Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İngiliz’den imamlara

İngiliz Sömürge İdaresi ısrarla ada Türklerini İslam çizgisinde tutmak istiyordu.

O sıralarda milliyetçilik akımı başlamış,

Bu çerçevede İslam kimliğinin önüne Türk kimliği konmuştu.

İngiliz bundan rahatsızdı.

Şapkayı memlekete o getirmesine rağmen, fesi atıp şapka giyenleri “Atatürkçü” belleyip fişliyordu.

Hatta Lefkoşa Türk Lisesi’nin adını değiştirip İslam Lisesi bile yapmıştı.

Türk Bayraklarının sandıklarda saklandığı yıllardı,

O dönemlerde ilkokul öğrencileri Cuma günleri camiye götürülüyordu…

Doğrusu,

O dönemlerde bile,

Hiçbir din öğretmeninin yobazlık yaptığı görülmemiştir…

Sömürge döneminde Türk bayrağı bir tek Türk Konsolosluğunda asılı durur,

Oradan gelip geçenler Türk bayrağına saygı olsun diye etrafı kollayarak şapkalarını çıkarırlarmış.

Kimisi acayip el kol işretleri yapar,

Başını kaşıyacak ya da terini silecekmiş gibi yaparak, Türk bayrağının yanından geçerken şapkasını çıkarır, saygısını göstermiş olurdu…

O yıllar böyleydi.

Nihayetinde,

İngiliz çekip gitti…

Gel zaman git zaman imamlar başa geldi.

Mini eteğe,

Açık olmaya,

Streç pantolon giymeye,

Kadınların kahkaha atmasına,

Rakı içmeye,

Kızlı erkeli yurtlarda bir arada olmaya,

Kızlı erkekli el ele dolaşmaya gıcık oluyorlar.

İngiliz İslam Lisesi açmıştı,

Bunlar ilahiyat fakülteleri açıyor,

İngiliz şapkaya karşıydı,

Bunlar kız çocuklarının başlarını kapatıyor,

İngiliz, kimlik kartlarına İslam/Sunni yazdırıyordu,

Bunlar sunni din kültürünü yaymaya çalışıyorlar…

Benzerlik ilginçtir…

İngiliz’in yapmadığı tek bir şey vardı.

Adaya İngiliz nüfus aktarmamış, yanılmıyorsam hiçbir yerde de böyle bir siyaseti olmamıştı.

Bu onların hesap etmedikleri bir zamanda çekip gitmesine neden olacaktı…

Bunlar İngiliz’den de baskın çıktı.

Baktılar ki,

Mevcut nüfus anlamıyor,

Kapanmıyor,

Kendi bildiği gibi ibadet yapıyor,

İlahiyat okullarına ve kuran kurslarına gitmiyor,

Camiye bayramdan bayrama gidiyor,

Kızlar erkekler el ele sarmaş dolaş oluyor,

Açıldıkça açılıyor,

Ve nerdeyse tekmili birden ayyaş.

O zaman bulundukları yerde yaptıkları gibi ayrılık gayrılık çıkarmaya başladılar.

İngiliz Türk’ten Rum’a, Rum’dan Türk’e böl ve yönet yapıyordu,

Bunlar daha beter çıktı Türk’ten Türk’e yapmaya başladılar.

Buraya gelip yaşayan nüfusun bu adanın kültürü ile bütünleşmesinden zül duydular.

Yapmak istediklerini onlar üzerinden yapmaya yeltendiler.

Ki bu yaklaşım başka dönemlerde de görülmüş,

Birbiri ardına partiler kurulmuştu.

Bunların her seferinde başarısızlıkla sonuçlanmasından ders çıkarmadılar…

İngiliz giderken üs almıştı.

Bakalım imamlar giderken ne alacak?