Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KADINLARA ŞİDDETİN İHALESİ

Dünya Çalışan Kadınlar Günü’nü kutlarken etrafımızda kadına karşı bir şiddettir gidiyor. Olayın esası yanlış algılanmış ki buna karşıda haksız yere bir “erkek düşmanlığı” geliştiriliyor.

Diğer yandan ülkemizde “ihale”sizlikten tüm işler neredeyse durma noktasına geldi geliyor.
İşte bu iki ayrı konuyu, iki ayrı makale halinde ama tek başlık altında sizle paylaşmak istedim. Dilimiz sürçtü ise affola…

YARATIKLAR, ERKEKLER VE KADINLAR
Kadına el kaldıran, onun canına kıyan, tecavüze yeltenen yaratıkların kesinlikle hasta olduklarını ya da sosyolojik vaka olduklarını kabullenemem. Hele hele bu yaratıklara “Erkek” denilmesini ve bazı kadın gruplarının cinsiyet ayırımı üzerinden mücadeleye girişmelerini de kesinlikle kabullenemem. Zira erkek ve kadın, hayat denilen güllerle donatılmış yolu kadınla birlikte yürürken, birbirlerine gül kokularını koklatıp, güzel renklerini görmelerini ve bu sırada dikenlerden korunmalarını sağlamayı kendilerini memur edinenlerdir.
Bu nedenledir ki tecavüzcü canilere “erkek” denmesi sinir bozucudur. Yine bazı feminist arkadaşlar bana kızabilir ama erkek en azından mevcut düzende kadının hayat mücadelesinde onunla omuz omuza yürüyendir. Erkek kadının, kadın erkeğin hayatı paylaşan, hayatını kolaylaştırandır.
İnsan dediğin sadece üreme dürtüsü ile sevişmez. Hatta bundan öte bir haz bir zevk için sevişir. Oysa tecavüzcü yaratıkların gerçekleştirdikleri eylemde bir zevk ya da haz almaları da söz konusu değildir. Bu garip varlıklar sadece kendilerini o an güçlü, karşısındakini ise zayıf hissetmenin dürtüsü ile saldırgandırlar. Sadist duygularını tatminden başka bir şeyi düşünmezler. Bununsa erkeklikle alâkası yoktur. Bu nedenledir ki son zamanlarda yakın coğrafyadaki kadın cinayetlerinin failleri olarak erkeklerin gösterilmesi yanlıştır. Zira ısrarla söylediğim gibi onlar erkek değil “YARATIK”tır.

AH ŞU İHALELER…

Ben bu ihale işlerinde, bazı ihalelerin Ankara’da açılması olayına kızılmasını anlamakta zorlanıyorum. Bizim burada açılan bütün ihaleler ikide bir iptal edilirse, hasbelkader sonuçlananların da tamamı mahkemelere taşınıyorsa olacağı bu değil midir?
Şimdi bana kimse “mahsus ihaleler uygun şartnamelerle açılmıyor, ki bu konuda beceriksiz görünelim” demesin? Zira burada açılacak ihalelerin şartnameleri burada hazırlanıyor. Buna karşın ihalelerin çoğu tarafların itirazları yüzünden erteleniyor. Sonuçlananlarsa ara emirleri ile durduruluyor. Yapılması gereken bir sürü iş bekliyor. Birikiyor. Sonuç olarak olan Devlete ve ondan hizmet bekleyen vatandaşa oluyor…
En kötüsü bu durumu farkında olunduğunu ve çare arandığını da düşünmüyorum . Hâl böyle olup da, birçok elzem ihalenin bu şekilde yapılamadığını görünce de, bizimkilerin “İhaleler Burada Açılmalı” sloganının yanında yer alamıyorum.
Çalıştığı sektörde bu ihalelerin yapılamamasından olumsuz etkilenen birey olarak “Lütfen bu işlerin muhatapları bir araya gelsinler ve ciddi ciddi bir çare arasınlar” diyor, başka da bir şey demiyorum…

VE ŞİİR…
Bedia Balses yeniden bu haftaki ozanımız oldu. Sevgili Balses bu kez “Ağla” diyor bizlere…

AĞLA!
Ağla, onca çaba, onca yarış, onca hırs için
Bulduğun neden ve sonuçlarına
Bak ve gör; bir yağmur damlası kadar
Katkın yok; ne yaprağa, ne buluta, ne yarına
Ağla, çürüyen bir tohum bile daha sadık
Ayağınla ezdiğin şu şahane toprağa

Bu hayatı, bu evreni, bu mükemmel düzeni
Bir solucan, bir kurt, bir tırtıl kadar bile
Sahiplenip, koruyamadığına AĞLA!
Yağmur aldırış etmezse de buna
İnsanlığın tenekeden duyarlılıkları
Böbürlenen suratları için, AĞLA!

Koltuğuna, kürküne, postuna
Sermayene, rantına, tahtına
Apış arasına sıkıştırdığın aşkına
Her gün tecavüz etsen de
Seni bağışlayan doğaya
Teslim ol
ve AĞLA

ANLAYAMADIKLARIM…
Devrimizde bayrağın, artık ilim, sanat ve spor başarılarıyla şan kazandığını hâlâ anlayamayanları hiç anlayamıyorum…

Karikatür