KıbrısManşet

Kafalar karışık


“Kapalı Maraş Açılımı” başlıklı toplantıda ortaya konan düşünceler bir gerçeğe işaret etti

MİLLİ GÖREV: Tatar: Büyük ölçüde vakıf malı olan toprakları tekrardan ülkemize kavuşturmak hepimizin milli bir görevidir

SİYASİ MALZEME: Özersay: Maraş siyasetin bir malzemesi haline getirilmemeli

VAKIF MALIDIR: Gül: Kapalı Maraş’ta arazilerin büyük çoğunluğu vakıf malıdır ve bu tespit edilmiştir

MÜLKİYET ÖNEMLİ: Siber: Hukuk çerçevesinde mülkiyete çözüm bulabiliriz. Maraş da bunun parçasıdır

YAPTIRIM YOK: Ataoğlu: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Maraş’la ilgili kararlarının yaptırım gücü yok

VERİLECEK ALGISI: Arter: Kapalı Maraş’ın verileceği algısının  açık olan kısmın da yatırım almasını engelledi

MARAŞ KOÇBAŞIDIR: Feyzioğlu: Kıbrıs sorununu çözecek olan Maraş açılımıdır, bu bir koçbaşıdır

 

KKTC Başbakanlığı himayelerinde “Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleri ile Kapalı Maraş Açılımı Toplantısı” Başbakan Ersin Tatar ve Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın katılımı ile Kapalı Maraş’taki Ordu Evi’nde yapıldı.

Türkiye Barolar Birliği tarafından organize edilen toplantıya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Türkiye Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk da katıldı.

 

Bazı akademisyenler, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve uzmanların da katıldığı toplantıda Kapalı Maraş’ın açılmasına yönelik siyasi ve hukuki bir yol haritası belirlenmesi için sunumlar yapıldı ve değerlendirmelerde bulunuldu.

 

Tatar: Milli görevdir

 

Başbakan Ersin Tatar, Hükümetin güvenoyu almasından sonra gündemine gelen ilk konulardan birinin Kapalı Maraş olduğunu kaydederek,  müzakerelerden hiçbir sonuç elde edilemediğini, bunun üzerine, kapsamlı bir sonuç beklemeden, ilk kez olarak, Kapalı Maraş’ın açılması yönünde bir açılım gerçekleştirildiğini ifade etti.

Kapalı Maraş’ın bir hukuk meselesi olduğunu söyleyen Tatar, ileride sıkıntı yaşanmaması için bunun planlı yapılması gerektiğini, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına “çok ters” düşmeden açılım getirmek istediklerini belirtti.

Maraş’ın bir kısmının açık olduğunu, Kapalı Maraş kelimesinin irite edici olduğunu kaydeden Tatar,  “Maraş’ın açılması KKTC’nin siyasi hayatında, önemli bir kavşak olacaktır. Dolaysısıyla bu toplantıyı önemsiyorum” dedi.

Kıbrıs Türklerine uygulanan ambargoları, yapılan haksızlıkları tepki ile kınadığını ifade eden Başbakan Tatar, İngiltere ziyaretinde 10 milletvekili ile görüşme yaptığını, hepsinin Kıbrıs meselesini bildiğini, Kıbrıslı Türklerin iyi niyetli açılım yaptığını hepsinin bildiğini söyledi. Tatar, bu toplantılarda Kıbrıs’ın ne zaman birleşeceği konusunun gündeme dahi gelmediğini çünkü Kıbrıs’ın yeniden birleşmeyeceğini herkesin anlamaya başladığını kaydetti. Başbakan Tatar, muhtemel çözümde egemen eşitlik temelinde iki devlet öngördüklerini söyledi.

 

Tatar, “Büyük ölçüde vakıf malı olan toprakları tekrardan ülkemize kavuşturmak hepimizin milli bir görevidir” dedi.

 

Özersay: Siyasi malzeme olmamalı

 

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da toplantıda yaptığı konuşmada, Maraş konusunun siyasetin bir malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.

 

Kudret Özersay, Kapalı Maraş’ın, statükonun en önemli sembollerinden biri olduğunu, hükümet olarak Kapalı Maraş’ın açılması yönünde karar aldıklarını, alınan kararın; gerek eski sakinleri gerekse vakıfların haklarına halel gelmeyecek şekilde adım atılması yönünde olduğunu söyledi.

 

Gelinen noktada envanter çalışmalarında, çalışmanın en önemli ayaklarından olan bina ve arazilerin durumuna ilişkin çalışmaya gelindiğini kaydeden Özersay, bunun için Doğu Akdeniz Üniversitesi ile protokol imzalanacağını, bunun için yetkilendirildiğini, protokol kapsamında DAÜ Mühendislik Fakültesi’nin gerekli çalışmaları yapacağını söyledi.

 

Ülke menfaatine yönelik hareket edileceğini söyleyen Özersay, “Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümünü beklemek yerine uluslararası hukuk çerçevesinde atacağımız adımlarla bu statükoyu kırabileceğimize inanıyorum. Bu statükonun en önemli sembollerinden biri olan Kapalı Maraş isminin önündeki kapalı kelimesini kaldırabileceğimize inanıyorum” dedi.

 

Bu konudaki siyasi kararın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra alınacağını ifade eden Özersay, “Her durumda bu kararın önümüzdeki seçimlerin ertesinde hayata geçmesi gerekir diye düşünüyorum” dedi.

 

Özersay, toplantıda, nasıl bir yol yürüneceği konusunda görüşlerin ortaya çıkacağına inandığını söyledi.

 

 

Gül: arazinin çoğu vakıf malıdır

 

Türkiye Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, konunun uluslararası boyutta düzenlenen bir toplantıda Ankara’da Eylül 2019’da ele alındığını, tarihi bir toplantı olduğunu, bugünkü toplantıdan önemli sonuçlar çıkacağına inandığını söyledi

Gül, “Amaç, Kıbrıs Türk halkının davasının bir yük gibi değil, göğsünde bir çiçek gibi taşıyarak, sonuç alıcı, çözüm alıcı bir hale getirmektir. Bu toplantıların temel amacı da bu sonucu ortaya çıkarmaktır“ dedi.

TC ile KKTC arasında işbirliği ve dayanışmanın ilelebet devam edeceğini kaydeden Gül, Kıbrıs Türkü’nün refah ve mutluluğunu Türkiye’nin refah ve mutluluğundan ayrı tutmadıklarını söyledi.

Kapalı Maraş’la ilgili başlatılan envanter çalışmasının anlamlı sonuçlar çıkaracağını belirten Gül, “Kapalı Maraş KKTC toprağıdır ve Kıbrıs Türk makamlarının aldığı kararla kapalı bir askeri bölgedir. Kapalı Maraş’ta arazilerin büyük çoğunluğu vakıf malıdır ve bu tespit edilmiştir. Vakıf arazilerinin haksız ve tamamen hukuka aykırı üçüncü şahıslara devredildiğine ilişkin arşiv kayıtları da mevcuttur” şeklinde konuştu.

 

Çalışmalarındaki temel yaklaşıma da açıklık getiren Gül, “Bu konuda temel yaklaşım, kimsenin mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi, uluslararası hukuk çerçevesinde bu hakkın korunmasıdır” dedi.

Kapalı Maraş’taki mülkiyet haklarıyla ilgili anlaşmazlıkların muhtemel olduğunu, ancak bunun çözümlerinin mevcut olduğunu ifade eden Gül, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarıyla kurulmuş, kabul görmüş etkin hukuki bir mekanizma olduğunu, Kapalı Maraş dahil olmak üzere mülkiyet meselesinin çözümüne yönelik atılacak adımlar bakımından önemli bir hukuki yol ve güvence olduğunu söyledi.

Her zaman hukuk içinde yollar arandığını, bundan sonra da böyle olacağını ifade eden Gül, BM Güvelik Konseyi kararlarında da Kapalı Maraş’ın kapalı kalmasının talep edilmediğinin altını çizdi.

 

Siber: En önemli konu mülkiyet

 

Eski Cumhuriyet Meclisi Başkanı ve eski Başbakanlardan Sibel Siber de, mülkiyet konusunun Kıbrıs sorunu çerçevesinde en çok önem verdiği konu olduğunu, mülkiyet başlığının Kıbrıs sorununun köşe taşı olduğunu söyledi.

Mülkiyette, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun daha aktif olması gerektiğini, fazla tazminat ödenmemesi için Kıbrıs Türkü’nün de takas için başvuru yapabilmesinin önünün açılması gerektiği belirten Siber, mülkiyet sorununa bulunacak bir çözümün Kıbrıs sorununun çözümünü getirip getiremeyeceğini sorguladığını kaydetti.

 

Siber, “Hukuk çerçevesinde mülkiyete çözüm bulabiliriz. Maraş da bunun parçasıdır” dedi.

 

Ataoğlu: BMGK kararlarının yaptırımı yok

 

Demokrat Parti Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, toplantının çok önemli olduğunu, parti olarak Kapalı Maraş’ın kullanıma açılması yönündeki görüşlerini 2004’ten itibaren dile getirdiklerini söyledi.

 

Kıbrıs sorununda gelinen noktada, daha yeni ve farklı görüşlerle yeni bir sürece girilmesi gerektiğini kaydeden Fikri Ataoğlu, kadife ayrılığın gündeme getirilebileceğini söyledi.

 

Kapalı Maraş’ın hukuksal zemini göz ardı edilmeden ele alınması gerektiğini ifade eden Ataoğlu, çözüm için yeni bir seçenek ve Kıbrıs Rumlarına yönelik teşvik edici unsur olabileceğini belirtti.

 

Ataoğlu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Maraş’la ilgili kararlarının yaptırım gücü olmadığını belirtti.

 

Arter: Maraş’ın açık kısmı da gelişmedi

 

Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter de, toplantının tarihe geçecek bir toplantı olduğunu, bir çözüm halinde Kapalı Maraş’ın verileceği algısının Maraş’ın açık olan kısmında da kendini hissettirdiğini ve yatırımlarda istenilen düzeyde ilerleme gerçekleşemediğini söyledi.

 

Feyzioğlu: Maraş koçbaşıdır

 

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Ankara’da yaptıkları toplantının Kıbrıs’la ilgili stratejik bir çalışma niteliğinde olduğunu söyledi.

 

Ankara’daki toplantıda değerlendirilen konularla ilgili derin teknik çalışmalara başladıklarını ifade eden Feyzioğlu, toplantının bu çalışmanın bir parçası olduğunu, düzenleyecekleri bir sonraki toplantının sportif, ulaşım ve ticari ambargoların kırılması yönünde olacağını belirtti.

 

Feyzioğlu, Türkiye’ye sıfır gümrükle ürün satışının, üçüncü ülkelerle direkt ticaret yollarının aranacağını kaydetti.

 

“Kıbrıs sorununu çözecek olan Maraş açılımıdır, bu bir koçbaşıdır” diyen Feyzioğlu, Kıbrıs’ın Türkiye için bir milli dava olduğunu belirtti.

 

Kuzey Kıbrıs’ın, bölgenin bir Singapur’u haline getirilebileceğini ifade eden Feyzioğlu, Kuzey Kıbrıs’ın üretim ekonomisine geçmesi gerektiğini, özellikle Mesarya’nın teknolojik tarım üssü yapılabileceğini ifade etti.

 

 

 



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı