Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İcraat için kolları sıvama zamanı

Hükümetle ilgili geniş çaplı bir hoşnutsuzluk mümkün.

Temmuz 2013’ten bugüne bakın…
Hafızalarda kalan tek Bakanlar Kurulu kararı geçtiğimiz hafta içerisinde alındı.
O da piyasayı rahatlatmaya yönelik kredilerle ilgili karar.
Bunun dışında, memleket yangın yerine dönerken alınan başka karar var mı?
Bu hükümet, bozulur ya da dizilir…
Hiç önemi yok artık.
Zira, bıçağın kemiği parçaladığı bir noktadayız artık…
Alım gücü hızla düşüyor.
Öğretmen, doktor gibi kesimlerin sosyo- ekonomik yapısı artık tartışma konusudur.
Kamuda rüşvet ayyuka çıktı…
Güvensizlik aldı başını gidiyor.
Kıbrıs sorunu önemli bir aşamaya gelirken, üç başlı bir yapı ortaya çıkıyor.
Bir tarafta Eroğlu…
Diğer tarafta Dışişleri Bakanı Özdil Nami…
Farklı at6aklarla sürece bir şekilde dahil oluyorlar.
Bir de hükümetin DP kanadı var ki, neredeyse hiç ortada yok…
Hükümet, kısa sürede irtifa kaybetti.
İçişleri Bakanlığı var mı? Ne iş yaptığını gören var mı?
Milli Eğitim Bakanı’nı, “şurayı ziyaret etti, buradan geçti” haberleri dışında işiten var mı?
Çevre Bakanı’nın “cek-caklı” söylemleri dışında elle tutulur bir icraatı oldu mu?
Sağlık Bakanlığı gündemdeki sorunları alaşağı edebildi mi?
Spor onda… Ekonomi onda… Turizm onda…
Serdar Denktaş’ın uhdesindeki bu konularda bir atılım görebildik mi?
Ve başbakanlık makamı…
Bu süreci başarı ile götürebildi mi?
CTP’li ya da DP’li…
Bu sorulara, sorunların ortadan kaldırıldığı yönünde “evet” cevabı verebilir mi?
Partizanlıktan ve partizanca düşüncelerden arınmamız gereken bir dönemdeyiz.
Maşallah Kıbrıs Türk medyasında, neredeyse tüm siyasiler bir “yardakçı” buldu…
Sanırsınız ki “gazla” çalışıyor.
Gazlayan gazlayana…
Mazbata azabı çekenleri dinleyin…
Çiftçiyi dinleyin, hayvancıyı dinleyin…
Öğretmeni dinleyin, doktoru dinleyin…
Bu hükümet devam eder, ya da bozulur…
Bir önemi kalmadı.
Ahali icraat görmek ister.
Değişimi ve dönüşümü sağlayacak idareyi görmek ister.
Bugünler geçer.
Bugün “ulaşılmaz” makamlarda olduğunu sananlar, yarın “sıradan vatandaş” olarak devam eder yoluna.
Dönüp geriye bakan, “Ben toplumumum için şunu yaptım” diyebilecek mi?
Aslolan budur.
Bunu diyebilmek için de kolları sıvama vaktidir.
Şimdi de bu toplumu “yerel seçimin” partizan hırslarına kurban etmeyin.

Toplumun sorunlarına değil, seçime vakit ayırmayı düşünen varsa, kabinedeki görevini sonlandırsın…
Zaman, vatandaşın sorunlarını çözme zamanıdır…

***
Birinci aday…

Demokrat Parti’nin yıllardır en önemli isimlerinden biri de Hasan Birinci.
Birçok şeye rağmen, partisinden hiç kopmadı.

Hasan Birinci, Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş ile de hep yakın çalıştı.
En popüler olduğu dönemlerde dahi…
Hani Esentepe’nin futbolda altın yıllarını yaşadığı, Hasan Birinci’nin kulüp başkanı olduğu dönemler.
Merhum başkan Erdal Barut, Milliyetçi Adalet Partisi’nden girip kazandığı seçimin ardından Demokrat Parti’ye geçmişti.
O dönemde, belki de DP adına aday olma ihtimali olan Hasan Birinci, Erdal Barut’un hep yanında durdu.
Hatta kıskanılacak düzeyde iki arkadaş oldular.
Şimdi, DP Esentepe’de yeni bir aday arayışında.
İki isim var.
Biri Sinan Güneş.
Diğeri Hasan Birinci.
Esentepe’nin yapısı gereği iki kesim kamplaşıyor zaman zaman…
Aynikolalılar…
Karadenizliler…
Erdal Barut, iki kesimi de harmanlamış, iki kültürü kaynaştırmış ve uzun süre başkan olarak takdir toplamış bir isimdi.
Demokrat Parti şimdi, Barut gibi kazanacak bir isim peşinde.

Birinci kararını verdi
Hasan Birinci kararını verdi.
Esentepe yanında, Karaağaç ve Bahçeli köylerinde de sondajını yaptı.
Şimdi sıra adaylığını açıklamaya geldi.
Ya Demokrat Parti, Hasan Birinci ismini açıklayacak, ya da kendisi…
Bu ne demek mi?
Net karar verildi deme.
Birinci aday olacak.
Ama DP’li… Ama DP’siz…
Birinci aday olmaya karar verdi ya…
Eğer partisi DP, “Sinan Güneş” derse…
Hasan Birinci bağımsız aday olarak seçmenden oy isteyecek…
Esentepe’de son tablo bu…

***

Anket savaşları
Ulusal Birlik Partisi, DP ile ittifak kararının ardından, henüz bir rahatlamaya giremedi.
Giremedi, zira henüz belirlenemeyen sorunlar var.
Herkes, biz de dahil Gönyeli’de aday belirlendi dedik ama, Olgun Amcaoğlu’nun yanında, örgüt başkanı Mehmet Amca ve iş insanı Alişan Şan aday olmak için bastırıyor.
İskele’de Halil Orun aday ama Hasan Sadıkoğlu’nun henüz son sözünü söylemediğini biliyoruz.
Akdoğan’da çok sayıda isim var, aday. Adem Ademgil’e karşı bağımsız isimler gündemde.
Girne’de DP adayına destek verileceği söylendi ancak bir önceki seçimlerde “kıl payı” Sümer Aygın’a geçilen Nidai Güngördü “bağımsız aday” olmaya hazırlanıyor.
Lefke’de de Mehmet Zafer aday dense de, bağımsız adaylar gündeme gelmeye başladı.
Velhasıl…
UBP, hızla “anketlere” sarıldı.
Başkan Hüseyin Özgürgün, anket sonuçları ile aday adaylarını ikna etme yolunda.
Bu da, seçim başlamadan UBP’nin ciddi bir kaynağı araştırma şirketi KADEM’e verdiğini gösteriyor.
Sahi, kim ödüyor bu araştırma ücretlerini?
Her bir araştırmanın 5 bin TL civarında olduğunu düşünürsek…
UBP, aday belirleyene kadar, seçim harcamalarının önemli bir bölümünü tüketmiş olacak.
“Kasada para yok” dense de…
Seçim başlamadan en çok parayı harcayan parti gibi görünüyor UBP…

***

Tunalı SDP ile geliyor
Demokrat Parti döneminde müsteşardı, bir dönem de UBP’den milletvekili aday adayı oldu…
Uzun süredir de gerek gazete yazılarında, gerekse sosyal medyada düzene muhalif duruşu ile dikkat çekiyor.
Tözün Tunalı’dan bahsediyorum.
Çetinkaya’nın efsaneleri arasında yerini almış değerli, bir spor insanı aynı zamanda…
Tözün hocamız, “Emekli maaşımla gül gibi yaşardım ama…” diyerek, Sosyal Demokrat Parti’yi kurduğunu gerekçeleri ile açıkladı.
Nedir bu gerekçeler:
1. Şu anki partiler yeteri kadar halka hizmet vermiyorlar,
2.  Hukuk tam işlemiyor, yiyenin yanında kalıyor her şey,
3. Siyaset kişiler için yapılıyor, menfaat ön planda tutuluyor,
4. İnsanlarımıza eşit davranılmıyor,
5. Eşitlikçi bir yapı yaratılmıyor,
6. ADALETÇİ sistem yok,
7. İnsan ve toplum odaklı yapı yok,
8. Yenilikçi yapı kurulamıyor,
9.  Demokratik siyaset yapılmıyor,
10. Kadın-erkek eşitliği yok,
11. Toplumu hedefleyen kararlar alınmıyor,
12. Değişime açık politikalar uygulanmıyor,
13. Devleti halkın hizmetine sokacak düzenlemelere yer verilmiyor.
14. Sosyal, kültürel ve sportif alanda bir yapılanma yapılamıyor.
15. Ekonomik atılımlara yer verilmiyor.
Kıbrıs Türk siyasi yaşamı, yeni bir parti ile tanışıyor.
Daha fazlasını görebilmek için Tözün hocanın atacağı ikinci adımı beklemek gerek…

////////////////

İkisi de çok abarttı
BET Ofislerine yönelik tepkiler hızla büyüyor.
DAÜ’nin ardından, LAÜ ve UKÜ de gelişmelerden duydukları rahatsızlığı ifade ettiler.
Ancak, kimin umurunda.
Stan to Beting ve Nicosia Beting, 2- 3aydır sağlam bir “agresiflik” içerisinde.
Bulundukları işyerlerini baştan aşağıya büyük büyük tabelalarla donatıyorlar.
Bu kadar büyük tabelalarla reklam yapmak, sanırım yasaya da aykırı.
Devlet, bu alandan aldığı gelirle ilgileniyor, o kadar.
Her iki şirket de son dönemlerde tabelaları aracılığı ile bu alana duyulan öfkeyi de ateşliyor.
Spor Dairesi, bu konuda gereğini yapmalı…