Dünya

Bu işte bir ‘akrabalık’ var




Fransa’da, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un eşi Brigitte Macron’a statü vermeye çalışması sonucu; akıllara ”Acaba dünyada kanka ve akraba demokrasileri dönemi mi yaşanıyor?” sorusunu getirdi.

ABD Başkanı’nın eşine verilen resmi First Lady ünvanının bir benzerinin Fransa’da kurulmasını öngören Cumhurbaşkanı Macron’un, eşi Brigitte için bir makam oluşturulmasını ve bu makamda çalışacak personelin işe alınmasını istemesi ülke genelinde büyük tepkilere yol açtı. ”Fransa’da Akrabalara ücretli iş sağlanmasını engelleyen yasa” olmasını savunan Fransa’da, karısına statü vermek isteyen tek başkan Macron’mu?

Tabiki de hayır!

Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçiminde merkez sağ Cumhuriyetçi Partinin adayı François Fillon’un eşi Penelope Fillon’un 1998’den itibaren “milletvekili danışmanı sıfatıyla maaş alması” konusunu gündeme getirmişti.

Fillon seçimler öncesinde, eşini parlamentoda görev yapıyor şeklinde gösterip, kamu ödeneklerinden de faydalandırmıştı. Son 8 yılda 500 bin Euro’ya yakın maaş alan First Lady’ye, tüm bunlar da yetmemiş  52 milletvekilinin eşine, 28 milletvekilinin kızına, 32 milletvekilinin ise oğluna danışman sıfatı ile mecliste iş vermişti. Mediapart internet sitesinin kurucusu Edwy Plenel’in, bu skandalı ortaya çıkması sonrasında Fillon büyük güç kaybetmiş ve muhafazakâr aday seçimde ikinci tura kalamamıştı.
Fransa’da eski Cumhurbaşkanı Niclos Sarkozy’nin döneminde de, oğlu Jean Sarkozy, Haut De Seins’de Meclis Grup Başkanlığı  pozisyonuna getirilmişti.
Eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’de kendisinden önceki Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın kanka desteği sayesinde; sırasıyla Belediye Başkanı, milletvekili hemen sonra da bakan ve Cumhurbaşkanı olarak Elysee yolunda ilerlemişti.

Saymakla bitmeyecek örnekler, Fransız siyasetini “Amerikanlaştırma” girişimi olarak değerlendirilse de, bu fikir malesef tüm dünyada yaygın. Çok fazla düşünmeden bile bunlara birçok örnek verilebiliriz… Arjantin, Azerbaycan ve Küba’da ise devlet başkanlıkları akrabalar arasında el değiştirmişti.

Devlet Başkanlıkları’nın eşe dosta teslim edildiği günümüz demokrasilerine bir bakalım:

ARJANTİN: Eski Arjantin Devlet Başkanı Nestor Kirchner, makamını destek vererek seçimi kazandırdığı eşi Cristina Kirchner’e devretmiş onu ülkenin ilk kadın Devlet Başkanı yapmıştı.

AZERBEYCAN: Eski Devlet Başkanı Haydar Aliyev, oğlunu Başbakan olarak atamıştı. Sonra da, aldığı seçim kararıyla oğlu İlham Aliyev’i 2003’te formalite bir seçimle Başbakan seçtirmişti.

KÜBA: Devlet Başkanlıkları’nın eşe dosta teslim edildiği bu rejime, Komünist Küba’yı  yöneten Fidel Castro bile katılmıştı. Fidel Castro yetkilerini kardeşi Raul Castro’ya devrederek köşesine çekilmiş, Kardeş Castro  Devlet Başkanı ilan edilmişti.

RUSYA Başbakanı pozisyonuna, Putin’in 20 yıllık arkadaşı Dimitry Medvedev’in seçilmesinin ardından Başbakanlıklarda Kanka Demokrasi’si dönemi yaşandı.  Putin tarafından aday gösterilmeyinceye kadar halkın yüzde 90’ı Dimitri Medvedev hakkında en ufak bir bilgiye sahip değildi. Putin’in 25 yıllık arkadaşına verdiği destek Kremlin’in kapılarının formalite seçim sonrası sonuna kadar aralanmasını sağladı. Hatta ve hatta, Başbakan seçilen Medvedev’in Putin’in yakın arkadaşı olması, halkın desteğini almasında büyük ölçüde etkili oldu.

İNGİLTERE: Eski Başbakanı Tony Blair, koltuğunu kamuoyunda kendisinin fino köpeği olarak ünlenen ve tüm politik yaşamında hep ikinci adam olarak bulundurduğu Gordon Brown’a devretmişti. Blair, Brown’ın adaylığını desteklerken “eski dostum” olarak hitap ediyordu..

İTALYA: Eski Başbakan Silvio Berlusconi’nin partisindeki birçok kadın milletvekiliyle yakın bir ilişkisi bulunuyordu. Hiçbir siyasi çizgisi bulunmayan bu vekiller Berlusconi sayesinde meclise ve hükümette koltuk sahibi olmuştu.

ERMENİSTAN: Eski Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan kendisi gibi Dağlık Karabağlı olan hemşehrisi Serge Sarkizyan’ı yeni devlet başkanı olarak seçimlerde desteklemişti. Koçaryan, tartışmalı seçim sonrası ülkenin karışmasını da göze alarak Sarkizyan’ı seçimin galibi ilan etmişti.







Başa dön tuşu