“10 derste farkı hissedeceksiniz, 20 derste farkı göreceksiniz, 30 derste yepyeni bir vücudunuz olacak” demişti vakt-i zamanında Pilates Egzersiz Sistemi’ni dünyaya tanıtan Joseph Pilates. Çok iddialı bir söz gibi görünse de kuvvetle hemfikirim. Mutluluğun ilk şartı mı? Tabii ki ılımlı fitnes. Pilates ve Spinning Egzersiz Sistemi de bu hükme uyumlu etkili bir emsâl. ‘İyi planlanmış ve doğru yapılan çok tekrarlı egzersiz; çok sayıda, doğru uygulanmayan, zorlayıcı egzersizden çok daha etkilidir’. Egzersizde de tıpkı sporda olduğu gibi ‘devam edilebilirlik’ temeldir bildik. Tabii spor ve egzersizi artık birbirinden ayıralım lütfen, zira sporda “Her ne pahasına olursa olsun kazanmalıyım” felsefesi bâki. Egzersiz mi? Tabii ki keyif, huzur ve de estetik cinsinden bir süreç. Sürekli olmayan egzersiz istenilen sonuçları verir mi? Asla. Özellikle spor hekimleri artık tedavi edici yöntemlerin başına egzersizi koyuyor. Bilgisayar başında uzun saatler geçirmek veya diğer hareketsiz yaşama uyumlu bir birey olma sevdalısı bizler, Alizavra sürüngenine uygun geberik bir hayattır. Bu duruma meydan okuyalım mı? “Herld yani” demeyenler için hayat maalesef çok zor geçecek. Duruş bozukluğu mu?, Fıtık mı?, Kireçlenme mi?, Ağrı-sızı mı?, Kalp hastalıkları mı? Obezite hastalığı mı? veya Ölümün goca körü mü? Tabii ki hemen ‘egzersiz ilacına’ başvurmalı. Unutulmasın ki ‘yürüyüş; en kolay, en ucuz ve de en etkili sağlık programıdır’. Vaktim yok kuyruklu yalnını duymaktan şahsen sıkıldım veya hepimiz sıkıldık. Herkesin kendine ayıracak en az bir saati vardır. “Yoğunum-moğunum” diyen birçok arkadaşımız var. Bu söylemi her duyduğumda; “Yerim yoğunluğunuzu. Geçin bu ayakları. Ekmekçi Müdür’ün bile egzersiz yapmaya vakti varsa, sizde zaman gani gani” derim hep. Neyse, “her seçiş, bir vazgeçiştir veya hayat kişisel bir tercihtir” demiştik bi’yazımızda. Pilates ve Spinning Egzersiz Sistemi de bu hükme uyumlu etkili bir emsâl. İyi planlanmış ve doğru yapılan çok tekrarlı egzersiz; çok sayıda, doğru uygulanmayan, zorlayıcı egzersizden çok daha etkilidir. Egzersizde, ‘devam edilebilirlik’ temeldir. Sürekli olmayan egzersiz istenilen sonuçları verir mi? Asla. Özellikle spor hekimleri artık tedavi edici yöntemlerin başına egzersizi koyuyor. Bilgisayar başında uzun saatler geçirmek veya diğer hareketsiz yaşama uyumlu bir birey olma sevdalısı bizler! ‘Vaktim yok’ adlı kuyruklu yalanı duymaktan hepimiz sıkıldık. Herkesin kendine ayıracak en az bir saati vardır. Mâlum, bir saat günün yüzde 4’ü değil mi? E hâl böyleyken hâlâ daha “vaktim yok” diyorsanız anca kendi kendinizi kandırırsınız. Haa, bu arada uykudan önce mi?; Son öğünü en geç saat 20.00’de sonlandırın… Akşam 21.00’den sonra televizyon ve bilgisayarla ilişiğinizi de kesin… En geç saat 22.00’de uymak üzere yatağa girin… Akşam karanlık bastıktan sonra evdeki ışık miktarını azaltın, zaten faturalar can yakmaya devam ediyor… Yatak odanıza ışık sızmasına asla izin vermeyin ki melatonin hormonu maksimum bir şekilde salgılansın. Arkasından da yağ yakan insülin hormonu ve de esas yakıcı leptin hormonu aktifleşsin… Yatmaya yakın atıştırmaları lütfen bi’zahnet kesin. Aksi takdirde özellikle kafein ve diğer uyarıcılar sayesinde tavana bakar oflayıp puflarsınız… Kışın ayağınız sıcak, başınız serin olsun; zira yatar pozisyonda ayaklardaki kan dolaşımı minimum seviyede olur ve üşürsünüz… Uyku esnasında rahat ve ısıyı sabitleyici kaliteli pijamalar giyin… Sıvı alımını bir an önce kesin ki tuvalete gidişler sayesinde uykunuz bölünmesin… Egzersiz size kaliteli uykuyu getirecektir, bir saat hareket edin… Yetişkinler için ortalama yedi saat, bebeler içinse ortalama dokuz saat uyku tamamdır… Neyse, Joseph Pilates’le tatlı düşler…


























