Köşe Yazarları

İŞYERİNİZ POZİTİF Mİ?







İş yeriniz pozitif ve canlandırıcı bir yer mi, yoksa kapıdan adımınızı attığınız anda enerji seviyenizin düştüğünü mü hissediyor musunuz? Yanınızdan geçip giden iş arkadaşlarınız veya patronunuzdan sıcak bir gülümseme eşliğinde içten bir “günaydın” bile duyamıyor musunuz? İş bitip de eve döndüğünüzde üzerinizden kamyon geçmiş gibi hissediyor musunuz?




Şunu açıkca belirtmek gerekir ki, negatif bir iş yeri hiç kimse veya hiçbir kurum için iyi değildir. İşyeri olumsuzluğu, kuruluşlara ciddi problemler yaratabilecek, çalışanların içe kapanmasına ve bağlantısının kesilmesine neden olabilecek önemli bir sorundur.  Motive olmayan ve mutsuz çalışanlarla uğraşmak çok fazla strese ve çabaya neden olabilir. Hiçbir şey çalışanların moralini sürekli devam eden işyeri olumsuzluğundan daha kötü bir şekilde etkileyemez.



Çalışanların sürekli şikayet etmesi veya olumsuz olması, temas ettikleri herkesin moralini bozabilir.  Olumsuzluk hayal edebileceğinizden daha hızlı ve kontrol edilmesi zor bir şekilde orman yangını gibi yayılabilir. Çalışanlar birbirlerine olan güvenlerini kaybedebilir, çatışmalara girebilir ve işbirliğinden kaçarak sorumluluklarını yerine getirmeyebilir.

Bu olumsuzluğun, herkesin kendini huzursuz ve cesareti kırılmış hissettiği bir kısır döngü haline gelmesi çok kolaydır. Tüm bunların sonucunda ortaya çıkan iş tükenmişliği ise kaygı, stres, depresyon, migren ve kas ağrısı gibi semptomlara bile neden olabilir.

Negatif bir ortam, kuruluşunuzun enerjisini tüketerek kritik önemdeki dikkati, iş ve performanstan uzaklaştırır ve   üretken bir iş çıkarmak yerine gereksiz olumsuzluklara daha fazla zaman ve enerji harcanmasına sebep olur. Çalışanlarınız yeni roller ve sorumluluklar almakta tereddüt edebilir veya yaratıcılık kapasiteleri zarar görebilir. Negatiflik sonucu ortaya çıkan dedikodu, işyeri çatışmaları ve diğer faktörlerin tümü, çalışanların bağlılığını da etkileyebilir.

Sonuç olarak, verimlilik azalacak, işletmeniz gelir kaybedecek ve potansiyel fırsatları kaçıracaktır. Müşteri şikayetlerinin sayısı da muhtemelen artacaktır. Zamanla, bu sorunlar toksik bir çalışma ortamına yol açabilir ve şirketinizin kârlılığına zarar verebilir. İş yerinizdeki kronik olumsuzlukların daha yüksek çalışan devrine yol açtığını bile görebilirsiniz.

Görüldüğü üzere, kontrolsüz bırakılan negatif davranışlar, kuruluşlarda ağır kayıplara neden olarak işyeri kültürünü yıpratabilirler. Özellikle bir kısmı kıdemli liderlerden geliyorsa, olumsuzluğun kültürünüzde yerleşik olduğunu ve şirket kültürünün talihsiz bir parçası haline geldiğini görebilirsiniz.

Peki, ne yapabilirsiniz?

Bir yönetici veya işletme sahibi olarak, bu sorunları tırmanmadan ve ilk başta köklenmeden önce çözmek sizin sorumluluğunuzdadır. Yoksa, görünüşte hareketsiz bir yanardağ gibi, yüzeyin altında kaynarlar ve periyodik olarak kabarır ve yeni hasara neden olmak için taşarlar. Yayılmadan ve iltihaplanmadan önce çalışan olumsuzluğunu kaynağında yakalamak ve ilk etapta başlamasına izin vermemek sorunu çözmenin ilk adımıdır.

Yöneticiler, olumsuzluk yaratan stres ve tükenmişliğin nedenlerini gözlem ve geribildirim yoluyla  anladığında ve önlemler aldığında, olumsuzluk çalışma ortamında bir dayanak elde edemez ve işyerine nüfüz edemez. Etkili liderler olumlu bir işyeri ortamını teşvik etmede proaktif bir yaklaşım benimseyerek iş yerine daha fazla pozitiflik aşılayabilirler ve ekip üyelerine yalnızca bir zamanlar sorun gördükleri yerde çözümler görmeleri için ilham verebilirler.

Ancak ne yazık ki, bazı insanlar doğaları gereği olumsuzluk yayar. İşlerini veya şirketlerini sevmiyorlardır. Patronları her zaman kötüdür, müşteriler değersizdir her zaman haksızlığa uğrayan onlardır. Gerçekten olumsuz bu tarz insanlarla sınır koymanız gerekir. Bu tür olumsuzluklarının nedenleri sizi ilgilendirmez. Olumsuzluk tacirlerinin kendilerine hizmet eden umutsuzluklarında yuvarlanmalarına yardım etmenize gerek yoktur. Bu konu çok uzun sürerse gerekirse bu çalışanlarla yollarınızı ayırmanız gerekebilir. Çünkü bir avuç insan bile zehirli bir iş yeri yaratabilir.

Öte yandan, elbette, olumsuzluk gerçek problemlerle ilgili olabilir; insanların şikayet etmek için meşru nedenleri olabilir ve bazen normalde pozitif olan insanlar da negatif olabilir.  Haklılığı olabilecek ve ara sıra olumsuz olan bu insanlarla tamamen farklı bir yol izlemeniz gerekir. Bu durumlarda çalışanları negatif davranışları için suçlamak yardımcı olmaz.

Yapılan çalışmalar, çalışan olumsuzluklarının nedenlerinin aşırı iş yükü, gelecek kaygısı, hayal kırıklıkları, sağlanan katkı ve çaba düzeyi için farkedilememe, güven veya özerklik kaybı, kaynak ve destekten yoksunluk, dedikodular, aşırı çalışma veya katı teslim tarihleri nedeniyle tükenmişlik ve ödemenin performansla orantılı olmaması gibi sebepler içerdiğini gösteriyor.

Dolayısıyla, ödül ve takdir, şeffaflık, nezaket, katılım, eğlence, ifade özgürlüğü, çalışanları bilgilendirme, çabalarını farketme, etkili iletişim, işbirliği, güçlendirme, eğitim, adalet, tutarlılık ve karşılıklı güven gibi konular, yöneticiler tarafından, olumlu bir işyeri kültürü oluşturmaya yardımcı olmak için güçlü ve az maliyetli araçlar olarak değerlendirilebilir.

Ayrıca, yöneticiler, çalışanlarına yetişkin birer birey olarak davranıp güvendiğinde, tüm ekip üyelerini de pozitif kalmaya ve problemler yerine çözümlere odaklanmaya teşvik ederler. Bir sorumluluk kültürü geliştirmek, insanlara büyüme ve gelişme fırsatı vermek, işyerinde olumsuzlukların iltihaplanmasını ve yayılmasını önlemek için atabileceğiniz önemli adımlar arasındadır.

Şirketinizin kültürü, sonuçlar için ortak sorumluluk almakla ilgili olduğunda, çalışanlar parmakla işaret etmek veya suçlama oyunu oynamak gibi olumsuz davranışlarda bulunmaktan kaçınacaktır. Çalışanlar, başkalarının eksiklikleri hakkında alaycı yorumlar ve şikayetler yerine, meslektaşlarına yardımcı olmak ve şirket çapında başarıya katkıda bulunmak için daha fazla ne yapabileceklerini soracaklardır.

Çalışanlar, istenen sonuçların gerçekleşmesindeki rollerini anlarlarsa ve kendilerinden daha büyük bir şeyin parçası gibi hissederlerse işinize karşı pozitif olarak işiniz için daha iyi kararlar verip daha fazla katkıda bulunabilirler. Bu tür üretken, destekleyici ve ilgi çekici işyeri kültüründe olumsuz tutumlara yer yoktur.

Anlaşılacağı üzere, olumsuzlukları önlemek için iş yerinizde olumlu bir kültür geliştirmek önemlidir. Ve bunda en büyük sorumluluk yöneticilerdedir. Ancak ne yazık ki, yöneticilerin çoğu, zor insanlarla ve negatif iş ortamıyla başa çıkmak konusunda çok fazla eğitim ve pratiğe sahip olmadığı için kimi zaman yaklaşımları tüm taraflar için rahatsız edici hale gelebiliyor. Aslında, çalışanlar ve departmanlar arasında üretkenlik eksikliği, negatiflik ve kavga, tepedeki zayıf liderliğin belirtileridir.

Bu yüzden, olumsuz tutumlardaki artışa katkıda bulunabilecek kendi rolünüzü düşünün. İş yerinizin çok olumsuz hale geldiğini düşünüyorsanız, kendinizle başlayın ve dürüst olun: Kendinizi şikayet ederken, kişilere ve geçmişe odaklanırken, suçlarken veya çoğu zaman “bardağın yarısı boş” tavrını benimserken mi buluyor musunuz? Yoksa sorunun kendisine, geleceğe ve iyileştirme fırsatlarına mı odaklanıyorsunuz?

İlk başta siz pozitif misiniz? Kendiniz bir rol model olun ve çalışanlarınızdan beklediğiniz davranış türünü gösterin. Unutmayın ki çalışanların radar makineleri vardır ve sürekli olarak sizi ve çalışma ortamlarını incelerler. Etrafınızdaki insanlar amansız bir şekilde olumsuz olduğunda pozitif kalmak zor olsa da, kendinizinkini değiştirmedikçe başka kimsenin tutumunu değiştiremezsiniz









Başa dön tuşu