Köşe Yazarları

Bu işin sağı solu yok…







Dün Radyo Havadis’te Sevgili Hüseyin Ekmekçi’yle yine Lefkoşa Belediye Başkanı’nı konuştuk.




Belediye’yi de konuştuk tabii. Yine pislik içinde kaldı bir anda. Özellikle sendikanın tutumu asla kabul edilir gibi değil. Yıllar yılı Lefkoşa halkı perişan olurken, belediye batarken eylem yapmaktan başkasını düşünmediler. En önemlisi de fedakarlık yapmayı. Ne ek ödeneklerinden geçtiler, ne çalışan sayısının azaltılmasını kabul ettiler. Biz, hepimiz bunları sineye çektik. Ama bugün hala 1 Mayıs ödenekleri gecikmiş diye Lefkoşa’yı çöpe boğmalarını vatandaş nefretle karşıladı. Artık hoşgörü yok. Herkes işini yapacak. Varsa ödenecek, yoksa fedakarlık yapacak…



Bizim daha fazla konuştuğumuz, Başkan Harmancı’nın sigaradan vergi alma niyetiyle başlayan tartışmaydı. Harmancı, yakışıksız bir şekilde, gelen tepkileri sağ-sol diye ayırdı. Birine kulak asarım, diğerini umursamam gibi bir tavır sergiledi…

Hep derim ya, arada arşiv karıştırmak lazım. Bir arkadaş üşenmemiş karıştırmış.

Bakın, bu sigaradan vergi tinyozluğu, zamanında Cemal Bulutoğluları’nın da aklına gelmiş. Hani ‘müflis tüccar,  veresiye defterlerini karıştırır’ derler ya, o hesap…

Tam bu konu gündeme geldiğinde, ki tarih Aralık 2007’ydi, en sert tepki, zamanın Esnaf ve Zanaatkarlar Derneği Başkanı Hürrem Tulga’dan gelmiş…

Tulga, “ “Bulutoğluları yapmış olduğu hesapsız harcamalardan dolayı bütçesinde oluşan açığı kapatmaya çalışıyor. Bunu da esnafın alınteriyle kazandığı paradan çıkarmaya çalışıyor. İnsanların parasına el koymak istiyor… Bu uygulama akla mantığa sığmaz, isyan çıkarırız” demişti…

Şimdi, neresinden tutalım acaba? Hürrem Tulga’nın sol kimliğini mi tartışalım? Bunu yapamayız,  mümkün değil…

Tulga’nın tepkisi gösteriyor ki, bu uygulamaya sadece sağcılar isyan etmiyor.

Ama arşive de bakınca, şimdiki solcu Belediye Başkanı, eski sağcı Belediye Başkanıyla aynı konuma düşmüş oluyor…

Yoksa, vergiyi sağcılar koyunca isyan, solcular koyunca kabul mü diyeceğiz..?

Sağ-sol ayırımı zaten bugünün dünyası için komik bir tanım bence. O nedenle böyle bir tartışma da komik olacak…

Demek ki neymiş, siyasi mevkilerde oturanlar, laf ağızlarından çıkmadan iki kere düşüneceklermiş…

Ha bu arada vatandaş soruyor saf saf, “Sigaraya zam yapınca, çöpler toplanacak mı… Yasada gelir getiren onca iş var, büyük büyük firmaları, işyerlerini ilgilendiren. Fakir fukaranın sigarasına mı göz dikti solcu Belediye Başkanı” diye…

KAHİN OLMAYA GEREK YOKTU, OLACAĞI BELLİYDİ…

Taşyapı’nın bugüne kadar elde ettiği karı cebine atıp, bir de üstüne KKTC’ye davalar açıp çekip gideceği konuşuluyor bugünlerde…

Aslında ne acı. 2013’den beri hiç değilse en az 5 yazım var bu konuda. Diyorum ki, “Söz konusu şirketin, ilk 4 yıl boyunca elle tutulur bir yatırım yapmayacağı, bu süre zarfında elde edeceği karı alıp, Ercan’ı bırakıp gideceği iddiaları ciddi ciddi konuşulmaya başlandı…”. Bu yazıyı yazdığım tarih 22 Nisan 2013… Sonra da defalarca tekrarladım. Bu adamın niyeti yatırım değil, havaalanı yapmak değil, havaalanı iletmeciliği tecrübesi edinip, pılısını pırtısını toplayıp kaçacak, aman dikkat, dedim… Taaa ilk basın toplantısında, “Sadece Amerika’dan değil, dünyanın her yerinden ortak arıyoruz” dediğinde de, hepimize tepeden bakıp, hakarete varan ifadeler kullandığında da….  

Nitekim her türlü yükümlülüğü için dava açtı. Ödemekten kaçtı. O günlerde arkası kalındı. Şimdi Türkiye’de de benzer davaları çıkınca destekçisi de kalmadı. Tek yapacağı, ya işini bir tamam yapmak, ya da kaçmak olabilir.

Bu arada CTP’nin de, Tahsin Ertuğruloğlu’nun da, Meclis’te açılmasını istedikleri şu soruşturmanın bir an önce açılmasında yarar var. Hani o Ersan Saner ve Sunat Atun’un hazırladıkları ihale şartnamesiyle, yaptıkları sözleşmenin birbirini tutmaması, arkasından alel acele ek sözleşme yapılması konusu.

Şimdi arkadaşlar yeniden bakan olmanın ferahını sürerken, bir zahmet bunun da hesabını versinler… 

YERİN KULAĞI VAR

NEYİN KARŞILIĞINDA:  Maliye Bakanı geçen ay iç borçlanmayla maaşları ödedi, geleceğimiz çalınıyor ama, biz maaş aldık diye seviniyoruz. Maalesef bizim ülkede hükümetlerin başarı kriteri maaş ödemekle ölçülüyor. Hazinede para yok ama, hükümetimiz tüm öğretmenlere de ödenek verme kararı alabiliyor. Peki ama, tüm bunlar neyin karşılığında söyler misiniz..?

O UZMANLAR NEREDE:  Suyun fiyatının, vatandaşa aşağı yukarı 5 liraya malolacağı açıklandı. Olaya en çok karşı çıkan Gönyeli Belediye Başkanı da fiyatı makul buluyor ve “Verin artık şu suyu” diye feryad ediyor. Bu arada daha önce “uzman” diye geçinenlerin yaptıkları tahminler vardı tonu 8-10 lira olacak diye. Oysa çıkan maliyet, şimdi ödediğimiz rakamlarla neredeyse başabaş. Tankerlere ödediğimiz rakamların ise kat kat altında. Ne buyurur bu uzman arkadaşlar acaba?

KOLAY LOKMA:  Türkiye’nin, CTP’yi hükümetten atmak istemediğini, CTP’nin burnunu sürterek istediklerini kabul ettirmeye çalıştığını söyleyen Talat, “Türkiye gördü ki kolay lokma değiliz” şeklinde konuştu. Kolay lokma olmayabilirsiniz ama, istediklerini kabul etmeyince de, hükümetten gitmeniz için düğmeye basıldı ve gittiniz. Ne yazık ki, ülkemizde siyaseti şekillendiren bizler olamadık. Ne zaman bunu denemeye kalksak, sonuçta kaybeden oluyoruz…

YİNE ŞEHİRCİLİK DAİRESİ: Zeytinlik köylüleri, bölgeye 5 tane yurt izni verilmesini protesto ederek, direnmeye devam ediyor. İzni veren de, sözde imar planlarına umut bağladığımız Şehircilik Dairesi. Girne’yi bu hale getiren de onlar. Kentlerin, doğasıyla, dokusuyla korunmasının bekçisi olması gereken Şehircilik Dairesi. Yalnız benim bildiğim, bu gibi inşaatlar yapılmadan halka ilan ediliyor ve şikayet varsa yapılamıyor. İşte halk tepkisini gösteriyor, geri alsanıza o izni.

OLMAZ OLSUN: Yeni hükümetle birlikte daha düne kadar, “Makam uğruna olmadık işler yapanları anlamıyorum, zamanı geldiğinde kenara çekilmeyi bilmiyorlar” diyenler, dün eleştirdikleri o makam sevdalılarından önce kapıları aşındırmaya başlamadılar. Bunu duyunca bir tuhaf oluyor insan. Ve bir kere daha anlıyorum ki, koltuk denen o şey ne menem birşeyse, insanları insanlıklarından çıkarıyor…

İSTEYENİN BİR YÜZÜ:  Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, çözüm konusunda iki tarafta da istek olduğunu ve bunun devam etmesi halinde sürecin başarıyla sonuçlanacağına inandığını söylemiş. İyi de bu işler istemekle olmuyor Sayın Başkan. Öyle olsaydı dünya bambaşka olurdu. İsteğin yanında niyet de olmalı ki bir anlam ifade etsin…

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#ffffff” color=”#444444″ bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]

ZİRVEDEKİLER

Ömer Kalyoncu: Genelde politikacılar, iktidara geldiklerinde muhalefette söylediklerini, muhalefete düşünce de, iktidardayken yaptıklarını unuturlar. Biz de hatırlatırız, belki utanırlar diye. Ömer Kalyoncu bu konuda müthiş bir “ters” örnek oldu. Ercan-Ombudsman- Tahsin Ertuğruloğlu konusunda, hükümet ortağıyken ne dediyse, şimdi de aynı dik duruşunu koruyor. Onun için, zirvede…

[/quote]

 

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#ffffff” color=”#444444″ bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]

DİPTEKİLER

Provokasyon Denemeleri: Türkiye’nin iç meseleleri, tehlikeli bir şekilde KKTC’ye taşınmak isteniyor. Hem de artık bayatlamış metodlarla. Neymiş efendim, “ CTP’nin üst düzeyde birçok yöneticisinin ve milletvekilinin PKK ile içli dışlı oldukları da bir gerçektir”diyor birisi.  Böylesine hassas konuların iç politika malzemesi yapılması, kimseye bir şey kazandırmaz. Ancak Kıbrıs Türk halkını birbirine karşı bölmeye, kırdırmaya kalkmanın vereceği zarar çok büyük olur.  Bugüne kadar benzer örneklerini gördük. O işleri karıştıranlar da tarihin çöplüğüne atıldılar. Herkes kimin ne olduğunu biliyor…

[/quote]

 









Başa dön tuşu