Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İran yeniden dünyalı oluyor

İran Devleti ile BM 5 daimi üyesi yanı sıra Almanya’nın da katıldığı, NÜKLEER  Antlaşma, 17 gün süren çetin müzakerelerden sonra, Viyana’da uzlaşı ile imzalandı. Müzakereye katılan güçler, P5+1 olarak nitelendirilmektedir.

P5+1   terimini, artık daha bir sıklıkla duyacağız.
Bu uzlaşının sağlanmasıyla, Orta Doğu ve dünyada birçok şey değişecek.
Tüm dünya, bu antlaşmayı olumlu karşılarken, Amerika’da Cumhuriyetçi Parti ve İsrail’de hükümet, bu uzlaşmaya kesinlikle karşı çıktı.
Şimdi, bu uzlaşmanın önemli maddelerine bakalım:
İran  bu antlaşma ile, belirli noktalarda, BM’ye ülke içerisinde denetim yapma hakkı verdi.
Tahran yönetimi anlaşmayla BM’nin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun askeri üslere “kontrollü girişine” izin vermiş oldu.
Şüpheli nükleer etkinlik olduğu düşünülen üslere giriş, P5+1 için en önemli taleplerden biriydi…
Antlaşmayla BM’ye kapsamlı denetim izni veriliyor ancak İran’ın, askeri üslere giriş izni taleplerine itiraz hakkı bulunuyor.
Tahran uranyum zenginleştirmede kullanılacak santifrüj sayısını anlaşmayla üçte iki oranında azaltmayı da kabul etti.
Ancak önümüzdeki ilk 10 yıl içinde zenginleştirilmiş uranyum biriktirmeme şartıyla, uranyum konusunda geliştirme ve araştırma yapmasına izin verildi.
Bu antlaşmaya göre, petrol, doğal gaz, finans, havacılık ve deniz taşımacılığı alanlarında Amerika ve Batı’lı güçlerin uyguladığı yaptırımlar kalkacak, İran yurtdışındaki milyarlarca dolarlık varlığına yeniden ulaşabilecek.
ABD’li yetkililere göre mal varlıklarının serbest bırakılmasıyla İran 100 milyar dolardan fazla değerdeki varlığa yeniden erişebilecek
Anlaşmanın uygulanmaya başladığı gün, AB’nin İran’a uyguladığı petrol ambargosu da kalkacak.
İran ile Batılı güçler arasındaki nükleer anlaşmazlık 13 yıldır devam ediyordu.
ABD-İran ilişkilerindeki yumuşama, Sünni güç Suudi Arabistan’ı ve Sünni yönetimlerin bulunduğu diğer Körfez ülkelerini endişelendiriyor.
Bu ülkeler Şii İran’la ilgili derin şüphelere sahip; Suriye, Yemen ve başka yerlerdeki savaşları İran’ın körüklediğini düşünüyorlar.
Bölgenin nükleer silaha sahip tek ülkesi olarak nitelendirilen İsrail de anlaşmadan dolayı memnuniyetsiz. Başbakan Netanyahu, uzlaşmayı “tarihsel boyutları olan kötü bir hata” olarak niteledi.
İran ile dostane ilişkisini bozmayan ve İran’a uygulanan ambargo sürecinde bile İran’ın yanında duran Türkiye, bu antlaşmadan büyük bir sevinç duyduğunu açıklayan ilk ülkeler arasında yer aldı.
Yaptırımların kalmasıyla birlikte İran’daki en önemli değişimlerden biri, yeniden petrol piyasasına tam kapasiteyle girmesi olacak.
ABD kaynaklı tahminlere göre, nükleer anlaşmazlık nedeniyle konan yaptırımlar sonucu İran’ın petrol ihracatı yarı yarıya düşmüş, ekonomisi yüzde 20 kadar küçülmüştü.
Anlaşmaya varıldığının açıklanmasının hemen ardından dünyada petrol fiyatları varil başına 1 dolar kadar düştü ve son üç ayın en düşük seviyesine ulaştı.
İran petrolünün, dünya piyasasına yeniden dönüşü ile ilgili çalışmaların ancak bir yıl içerisinde tamamlanabileceği de yapılan açıklamalar arasında.
Ancak Batı’lı ülkeler, son Ukrayna- Rusya krizinden sonra, ülkelerine yeni enerji kaynakları ve yeni koridorlar ararken, İran ile imzalanan antlaşma, bu konuda da TARİHİDİR.
İran’ın içine gelince, halk, Batı ile yumuşamanın, ülke içerisindeki EKONOMİK KALKINMA’ya hız vermesinin yanı sıra, kişisel özgürlüklerin ve Batılı yaşam tarzının da, daha da güçleneceği düşüncesindedir.
• postaFacebookTwitterGoogle+