Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

İskele’de çarşı pazar boş

Üst üste yapılan zamlar nedeni ile alım gücü düşen vatandaş, dövizdeki artış ile iyice çıkmaza girdi.

Türk Lirası, döviz karşısında değer kaybetti, vatandaşın cebindeki üç kuruş para da pul oldu.
Ev geçimi, çocuklarının okul masrafı, ulaşım derken ayın ilk haftasında beş kuruşsuz kalan vatandaş, kredi kartlarına yüklenmeye başladı.
Ülke genelinde hissedilen ekonomik kriz, İskele’yi vurdu. İskele’de vatandaş parasızlıktan esnaf ise işsizlikten yakındı.
Havadis’e konuşan esnaflar, “Piyasadaki durgunluğun devamı halinde birçok iş yeri iflas bayrağını çekecek, esnaf borç batağına düşecek” dedi.

“Moraller bozuk”
İskele’de esnaflar, yaşanan ekonomik kriz nedeni ile toplumda ciddi bir moral kaybı olduğunu söyledi. Ekonomik krizin neden olabileceği diğer olumsuzluklara da değinen İskele esnafı, “Geçim sıkıntısı ve parasızlık kişilerde ciddi moral bozukluğu yaratıyor. Dolayısıyla toplumda bir psikolojik deprem meydana geliyor. Psikolojik sorunlar, can kaybından yuvaların dağılmasına kadar çok kötü sonuçlara yol açabiliyor. Tüm bu olumsuzluklar göz önüne getirilmeli ve devlet, ya hayat pahalılığını düşürerek ya da vatandaşın alım gücünü arttırarak bir an önce krizin önüne geçmelidir” dedi.

Esnaf ne dedi? Esnaf ne dedi? Esnaf ne dedi? Esnaf ne dedi? Esnaf ne dedi?

Mustafa Baduna (Baduna Berber)
“Bölgeye yabancı gelmediğinden piyasa hep aynı insanlarla dönüyor. İşler ise oldukça düşük. Zaten bir ekonomik kriz vardı birde döviz aşırı yükselince insanların alım gücü iyice aşağılara düştü. Hal böyle olunca da tasarruf kemerleri sıkılmaya başladı, esnafa da ekmek kalmadı. Yapılan işlerde de zaten sıcak para dönmüyor. Artık insanlar kredi kartlarına yükleniyor, bu kez faiz yükü altına giriyor. Bizim toplumumuz rahat yaşama, lükse düşkün olduğundan mevcut ekonomik koşullar moral bozukluğuna ve insanlar arası ilişkilerde bozukluğa neden oluyor. Umarım halkın cebine giren para ile hayat pahalılığı arasında kısa sürede denge bulunur.”

Fergün Nereli (Nereli Ayakkabı)
“Ne vatandaşta var ne de esnafta. İskele’de esnafın hali perişan. Müşteri yok, kazanç sağlayamıyoruz. İskele ilçe oldu ama hala üzerinde bir köy havası var. Çarşı Pazar durgun, gün oluyor sokakta insan yürümüyor. Turist zaten gelmiyor, yerli halk da kazandığı ile borçlarını bile ödeyemiyor. Zamlar, dövizdeki, artış bir yana bölgede işsizlik de var. İnsanlar kazanmıyor ki, harcasın. Lefkoşa’da, Mağusa’da veya diğer kentlerde 100-150 TL’ye ayakkabı satılıyor illa bir alan çıkıyor ama kırsal bölgelerde öyle değil. Ben bir ayakkabıya 30 TL diyorum vatandaşa pahalı geliyor. Neden çünkü sadece ayakkabıya 30 TL verecek kadar bir gelir sağlamıyor.”

Kemal Sanlı (Kemal Et Pazarı)
“Üst üste yapılan zamlar, dövizdeki, artış derken vatandaşın cebi delindi. Vatandaşın aldığı para belli harcamalarının haddi hesabı yok. Ulaşım masrafı, çocukların okul masrafı, ev geçimi derken cepte para kalmıyor. Veresiyeler artıyor, tasarruf yapılıyor, mecburi alışverişler ise kredi kartları ile yapılıyor, piyasaya sıcak para akmıyor. Bir de borçluysa vay haline. Hal böyle olunca esnafın işleri de olmuyor. Esnaf ile halk bir çark gibi, bir dişlisi kırılsa o çark ya dönmez ya da zorlanır. Dolayısıyla toplum huzursuz. Asgari ücret ortada. Hayat pahalılığı belli. Devletin vatandaşın alım gücünü arttırması gerekiyor. Eğer böyle devam ederse istenmeyen birçok olumsuzluklar yaşanabilir.”

Kubilay Aşık (Kubilay’ın Yeri)
“Kubilay’ın Yeri, 30 yıldır aynı yerde faaliyet gösteriyor, biz artık bir markayız fakat bizim işler bile kötünün iyisi durumunda. Çarşı pazar ölü. Ay sonu emekliler gelip bankadan maaş çekmese çarşıda esnaf dışında gezinen üç tane insan görmeyiz. Hoş zaten emekli de maaşı çektiği gibi köyüne dönüyor. Esnafa bir maddi getirisi yoktur. Piyasada ciddi bir ekonomik kriz var. Zamlar ve dövizin artması herkesi sarstı, esnaftan veresiye talebi arttı. İnsanlar geçinemiyor. Ekonomik kriz psikolojik ve toplumsal olayları da doğuruyor. Herkesin morali bozuk, millet birbirini kırıp geçiriyor. Suç oranları arttı. Adam geçinemiyor ve ya hırsızlık yapıyor ya da yalan söylüyor. Kısacası durumlar kötü.”

Suzan Bayıkoğlu (Lalem Ticaret)
“Akaryakıt zammı, elektrik zammı, tüp gaz zammı derken hayat pahalılığı aldı başını gitti, vatandaşın alım gücü düştü. Üzerine bir de döviz tavan yapınca piyasa resmen çöktü. İskele’de esnaf çok kötü durumda. İş yapamıyoruz. Çarşı Pazar bomboş. Çekleri karşılayalım diye canımızı yiyoruz. Önümüz çok karanlık, umudumuz yok, moralimiz bozuk, bizi daha neler bekliyor bilmiyoruz. Birçok esnaf arkadaşın işyeri kiralık bugün kiralar 500-600 sterlinden aşağı değil. Nerede ev geçindirmek nerede çocuk okutmak. Çocuğumuzun üniversite harcını nasıl ödeyeceğimizi düşünüyoruz. Allah hepimizin  yardımcısı olsun.”

Evren Sanlı (Meydan Kebap House)
“Esnafın durumu hiç iç açısı değil. Çoğu esnaf, çoğu gün dükkanını siftahsız kapatıyor. İnsanların alım gücü düşünce doğal olarak esnafın da işleri düştü. Yetmezmiş gibi hükümet küçük esnafı sıkboğaz ediyor. Bir gün Sağlık Bakanlığı’ndan denetime geliyorlar, öbür gün Vergi Dairesi’nden. Hiçbir uyarıda bulunmadan ceza kesip gidiyor. Elbette esnaf denetlensin, biz kimse kapımıza gelmesin, bizi bizim halimize bıraksınlar demiyoruz ama İskele’nin hala daha bir köy olduğunu bilerek gelsinler. Bu kadar da sıkboğaz edilmenin anlamı yok. Çünkü zaten kazancımız maliyetimizi bile karşılamıyor. Esnaf perişan durumdadır.”