Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kafatası

Bir mezar açma olayı oldu.

İş mahkemelik.
Mesele, Diş Hekimliği eğitimi gören bir öğrencinin kafatasına ihtiyaç duyması.
Diş eğitimi görenlerin bu ihtiyaçları vardır.
Gidip kafatası bulurlar.

Türkiye’de olsa iş kolay.
Nasıl olsa sahipsiz bir sürü kafatası var.
Garibanlar zaten sağda solda kimsesiz ölüp, kimsesizler mezarlığına gömülüyorlar.
Git, kaz, çıkar.
Al kafasını işini gör.
Hayatını köprü altında geçiren, okul nedir bilmeyen bir garibanın kafatası, öldükten sonra üniversite kürsülerini gezmekte…

Ama mesele bizim memleket olunca iş değişiyor.
Kimin kafasını alacaksın?

Profesör sıkıştırmış olmalı.
Belki de önemli bir ev ödeviydi.

Kafatası bulundu.
Sıra ödevde.
Önce dişler tek tek incelenecek.
Ağız dişi, köpek dişi falan.
Dişler sökülüp tekrar takılacak.
Ödev tamamlanacak.
Gerisi malum.
Kafatası bir yolculuğa çıkacak.
Bavula konacak.
Uçağa bindirilecek; biletsiz.
Sağdan sola savrulacak.
Üniversiteye gidecek; kimliksiz.
Kimisi parmağını burnuna, kimisi ağzına sokacak.
Kim bilir Hoca, birkaç da şaplak patlatacak alnının ortasına.
Talihsiz kafatasının dünyada işi bitmemiş.
En sonunda bir klinikte bir sütunun üzerinde yerini alacak…

Diş hekimi öğrencileri için kafatası bir hazinedir.
Bir kafatasınız oldu mu, dört yıllık eğitimin yarısını tamamladınız demektir.

Plastik kafatasları yapılsa, gerçeğine gerek kalmayacak.
Bu konuda bir zorluk mu var?

Bakalım kaç kişinin kafası alındı!
Ne kadar diş hekimi, o kadar kafatası…

Bir olay meydana çıkmaya görsün.
O zaman sorun oluyor…

1974’te savaş olup bitmiş, üniversiteli öğrenciler de tekrar okullarına dönmüşlerdi.
Diş hekimliği yapan öğrencilerin kafatasına ihtiyaçları olduğundan, bu iş için Kıbrıs’a gelip Rum mezarlarından kafatası alan öğrencilerin olduğu söylenmekteydi.
Nasıl olsa alınan iskelet kafalar, bizim toplumuza ait değildi!
Bu kafatası olaylarının ne kadar yoğunlukta yapıldığını bilen yoktur.
Bu yüzden diş hekimlerini tenzih ederiz.

İşin yasal yanı bir yana.
Kafatası olayında üzüntü duyulan nedir?
İşin ahlaki ve insani boyutu mu?
Doğrudur…

Ama bölgemizde ve bizim idaremiz altında olan Rum mezarlarına gösterilen büyük duyarlılık (!) ortadayken, mezarlara ve orada yatanlara verilen önemin çoktan tartışmalı olduğu açıktır…