PoliSeyahat

İtalya’nın topuk bölgesi: Puglia

Tözer Karafistan
Tözer Karafistan
Gezip gördüklerim

29 Mayıs günü Bari Uçak Alanına indikten sonra 19 mil uzaklıkta olan ikamet yerimiz olan Conversano kasabasına doğru yol alıyoruz. Sekiz yıl önce bu kasabaya ilk gelişimizde kaldığımız otelin sahibi Letitsia ve Giovanni’nin düğünü vardı.  Düğünde sonra iki kez daha buraları dostlarla ve ailemizle ziyaret ettik. Letitsia ve Giovanni ailemizin fertleri gibi oldular. Gerek İngiltere’deki evimize ve gerekse Kıbrıs’ta konuğumuz oldular. Otelleri Corte Alta Villa bizim ikinci evimiz oldu.

Kıbrıs’tan gelen dostlarla birlikte dokuz kişilik gurubumuz Corte Alta Villaya yerleştik. Herkes yol yorgunu otele yerleştikten sonra salonda bizim için hazırlanan yeşil zeytin, tarallini ve şarabı tattıktan sonra bu antik kasabada yürüyüşe çıkıyoruz. Denizden 219 metre yükseklikte olan Conversano, bari bölgesine bağlı bir belediyedir. Adriyatik sahiline sadece 4 mil uzaklıkta olan kasabanın geçmişi Demir Çağına (İsadan Önce 6’ncı yüzyıl) kadar uzanır. Kasaba merkezindeki kalenin kuruluş yılları İsadan Sonra 6’ncı yüzyıla dayanır. Tek olan yuvarlak kule 11’nci yüzyılda eklenmiş. Kelenin yanında yer alan Katedral ise 11’inci yüzyılın Romanesk yapısıdır. 17’nci asırda Barok eklemeler yapılmış.

 

Gideceğimiz ilk yer, Alberobello. Literatürde Güzel Ağaç anlamını taşısa da aslında ağaçlarıyla değil Trulli evlerini görmek için ziyaret edilen bir yerdir. 1996 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Sitesi olan 10 bin nüfuslu bu küçük kasaba, Trulli denen tamamen taştan yapılmış, sivri damları olan evleriyle ünlüdür.

 

lecce

 

Onaltıncı asırda 40 ailenin yerleşmesine verilen izinle başlayan ve yerel malzeme olan taştan, harçsız olarak yapılan evlerle yerleşimin genişlemesi başlamış oldu. Konut vergisi muafiyeti için Kont Giangirolamo II, Kuru taştan ev yapma şartını koymuş. Bugün izlediğimiz bazı Trulli evlerin duvarları sıvanmış da olsa damları original taştandır. Her yuvarlak damın altında bir oda yer almaktadır. Alberobello, Urfa İlinin Harran antik şehri ile kardeş şehirdir.

 

Alberobello’dan sonra Ostuni’ye geliyoruz. Brindisi sahiline 5 mil mesafede olan 32 bin nüfuslu bu kasaba Puglia bölgesinin turistik bir yerleşim yeridir. Yaz aylarında nüfusu 100 bini bulur. Kaliteli şarap ve zeytinyağı üretimi ile meşhurdur. Eski şehir olarak anılan ilk Ostuni’nin geçmişi Taş Devrine kadar dayanır. Beyaz şehir olarak tanımlanmasının sebebi, beyaza boyanmış binaları ve beyaz ağırlıklı mimarisindendir.

 

Öğle yemeğini Osteria del Porto balık lokantasında yedikten sonra günün son durak yeri olan Polignano A Mare’ye geliyoruz. Bari bölgesine bağlı bu Adriyatik sahil kasabasının ekonomisi turizm, balıkçılık ve tarıma dayanır.

Gezinin üçüncü günü bari şehrine gideceğiz. Yol üzerinde olan Castel del Monte’de duruyoruz.

 

Haziranın ilk günü Matera‘ya geliyoruz. Matera, il başkenti olup güney İtalya’nın Basilicata bölgesine bağlı ve 1993 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Sitesi kapsamına alınmış 60 bin nüfuslu bir yerleşim yeridir. 2019 yılında Avrupa Kültür Başkenti olmasına karar verilen şehrin geçmişi İsadan Önce üçüncü yüzyıla kadar dayanır.

 

Matera’nın en ilginç yeri olarak Sassi olarak adlandırılan eski şehir merkezidir. Geçmişi tarih öncesine dayanan ve kayalara kazılan mağraların bariz bir şekilde görülebileceği yerdir. 1950’li yıllarda Devlet, Matera halkının modern şehirlere yerleşmesini teşvik etmiş ve Matera’yı yoksulluk bölgesi ilan etmiş. 1980’lerin sonuna kadar süren bu durum bu günlerde tırizmin patlamasıyla değerlenmiş, Devlet, UNESCO ve Hollywood’un katkılarıyla bölgede iş yerleri, lokantalar ve oteller inşa edilmiştir.

 

Haziranın ikinci günü Gallipoli’ye geliyoruz. Gallipoli’nin adı Yunanca güzel şehir kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Türkiye’deki Gelibolu şehrinin  eski adı da Gallipoli’dir.

Deniz sahilinde minibüsten inip Gallipoli’yi yürüyeceğiz. Hava sıcak olduğu için yandaki pazar yerinden meyve ve dondurmayla serinlemeye çalışıyoruz.

Gallipoli, İyon Denizinin kıyısında, Salentina yarıadasının batı yakasında yer alır. Şehrin eski bölümü olan bölümbir adanın üzerine kurulmuş ve onaltıncı asırda yapılan bir köprü ile yeni şehre bağlanmaktadır. Eski şehir, tarihi binalarla ve yeni şehir de modern binalarla donatılmışlardır.

 

Aynı günün öğle sonrası Lecce’ye varıyoruz. Kendi adıyla anılan ilin başkenti olan Lecce, 100’i bulan nüfusuyla, iki bin yılı bulan tarihiyle ve Salentina yarım adasının en önemli şehri konumundadır. Şehirde bulunan Barok yapı türü binalarının çokluğundan dolayı Lecce’ye, güney İtalya’nın Floransası da deniliyor. Kolay işlenilen sarı taşı ünlü olan Lecce ayrıca bir tarım merkezidir. Zeytin yağı ve Şarap imalatı başlıca ihraç ürünleridir.

 

Konakladığımız kasaba olan Conversano’da Cumhuriyet Festivali şenlikleri yer almış ve biz de gurup olarak festivali izlemek için halka karıştık. Yemek ve müzik eşliğine eğlenceli bir gece yaşadık.

Haziranın üçüncü gününde Vieste’ye gittik. Güney doğu İtalya’da Foggia bölgesine bağlı Gargano ilinde yer alan bir sahil kasabasıdır. Gargano Ulusal Parkı buarda yer almakta ve sahillerinin temizliği dolayısıyla mavi bayrak almış bir yerleşim yeridir.

 

4 Haziran günü Polignano A Mare’de balık lokantasında yemek yedikten sonra şarap denemke amacıyla Polvanera’ya gidiyoruz.  Bizim gurupls birlikte yüze yakın insan aynı amaçla burada toplanmış.Bağda başlayan, mahzende gelişen ve şarap denemkle noktalanan bir zaman yaşadık.

Bizim gurubun haftada bir olan uçak seferi dolayısıyla ayrılması sonucu aile olarak yalnız kaldık. Tatilin son gününü Letitzia ve Giavanni’nin yazlık evinde güzel bir öğle yemeği ile noktaladık.

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı