Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Kansere 6 bin kurban

YAKLAŞIK 8 BİN KİŞİ KANSER: KKTC’de Kanser Hastalarına Yardım Derneği’ne üye 8 bin civarında kanser hastası bulunuyor. Bu hastalardan 500’ü halen Güney Kıbrıs’ta, 100’ü Türkiye’de tedavi görüyor. Ülkede son 21 yılda Kanser nedeniyle yaşamını yitiren hasta sayısı ise yaklaşık 6 bin

GÜNEYDE SAYI 3 BİN 500: Nüfusu KKTC’nin iki katı olan Güney Kıbrıs’ta hasta sayısı 3 bin 500. Güney Kıbrıs Sağlık Bakanı Philippos Patsalis, Kıbrıs'ta yaklaşık 3,500 kişinin kanser hastası olduğunu, güneydeki rakamların da her yıl arttığını söyledi

BAĞIRSAK VE MİDE KANSERİ ARTTI: Kanser Hastalarına Yardım Derneği kayıtlarına göre KKTC’de bağırsak ve mide kanserlerinde son 4 yılda artış var. Artışın temelinde beslenme alışkanlıkları geliyor. Erkelerde prostat, kadınlarda meme kanseri ön sırada. Akciğer kanseri vakasında azalma var

Duygu ALAN
KKTC’de son 21 yılın kayıtlarına göre 6 bin kişi kanser hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdi. Halen 8 bin kişi kanser tedavisi görürken, KKTC’deki rakamlar, Güney Kıbrıs’taki hasta rakamlarının neredeyse iki katı.
Güney Kıbrıs’ta kanser hastası sayısı Güney Kıbrıs Sağlık Bakanı Philippos Patsalis tarafından 3 bin 500 olarak açıklandı.
KKTC’deki 8 bin kanser vakasının 500’ü halen Güney Kıbrıs’taki merkezlerde tedavisine devam ediyor. 100 hastanın tedavisi ise Türkiye’de sürüyor.
2012 itibarıyla dünyada 14.1 milyon yeni kanser vakası tespit edilirken, 8.2 milyon kişi de kanser nedeni ile öldü.
KKTC’de Onkoloji Hastanesi’nin yapımı devam ederken, hastalar içinde kadrolu bir onkolog bulunmuyor. Türkiye’den gelen 15 günde bir, hastalar için adaya onkolog geliyor.
Kanser hastaları ve ailelerin öncelikli tercihi ise KKTC’de tedavi olmak. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı ve Kanser Hastalarına Yardım Derneği’nin ciddi çalışmaları devam ediyor. Hasta yakınları, hastaların ülkede tedavi edilmesi sırasında, morallerinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor.

“Evinde tedavi önemli”
Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail, bir kanser hastası için kendi evinde tedavi olmaktan daha lüks bir şey olmadığını belirterek, kanser hastalarının tedavisine yönelik protokollerin öncelikli olarak KKTC’deki hastanelerle yapılmasının önemli olduğunu dile getirdi.
Yakın Doğu Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan protokolün yenilenmemesi sonucu yurt dışına gitmek zorunda kaldıklarını ve bu nedenle sıkıntılar yaşadıklarını anlatan Kocaismail, “Önümüzdeki hafta protokolün yenileneceğini müjdesini aldık” dedi.
Raziye Kocaismail, şöyle konuştu: “Ülkemizdeki kanser hastalarının birçoğu Güney Kıbrıs’ta birçoğu da Türkiye’de tedavi olmaktadır. Türkiye’de tedavi olan bir hasta hastanede yapılan günde 10 dakikalık bir ışın tedavisi için 40-50 gün orada kalmak, bir otelde konaklamak zorundadır.
Hastanın yanında da muhakkak bir refakatçi olduğunu düşünürsek yurtdışında tedavi hasta için maddi açıdan büyük külfet, bir yıkımdır. Öte yandan bir kanser hastasının en büyük arzusu, bir an önce sağlığına kavuşmak ve bu tedavi sürecini kendi evinde yani ülkesinde yaşamak, o sıkıntılı dönemde sevdikleri ile bir arada olmaktır. Bu da ancak bakanlığın öncelikli olarak ülkemizdeki hastaneler ile protokol imzalaması ile mümkündür.”

“Güney Kıbrıs’a gidişler azaldı”
Raziye Kocaismail, derneğe üye şuanda 8 bin civarında kanser hastası olduğunu bu hastaların yaklaşık 500’ünün Güney Kıbrıs’ta, 100 kadar hastanın da Türkiye’de tedavi gördüğünü kaydetti.
Kocaismail, KKTC’de tedavisi devam eden kanser hastası sayısının ise 300-400 civarında olduğunu diğer hastaların tedavilerinin tamamlandığını, ancak kontrollerinin devam ettiğini söyledi.
Güney Kıbrıs ile yapılan protokolün 31 Ağustos 2013 tarihinde sona ermesi ile Kuzey Kıbrıs’tan tedavi olmak için Güney Kıbrıs’a giden kanser hastası sayısında düşüş olduğunu belirten Kocaismail, derneğin girişimi ile bu tarihten önce güneyde tedavi görmeye başlayan hastaların ücretsiz hizmet alımının devam ettirildiğini belirtti.
Raziye Kocaismail, 31 Ağustos 2013 tarihinden itibaren bir kanser hastasının Güney Kıbrıs’ta tedavi görmesi için kendisinin veya eşinin Güney Kıbrıs’ta 3 yıllık bir yatırımının olması koşulunun getirildiğini dile getirdi.

“KKTC’de daha ruha hitap eden merkeze ihtiyaç var”
Raziye Kocaismail, Havadis’in “KKTC’deki imkanlar kanser hastalığının tedavisi konusunda yeterli mi?” şeklindeki sorusuna ise “Şuanda bizi tatmin eden ve doğru tedavilerin yapıldığına inanıyorum. Çünkü kemoterapiler verilebilmektedir. Ancak vitrin olarak istediğimiz mevcut olan değildir. Biz daha ruha hitap eden, hastayı motive edecek, mutlu ortamlarda tedavi arzu ediyoruz” diye konuştu.
“Gittikçe artan vakalarla, Güney Kıbrıs’ın da kapılarını kapatmasının ardından tüm hastaların illaki devlet hastanesindeki o küçücük merkezde kemoterapilerini almakta zorlanmasını ben hala daha anlayamıyorum” diyen Kocaismail, “Bu bağlamda bakanlıktan da talebimiz; hastanın ilacı hastaya verilsin. Dünyada, Güney Kıbrıs’ta ve Türkiye’de olduğu gibi KKTC’de de hasta, onkoloğu olan hangi hastaneyi istiyorsa farkını ödeyip o hastaneden hizmet alabilsin” şeklinde konuştu.

“Onkolog 15 günde bir geliyor”
Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail, KKTC’de şuanda kalıcı istihdamı olan onkolog olmadığını, devlet hastanesinden sağlık hizmeti alan kanser hastaları için 15 günde bir Türkiye’den onkolog geldiğini kaydetti.
Kocaismail, “Kanser Hastalarına Yardım Derneği 2005-2008 yıllarında, Umut Dişel hocayı kalıcı olarak 3 yıl istihdam etti. Hocanın maaşı dernek tarafından ödendi, ikameti için de Hamitköy’de bir villa kiralandı. 3 yıl sonra, ‘Onkolog devlet tarafından gelecek’ diye Umut Dişel Hoca geri gönderildi. Ancak şu an hala daha onkolog 15 günde bir Türkiye’den geliyor dedi.
Kocaismail, “Ancak mutluluk verici olan Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi bünyesinde kurulacak olan Onkoloji Hastanesi’nde kalıcı onkologlar olacağını duyduk. Bu olur, altında da dahiliye uzmanları destek verirse çok güzel ve yeterli bir merkez olacaktır” diye konuştu.