“ÇARESİZ DEĞİLİZ”: Eroğlu: Biz Kıbrıs’ta barışçı, uzlaşıcı, kapsamlı çözümden yana bir siyaset izliyoruz. Kimsenin hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur. Ancak kendi hak ve çıkarlarımızı savunmakta da kararlıyız. Çaresiz ve alternatifsiz değiliz
“TÜRKİYE’NİN VAZGEÇİLMEZİ”: Çavuşoğlu: Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru veya Rum devletinde azınlık haline getirilmesine izin verilmesi asla mümkün değildir. Doğal kaynaklar konusu başta olmak üzere Kıbrıs Türk tarafının hak ve çıkarlarının korunmasını Türkiye olarak vazgeçilmez görüyoruz
GELİR PAYLAŞIMI: Çavuşoğlu: Önemli olan sondaj çalışmasının kimin tarafından yapıldığı değil, bizim için önemli olan sondajda çıkacak gazın ve petrolün yani gelirin paylaşımı. Bunun garanti altına alınması lazım. Bu anlaşma devam edebilir ama buradan elde edilecek gelirin paylaşımı konusunda anlaşmaya varılabilir. Olayı hiç saptırmaya gerek yok
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, basın toplantısında yaptığı konuşmasında, “Kıbrıs’ta varılacak bir antlaşmanın, iki halka ait hidrokarbon yatakları ile bölgedeki diğer hidrokarbon yataklarının Avrupa’ya en uygun pazarlanmasına olanak sağlayacağı, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki üyelik sürecine ivme kazandıracağı da açıktır” dedi.
“Ortak konu milli dava…”
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu bir kez daha KKTC’de görmekten mutluluk duyduğunu belirterek, Çavuşoğlu’nun bu ziyaretinde de ortak konunun milli dava olduğunu kaydetti.
Görüşmede, Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri derinliğine ele alma fırsatı bulduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, görüşlerinin tamamen örtüştüğünü bir kez daha gördüklerini, teyit ettiklerini belirtti.
Rum tarafı dayatma gayretinde
Rum tarafının, bazı kabul edilemeyecek ön koşullarla ve dayatma gayretleriyle, kendileri için telafisi mümkün olmayacak oldubittiler yaratmaya çalıştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Rum kesimi halen hidrokarbon yatakları konusundaki tek yanlı faaliyetlerini sürdürüyor ve bizim bunlar karşısında elimiz kolumuz bağlı beklememizi, kendilerinin tüm tasarruflarını sineye çekmemizi bekliyor” dedi.
Bu durum karşında Anavatan Türkiye ile sürekli istişare ve dayanışma içerisinde Kıbrıs Türk halkının hakkını, hukukunu savunmaya devam etiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, bu konudaki kararlı tutumları ve desteklerinden ötürü Çavuşoğlu’nun şahsında Anavatan Türkiye Hükümeti ve halkına teşekkür etti.
“Görüşme kapısını hep açık tutmaya çalıştık…”
Kıbrıs Türk tarafının, Rum tarafının tüm olumsuz tutumlarına rağmen, hep görüşme kapısını açık tutmaya çalıştığını ve bu yapıcı, uzlaşıdan yana tavrını devam ettirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, şöyle devam etti:
“Bildiğiniz üzere, Anavatan Türkiye’nin bizim Hükümetimizin yetkilendirmesi ile Kıbrıs Türk Halkı’nın haklarının korunması için yayınladığı Navtex’in süresi 31 Aralık 2014 tarihinde doldu. Bunun hemen öncesinde Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemisi de görevine ara vererek Gazimağusa limanına demirledi. Bu sırada Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, yeni üç alanda hidrokarbon yatakları araştırması yapmak için 6 Ocak’ta bir Navtex yayınlayacağını tüm dünyaya duyurdu. Bu arada, Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’in masadan çekilmesiyle duran görüşmeler sürecini yeniden başlatma çabası içinde olan BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, çabalarına bir fırsat tanıma adına bizden, bu tarihin bir gün öncesine denk gelen 5 Ocak tarihine kadar süre istedi; bu tarihe kadar hiçbir adım atmamamızı ve açıklama yapmamamızı önerdi.”
.jpg)
“Yeni bir ön şart…”
Kıbrıs Türk tarafının Eide’nin önerisini olumlu karşılayarak, çabalarına bir şans tanımak için 5 Ocak akşamına kadar hiçbir adım atmadığını ve herhangi bir açıklama da yapmamaya özen göstererek beklediğini anlatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Peki, Kıbrıs Rum tarafının bu iyi niyetli davranışımıza tepkisi ne oldu? Buna olumlu yanıt vermek yerine, Sayın Eide’nin çabalarını sabote eder şekilde, Rum tarafı, daha önce 6 Ocak’ta başlayacağını duyurduğu çalışmaları öne alarak 2 Ocak 2015 tarihinde yayımladığı duyurularla faaliyetlere başlamış oldu. Sayın Anastasiadis, 5 Ocak’ta Rum siyasi parti başkanlarıyla yaptığı toplantının ardından yaptığı açıklamada ise, Sayın Eide ve ilgili tüm tarafların çabalarıyla alay edercesine, silah zoruyla 1963’te gasp ettikleri sözde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ sıfatıyla sürdürdükleri tek taraflı faaliyetleri ve Rum tarafının egemenliğini kabul etmemizi yeni bir ön şart olarak öne sürmüştür” dedi.
Rum lider Anastasiadis’in bu ön şartı ne kendilerinin, ne de anavatan Türkiye’nin kabul etmeyeceğini bildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Anastasiadis’in Kıbrıs konusunun temelinde egemenliğin yattığını gayet iyi bildiğini vurguladı.
.jpg)
“Barışçılığımız, zaaf olarak algılanmasın”
“Ancak, barışçılığımız, uzlaşıcılığımız hiç kimse tarafından bir zaaf olarak algılanmasın” diyen Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının çaresiz veya alternatifsiz olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Eroğlu şöyle devam etti:
“Başımızda devletimiz, yanımızda Anavatanımız vardır. Halkımızın statükoya bir yarım asır daha mahkum edilmesine göz yummamız söz konusu değildir. Bizi 46 yıldır sonuç getirmeyen görüşmelere mahkum edenler, bilmelidirler ki, her şey gibi sabrın da bir sonu vardır.”
Eroğlu, gerek BM Genel Sekreteri’nin, gerekse uluslararası toplumun mevcut döneme bir son şans olarak baktığını, bunu açıkça ifade ettiğini dile getirerek, 50 yılı aşkın süredir adada bir barışı koruma görevi sürdüren BM Barış Gücü’nün görevinin ay sonunda bir kez daha uzatılacağını söyledi.
































