Poli

İradesi Güçlü Çocuklar

Damla Günsel
Damla Günsel

Dünyanın neredeyse her yerinde anne-babalar çocuklarının davranışlarıyla baş etmekte benzer zorluklarla karşılaşıyorlar. Bir markette ya da oyuncakçıda istediği alınmadığı için ağlayan, parktan eve gitmemek için direnen çocuklar ve onların mahcup, yorgun ve çaresiz anne-babalarıyla karşılaşmışsınızdır mutlaka. Ya da istediklerini elde edene kadar sizi, limitlerinizi ve sabrınızı zorlayan çocuklarınızla benzer tecrübeleriniz olmuş olabilir. İstediklerini siz ne derseniz deyin elde edene kadar direnen çocuklara “zor”, “inatçı” ya da aslında “iradeli” çocuklar diyoruz. Aslında zor çocuk olarak etiketlediğimiz çocuklar kendi düşüncesinden, doğrularından kolay vaz geçmeyen çocuklar. Onlar ne istediğini çok iyi bilen, cesur çocuklar. Kendi liderleri olmaya çalıştıkları, kendileri için önemli olanları korumaya çalıştıkları için dirençle karşılaşıyorsunuz çoğu zaman. Meraklılardır, keşfetmek isterler ve meraklarını gidermek için limitleri zorlarlar. Bu yüzden sizin ne dediğinizle çok ilgilenmezler. Duygularını, heyecanlarını ve tutkularını yoğun yaşarlar. Hal böyle olunca çatışmalar da kaçınılmaz oluyor.

empaty

“İradesi güçlü çocuklarla nasıl baş edilir?”

Dirençli çocukları olan yorgun danışanlarımdan en sık duyduğum sorulardan biri bu. Genelde denedikleri baş etme yöntemleri başarılı olmayınca “kötü” ya da “başarısız” ebeveyn oldukları yanılgısına kapılabiliyor pek çok ebeveyn.  Kimse ne yapacağının ya da yapmayacağının söylenmesinden hoşlanmaz, bu 3 yaşında bir çocuk için de geçerli. Karakteristik özellikleri de olsa çocuklardaki dirençli davranışlarla baş etmenin yolları var elbette.

Sizin isteklerinize karşı direnç gösteren çocuklar aslında “zor” değiller. Durumu zorlaştıran biz yetişkinlerin onların tutumlarına karşılık şeklimiz oluyor. Zorluk, yetişkinin kendi arzusu ile ne istediğini bilen ufaklığın kendi doğrusunun çatışmasıyla ortaya çıkıyor. Elbette bir yetişkin olarak yapmayı arzuladığı şeyin çocuğunuza zarar vereceğini kestirebilirsiniz ya da her istediğini almamanız gerektiğinin ya da yemekten önce neden dondurma yiyemeyeceğinin mantıklı nedenlerini de. Çocuklarını seven, onlara değer veren onlar için en iyisini isteyen birer anne-baba olarak onları korumaya çalışıyorsunuz; ancak sonuç bir direnişe ve güç çatışmasına dönüşüyorsa duruma çocuğunuzun gözünden bakabiliyor musunuz gözden geçirmenizde fayda var derim.

Her anne-baba sorumluluk alabilen, iş birliği yapabilen, kendine yetebilen, mutlu çocuklar yetiştirmek ister. Onun iyiliği söz konusu olduğunda ise yapmasını istediğiniz şeyi size “itaat” ettiği için değil sizinle “kendi iradesiyle” hem fikir olduğu için yapmasını sağlamalısınız. Kendi arzuladığına karşı sizin talebinizi kabul etmeyi size güvendiği, onu sevdiğiniz için her zaman “evet” diyemeyeceğinizi bilmesini sağlamalısınız.

İradesi güçlü çocuklarla baş etmek, sandığınız kadar zor değil. Her çocuk gibi onların da anlaşıldığını bilmeye ve sevildiğini hissetmeye ihtiyaçları var. Bu iki koşulsuz şartı sağladıktan sonra onlara seçenekler sunmalısınız. Kendinden emin, ne istediğini bilen iradeli çocuklar meydan okumayı seven, enerjisi yüksek ve dirençli çocuklardır. Böyle güzel özellikleri korurken onların iş birliği yapma becerilerini geliştirmek de mümkün. Barışçıl bir şekilde iş birliği yapabilmek için davranış değişikliğine gitmeniz gerekiyor. Bunun için size 6 önerim olacak:

  • Deneyerek öğrenmeyi seven minik cesur maceracılar olduklarını hatırlatın kendinize. Yani eğer fırın sıcaksa bunu sizin söylemenizle yetinmeyecek, kendileri deneyimlemek isteyeceklerdir. Onların davranışlarını kontrol etmeye çalışmak yerine, deneyimleyerek öğrenebilmeleri için onlara imkan sağlayın. Meraklarını giderebilmek için sizin limitlerinizi aşmayı deneyeceklerdir. Bunu kendinize hatırlatın ve onlarla iş birliğine gidin; deneylerine ortak olun.

 

  • Kendi hayatlarıyla ilgili kontrolü ellerinde tutmak isteyeceklerdir. Dişlerini fırçalamadıkları için onlara söylenmek yerine “Yatmadan önce yapman gereken başka ne var?” diye sorun. Eğer beklediğiniz yanıt gelmemişse biraz daha yönlendirici olmayı deneyin: “Her gece yatmadan önce duş alıp temiz iç çamaşırları giyilir, dişler fırçalanır. Duş alıp temiz iç çamaşırı ve pijamalarını giymişsin; bu harika. Peki şimdi sırada ne var?” Kendi hayatlarıyla ilgili kontrolün kendilerinde olduğunu hisseden çocuklar sizinle zıtlaşmaya gitmeye de ihtiyaç duymayacaktır.

 

  • Ona seçenekler sunun. İradesi güçlü bir çocuğunuz varsa, ona ne yapacağını söylediğiniz zaman işler karışacaktır. Seçenekler sunmanız, kontrolü elinde hissetmesini sağlayacaktır. Elbette duruma uygun ve baş edebileceğiniz alternatifler sunmalısınız. Kimi zaman yapılması gerekenden taviz vermeniz mümkün olmaz. O zaman da anlaşmaya gitmeli, yapmasını istediğiniz şeyi kabul etmesini sağlamak için yönlendirici alternatifler sunmalısınız:

 

Eğer parktan 10 dakika içinde ayrılmanız gerekiyorsa, son anda “oyun bitti, eve gitme zamanı!” demeniz işleri zorlaştıracaktır. Yanına gidin ve “şimdi mi gitmek istersin yoksa 10 dakika sonra mı?” diye sorun.  Yanıt muhtemelen ikinci seçenek olacaktır. “10 dakika sonra gitmek için anlaştık o zaman.” diyerek el sıkışın ve devam edin “10 dakika sonra oyunu bırakmanı kolaylaştıracak ne yapabiliriz?”

 

  • Kendi seçimlerini yaşamasına izin verin. Hava soğuk ve pek çok danışanım çocuklarına ceket giydiremedikleri konusunda şikayetçi. Şunu denemenizi öneririm: “Hava soğuk ve ben ceket giyiyorum. Sen ceket giymek istemediğini söylüyorsun. Dışarıya çıktığımızda üşüyeceğini düşünüyorum ve ceketini almak için eve geri dönmek zorunda kalacağız. Dışarıya çıktığımızda üşüyüp ceketini giymek istersen diye onu yanımıza alalım, böylece geri dönmek zorunda kalmayız, ne dersin?”

Ceketini giymeden kapıdan çıktığı için hasta olmayacaktır, aksine onunla güç savaşı yapmadığınız için üşüdüğü zaman ceketini giymek isteyecektir. Bu uzlaşmacı yöntem yeni bir bilgi ile tercihlerini değiştirmenin kabul edilebilir olduğunu anlamasına yardımcı olacak ve size güvenmesini sağlayacaktır. Ancak ceketini istediği zaman “ben kazandım” “ben haklıydım” gibi bir üstünlük gösterisinden kesinlikle kaçınmalısınız; aksi takdirde size direnecektir.

 

  • İnatlaşmayın. Karşınızdaki kişi kaç yaşında olursa olsun baskı her zaman dirence neden olur. Katı bir tavırla çocuğunuzun karşısında durursanız kendini ispatlamak için size direnecektir. İşlerin ne zaman güç savaşına dönüştüğünü anlayabilirsiniz. Bunun bir savaş olmadığını kendinize hatırlatın, durun ve derin bir nefes alın. Eğer onunla inatlaşmaya devam ederseniz evet belki savaşı siz kazanacaksınız ama aranızdaki ilişkiye zarar verecek ve çocuğunuzu kendinizden uzaklaştıracaksınız. Kendisi ile ilgili kararlar alması için ona izin vermelisiniz. Eğer yapmak istediği şey onun için tehlike arz ediyorsa bu ihtiyacını güvenli bir şekilde karşılamasını ona farklı yollar sunarak sağlamalısınız.

 

Onları dinleyin. Yetişkinler olarak yapılması gerekenler konusunda mantıklı gerekçeleriniz olabilir; ancak çocuklarınızı dinlemek için mutlaka zaman ayırmalısınız. Aldığı kararın kendince haklı yönleri var ve önemsediği bir şeyleri korumaya çalıyor, bunu unutmayın. Gerekçeleri size mantıklı gelmiyor olabilir ancak ufaklığa saygı göstermeli ve işi kolaylaştırıcı alternatifler sunmalısınız. Banyo yapmak istemiyorsa “yıkanmak zorundasın!” diye karşılık vermek yerine uzlaşmacı ve anlayışlı olun: “Banyo yapmak istemediğini anladım. Nedenleri hakkında benimle konuşur musun?”

 

Her çocuk anlaşılmak ve saygı görmek ister. Empati kurun ve seçenekler sunun. Aldığı karara saygı duyun ve arkasını kollayın. Bu sayede iradesi güçlü çocuğunuzla uzlaşmacı bir yöntemle orta noktayı bulabilirsiniz. Ancak kimi zaman dirençli çocukların iradesi karşısında zayıf hissedebiliyor ve kolay pes edebiliyor anne-babalar. Yukarıda bahsettiğim davranış değişikliği önerilerime rağmen durumla baş edemediğinizi düşünüyorsanız, çocuğunuzdaki davranışlar kalıcı hale gelmeden bir uzmandan yardım almanızı öneririm.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı