Kader BALIKÇI
Cemal Turgut… KKTC ve Türkiye’yi, Çin’in müthiş mutfağıyla tanıştıran Girneli. İngiltere’de gördüğü otelcilik eğitimi sırasında tanıştığı ve sonra hayatını birleştirdiği matematikçi eşi Kerwah ya da Kıbrıs’ta bilinen adıyla Cathy’nin, İngiliz turistlerin ısrarı üzerine pişirdiği ilk Çin yemeği, şimdiki Dragon ve Far East restoranların kapılarını açtı. 1981 yılında Girne’deki Eski Türk Mahallesi’nde ilk Çin restoranını kurdu. Herkes bunun delice bir girişim olduğunu düşündü. Ancak bunlar Cemal Turgut’u ve her zaman en büyük destekçisi olan eşini yıldırmadı. Girne’deki restoranın ardından İstanbul Hilton’un o dönemdeki genel müdürünün otelde bir Çin restoranı kurması yönündeki teklifi işin seyrini tamamen değiştirdi. Turgut, Kıbrıs’ın ardından 1987’de Türkiye’nin de ilk Çin lokantasını açarak genç yaşta çıktığı bu zorlu yolculukta büyük bir başarı elde etti. Cemal Turgut, şu an Girne’deki Dragon Restoran ve iki Take Away ile KKTC’ye, Türkiye’de de Hilton’un içindeki Çin restoranı ile İstinye Park, Zorlu ve Akasya Alışveriş Merkezleri’ndeki Far East’lerle İstanbullulara hizmet veriyor. Kendisi gibi İngiltere’de otelcilik eğitimi gören ve şu an Hong Kong’da Çince okuma ve yazmayı öğrenen kızları Ceylan da bu ayın sonunda aileye katılacak. İş’te Başarı röportajlar dizimizin bugünkü konuğu olan Cemal Turgut’un 1968’de İngiltere’ye gidişiyle başlayan hikayesi, kendine inanan herkesin hedefe ulaşabileceğini gösteriyor.
-Hayatınızın yönünü İngiltere’ye giderek çizmişsiniz. Başarı hikayenizin temellerini nasıl attınız?
Babam Mustafa Turgut öğretmendi. 5 kardeştik. Öğrencilik yıllarım mevzi ile lise arasında geçti. Türkiye o dönem üniversite eğitimi için burs veriyordu. Ancak benim hayalim İngiltere’de okumaktı. Babam maddi imkanı olmadığını söyleyerek gönderemeyeceğini söyleyince limanda 6 ay garsonluk yaptım ve para biriktirdim. 1968 yılında İngiltere’nin yolunu tuttum. Porsmouth’daki bir akıl hastanesinde işe girdim. Gündüz hastanede çalışıp gece kurslarına gidiyordum. Kursları tamamladıktan sonra otelcilik okumak için üniversiteye kaydoldum. 1977’de okulu bitirip ülkeme geri döndüm. Dome Otel’de müdür muavini olarak işe başladım. Bir süre sonra istifa ettim. İngiltere’ye geri dönmeyi düşünüyordum. Yaz dönemi için bir arkadaşıma yardım etmek için restoranında çalışmaya başladım. Sonra bir İngiliz’den Girne’deki Ambelia isimli tatil köyünün işletmesini alınca dönmekten vazgeçtim. Şimdi eşim olan ve 1974’te İngiltere’de öğrencilik yıllarımda tanıştığım kız arkadaşım Kerwah da yanımdaydı. Tesiste kalan İngiliz turistler Kerwah’ın kendileri için Çin yemeği yapıp yapamayacağını sordu. Misafirlerin ricasını kıramayan eşim mutfağa girdi ve onlar için Çin yemeği pişirdi. Herkes çok beğendi. Bir Çin lokantası açma fikri de böylece doğmuş oldu. Hong Kong’dan bir aşçı getirdik ve 1981’de kolları sıvayarak Girne’deki Eski Türk Mahallesi’nde ilk Çin restoranımız Dragon House’u açtık. Gördüğünüz gibi bir Çin restoranı açma düşüncemiz tamamen bir tesadüf sonucunda ortaya çıktı.
Türkiye önemli bir adımdı
-KKTC’nin ilk Çin restoranını açtıktan sonra Türkiye’de İstanbul Hilton’a girişiniz nasıl gerçekleşti?
Evet ülkemizde bir ilke adımızı yazdırmıştık. Ancak ilk zamanlar halkın ilgisi çok yüksek değildi. Pek çok kişi bunun delice bir girişim olduğunu iddia ediyordu. Kış dönemlerinde restoranı kapatıp İngiltere’ye gidiyorduk. Yazın gelip tekrar açıyorduk. Türkiye’den gelen turistler yemeklerimizi çok beğeniyordu. Methimizi duyarak restoranımıza gelen İstanbul Hilton’un genel müdürü otelde bir Çin Restoranı kurmamızı teklif etti. İstanbul’un yolunu tuttuk. 1977’de benimle çalışmaya başlayan ve daha sonra ortağım olan Ergün Yücebıyık ile birlikte İstanbul Hilton’da Türkiye’nin ilk Çin restoranı Dragon’u açtık. 1987’de kapılarını açtığımız mekanımız müthiş beğenildi. Türkiye’deki ilgi ve basında çıkan övgüler sonrasında Girne’deki restoranımız da dolup taşmaya başladı.
Artık Metform Plaza’dayız
-İstanbul ve Girne’de nerelerde hizmet veriyorsunuz?
Şu an İstanbullulara Hilton’daki Çin restoranımızda, yaz aylarında Reina’daki Dragon’da, İstinye Park, Zorlu ve Akasya Alışveriş Merkezleri’nde de Far East restoranlarımızla hizmet sunuyoruz. Ayrıca Hilton’un 9. katına kurduğumuz Lübnan restoranı Al Bushra ile de Asya mutfağının dışına çıkarak bir ilke daha imza attık. Bu restoranımıza da ilginin çok yüksek olması bizi gururlandırıyor. 2013 yılı sonuna kadar Girne’de Rocks Hotel’de restoranımızı işletiyorduk. 2014 yılı itibarıyla Dragon House, Karakum’daki Metform Plaza’da Çin mutfağının nadide yemeklerini tekrar sunmaya başladı. Restoranda eşimle iş bölümü yaptık. Mutfaktan eşim, salondan ben sorumluyum. Birbirimizin işine müdahale etmeyiz. Girne’de ayrıca iki Take Away restoranımız bulunuyor.
-Sektörünüzde yaşadığınız sıkıntılar neler?
Eskiden her şey daha zordu, bazı sıkıntılar aşıldı. Ama personel bulma konusundaki sıkıntılarımız hala sürüyor. Çünkü konusunda eğitim görmüş çalışan bulmak çok zor. Biz yemek satmıyoruz, hizmet satıyoruz. Restoran hizmet alınacak yerdir. Ve bizim işimizde de devamlılık şart. KKTC’de bizim sektöre ilginin düşük olması işimizi zorlaştırıyor.
Restoranım ön plandadır
-Sizi başarıya götüren ilkelerinizi açıklar mısınız?
Yola çıkarken önümdeki tek hedef mutlak başarıdır. İşime duyduğum büyük sevgi ve işimin beni gerçekten çok mutlu etmesi başarımın ardındaki etkenlerdir. Bildiğim her şeyi pratiğe aktarmak isterim. Her zaman kendimi değil restoranımı öne çıkarırım. Başarıya ulaşmak istiyorsan işinle yatıp kalkacaksın. İnsana hizmeti seveceksin. Prensipler koyup bunlara harfiyen uyulmasını sağlayacaksın.
-Bu sektörde yola çıkacaklara ne tavsiye edersiniz?
İnsanları ve işlerini çok sevmeleri gerekir. Herkes kapasitesini ve kabiliyetini bilmeli ki çıktığı yolda başarıya ulaşabilsin.
Başarıya inanıyorduk
-Riskin yüksek olduğu bir sektördesiniz. Yeni bir işe girerken risklerin varlığı sizi endişelendirir mi?
Beni sarsacak riski asla almam. Hesap kitap yaparım, kafama yatarsa en kötü ihtimalleri de düşünerek o işe girerim. Girne’deki ilk restoranımız pek çok kişi için riskli ve hatta delice bir yatırımdı. Ancak biz inanmıştık ve zor da olsa çok çalışarak başaracağımızı biliyorduk.
-2013 yılını nasıl geçirdiniz? 2014’te yeni yatırımlar olacak mı?
2013 yılı sonunda Girne Rocks Hotel’den çıktık ve 20 Mart 2014’te şimdiki yerimizin kapılarını açtık. 2013 bizim açımızdan istikrarlı geçti. 2014’te iyi başladı. Bu yıl için yeni bir yatırım planımız bulunmuyor.
-Karakum Metform Plaza’daki yeni yerinize ne zaman taşındınız? Mimarlarınız kimdi? Restoranda kaç personel çalışıyor?
20 Mart 2014’te yeni mekanımızın kapılarını açtık. 50 kişilik restoranımızda benimle birlikte 3’ü Çinli, 1’i Tayland’lı 19 kişi çalışıyor. İç mimar Yaprak Hamzalar ve Mahmut Anlar ile çalıştık. Salonumuz mutfakla beraber 150 metrekare. Yapımı süren bahçemiz de 144 metrekare.
Artık eskiye dönemeyiz
-Adada barış umutları yine canlandı. Görüşmeler sürerken, ABD’nin baskısı hissediliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
Her iki taraf da zor durumda. Biri beslemeydi, diğeri de besleme oldu. Artık onlar da AB’ye avuç açıyor. Ama artık eskiye dönemeyiz. Restoranıma gelen yabancılar Kıbrıs’ta neler olup bittiğini sorduğu zaman onlara şöyle anlatırdım: ‘Bir evlilik düşünün. Ailelerin organize ettiği bir evlilik. Aileler çifte önemli imtiyazlar sunuyor ve tek şartlarının da evli kalmalarını olduğunu belirtiyor. Çift birbirini sevmese de ellerindeki imtiyazları kaybetmemek için bu şartı kabul ediyor. Gündüzleri evli gibi davranıyorlar. Geceleri ise herkes sevgilisine koşuyor. Yani Rumlar Yunanistan’a, KKTC de Türkiye’ye. Görüşmelerin sonunda bir anlaşma olsa bile her iki taraf için de hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Herkes yine sevgilisine koşacak.
-Anlaşma olursa Rum tarafında bir Çin restoranı kurar mısınız?
Orada Çin restoranları var. Verdiğimiz hizmetle oradakilerin çok önüne de geçebiliriz. Şimdiye kadar da bu yönde çok teklif geldi. Hatta son teklif çok sağlam bir aileden gelmişti. Ancak hiç birini kabul etmedim ve yine de etmem. Her yerde fanatikler vardır. Orada çıkabilecek en küçük sorun bana zarar verecektir. Bu nedenle istemem.
***
Ülkemde sevdiğim işi yapıyorum
Başarınız: 1980’de eşim Kerwah’la evlenmek.
Hayaliniz: İngiltere’ye de Türkiye’ye de giderken hayalim tekrar ülkeme dönmek ve burada yaşamaktı. Hayalimi gerçekleştirdim. Doğduğum yerde sevdiğim işi yapıyorum.
Hayal kırıklığınız: Her zaman kapasitesini ve kabiliyetlerini bilen biri olmuşumdur. Bu nedenle ulaşabileceğim şeyleri isterim. Ve elde ederim.
Giyim tarzınız: Casual.
Sevdiğiniz şarkı: Yıldızların Altında.
Son okuduğunuz kitap: Hawaii—James Michener. Dördüncü kez ve yine büyük bir keyifle okuyorum.
Tatil tercihiniz: Yurt dışı ve özellikle Uzak Doğu tatillerini severiz.
































