Köşe Yazarları

Kafa Karışıklığı

 

Halide Edip dendi mi akla “Vurun Kahpe” ye “Sinekli Bakkal” gibi romanlar geldiği gibi bir kahramanlık öyküsü de gelir.

Kitleleri sürükleyebilen iyi bir konuşmacı.

Zor yıllarda bir kadın olarak neredeyse dövüşmüş, kurtuluş savaşına katkıları olmuştur…

Öte yandan o dönemlerde Türk aydınlarındaki kafa karışıklığı Halide Edip’te de vardı…

İyi eğitim almış biriydi.

İlk gençlik yıllarında Amerikan kolejinde eğitim görmüştü ki sonraları Amerikancı bazı önlemleri dile getirecekti; acaba eğitiminin buna katkısı var mıydı?

Cumhuriyet kurulunca yurtdışına gitmiş neden sonra 30’lu yıllarda yurduna dönmüştü.

Profesör olunca İstanbul Üniversitesinde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü kuran ilk akademisyendir…

Nazım Hikmet Kurtuluş Savaşı Destanı’nda şunları yazar:

İstanbul’da birçok hanımlar, beyler, paşalar

Türk halkından kesmişlerdi umudu.

Yağdırıldı telgraflar Erzurum’a:

“Amerikan mandası altına girelim” diye.

“İstiklal” diyorlardı “şayanı arzu ve tercihtir ama,

Bugün bu” diyorlardı “mümkün değil.

Birkaç vilayet” diyorlardı “kalacak elde,”

“Şu halde diyorlardı” “şu halde,

Memaliki Osmaniye’nun cümlesine şamil,

Amerikan mandaterliğini talep etmeği

Memleketimiz için en nafi

bir şekli hal kabul ediyoruz.”

Bu aydınlara göre “istiklal” güzeldi ama mümkün değildi artık.

Bu yüzden Amerikan’ın mandası altına girip, beş on sene içinde Türkiye kendini refah içinde bulmalıydı…

Halide Edip gibi kurtuluş savaşına katılan kadın bir yazar ve mücadeleci, işte bu Amerikan mandası altına girmeyi önerenlerden ve benimseyenlerden biriydi!

Sultanahmet meydanlarında gürleyen o kadın, Amerikan mandacılığı savunuyordu…

Esasen Osmanlı’nın son dönemleri batıp çıkmaktan, teker teker toprak kaybetmekten bir teslimiyet ruhu içindeydi.

Aydınların ise kafası bayağı karışıktı.

Halide Edip, Refik Halit, Ahmet Emin, Yunus Nadi, Ali Kemal’in de aralarında bulunduğu bir grup Türk aydın Wilson Prensipleri Cemiyeti adı altında bir örgütlenmeye gittiler ancak bu örgüt başarılı olmadı.

Dahası, Halide Edip Amerikan mandacılığı konusundaki fikirlerini Sivas Kongresi hazırlıkları sürerken Mustafa Kemal Paşaya bir telgrafla bildirmişti…

Bu mesele Nutuk’ta Atatürk tarafından da eleştiri konusu olur…

Nazım Hikmet hapishanedeyken kaleme aldığı Kurtuluş Savaşı Destanı’nda noktayı şöyle kor:

Ve böylece bin dereden su getirdi İstanbul’daki zevat

Sivas, mandayı kabul etmedi fakat

“Hey gidi deli gönlüm” dedi,

         “Akıllı, mutlu, sabırlı deli gönlüm,

Ya istiklal, ya ölüm!” dedi.

Neden sonra yurduna dönen Halide Edip “Mustafa Kemal haklıydı” diyecekti…

Ve bir dönem DP’den milletvekili olur ama bu görevini sürdürmez ayrılır.

Birçok eser verir.

1964’te hayata veda eder…

 

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı