oldukça yüksek başarı oranları mevcuttur.

 

Bir ilkin içinde yer alıyoruz

 

SORU: Türkiye’de İmmünoterapi konusunda çalışma yapan sadece siz misiniz?

RATİP :İmmünoterapi konusunda Prof.Dr. Ercüment Ovalı ile birlikte çalışıyoruz. Prof.Ovalı bu konuda Türkiye’de en üst düzeydeki elemanıdır. Bir ilkin içinde yer aldığımız doğrudur.

 

Ekip işi

 

SORU: Kıbrıs’taki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

RATİP: Kıbrıs’ta çok değerli arkadaşlar var. Hematolog arkadaşlarımız var. Çok iyi bir de iş yapıyorlar. Dilek Yazman, Gülsen Bozkurt var. Son derece güncel bir şekilde de orada kemoterapi veriliyor. Ama daha zor, orada yapılamayan vakalarda, kemik iliği nakilleri ve ağır tedaviler veya sıkıntılı hastalarda, o zaman birlikte yardımlaşıyoruz. Aramızda çok yakın bir bağ var Kıbrıslı doktorlar ve Kıbrıslı hastalarla. Hepimiz birlikte, elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Birlikte çalışıyoruz diyebilirim.

 

SORU: Bir ekip çalışması söz konusu diyebilir miyiz?

RATİP: Diyebiliriz. Çok yakın bir ekip işi söz konusudur. Onların ihtiyacı olan bir desteği biz burada vermeye her zaman hazırız.

 

Teknoloji henüz tamam değil

 

SORU: Kıbrıs’taki hastalara nasıl bir tavsiyede bulunabilirsiniz. Nasıl bir yol izlemeleri gerekir?

RATİP: Orada zaten bu yol yıllardır standart olarak oturtulmuştur. Kıbrıs’ta standart lösemi lenfoma tedavileri meslektaşlarımız, arkadaşlarımız tarafından başarılı bir şekilde verilmektedir.Fakat tabii daha kompleks kemik iliği nakilleri detaylı ve üst düzey laboratuvarlar gerektirmektedir. Özellikle immünoterapiler için. Yarı uyumlu kemik iliği nakilleri için steril koşullarda hücrelerin üretilmesi gerekir. Steril olmalı çünkü, geri hastanın vücuduna konacaktır bunlar. Bu tür olanakların olması gerekiyor. Bu tür ileri laboratuvar olanaklarının ilerde Kıbrıs’ta da olmasını temenni ediyoruz. Ama şu anda bazı bölümlerde eksiklikler olacaktır tabii. Bu bölümler burada var. Teknoloji açısından biz kendimizi Kıbrıs’ı tamamlıyor olarak görüyoruz.

 

Adada nüfus az

SORU: Kuzey Kıbrıs’ta gerek hematolog, gerekse onkolog konusunda yeterli hekim yok ne yazık ki. Bunu neye bağlamak gerekiyor?

RATİP: Kıbrıs’ta hem onkolog, hem hematolog vardır. Ama söylediğiniz gibi sayıları azdır. Fakat nüfus da azdır. Kıbrıs’ın nüfusu çok büyük bir nüfus değildir. Sanırım bir açıdan benim söylediğim üst düzey tedavi olanaklarının Kıbrıs’ta daha geliştirilmemiş olması, bu söylediğiniz sayının az kalması neden iledir. Bu çevre ülkelerden hasta çekmekle bu giderilebilir. Bir de teknolojinin Kıbrıs’ta da yavaş yavaş ilerleyeceğini düşünüyorum. Günün sonunda Kıbrıs 25 yıl önce olduğu gibi değildir.

 

Olanaklar gelişirse döneceğim

SORU:  Prof. Siret Raşit, ilerki zamanda ekibi ile birlikte Kıbrıs’a dönmeyi düşünür mü?

RATİP: Her zaman düşünmüşümdür. İlerde söylediğim olanakları belki birlikte geliştirdikten sonra ben de dönmeyi düşünüyorum. İlerde Kıbrıs’ın da bu teknolojiye ulaşacağına ben inanıyorum. Biraz zaman alabilir ama birlikte çalışarak Kıbrıs’ı da bu noktaya getirebileceğimizi düşünüyorum.

 

 

 

Prof.Dr. Siret Ratip’in hastanedeki ofis ekibi de hastalarla yakından ilgileniyor. Özlem Hanım önderliğindeki ekip, güler yüzleri ile gerekli işlemler konusunda hastaları yönlendiriyor.