“YASA ADALETSİZLİK GETİRDİ”: Göç Yasası olarak bilinen “Kamu Çalışanlarının Maaş, Ödenek ve Ücretlerini Düzenleyen Yasa”sına karşı çıkan “Göç Yasası’na Dur De İnisiyatifi”, yasanın gelir dağılımında ve sosyal eşitlik hususunda “adaletsizlik” yarattığını savundu. Sendikalar, yasanın yürürlükten kaldırılması için yeniden mücadele başlattı
“SİSTEMATİK TUZAK”: Göç Yasasına Dur De İnisiyatifi, Göç Yasası’na karşı çıktığı için sendikaların hükümet tarafından bilinçli bir şekilde kamuoyunun nezdinde “Eşit maaş artışına karşı çıkan” örgütler konumuna getirildiğini iddia etti
YÜZDE 35 DAHA AZ: Yasanın uygulamaya geçtiği tarihten itibaren, kamuda yeni işe başlayan gençler “açlık sınırının altında” maaş alıyor, birçok sosyal hak ve tahsisattan yararlanamıyor. Yapılan hesaplamalar, 2011’den itibaren işe başlayan gençlerin yüzde 35 ve üzerinde düşük maaş aldığını ortaya koyuyor
KAMUDAN ÇIKIP GÖÇ EDİLİYOR: KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, “fakirleştirme ve göç ettirme” politikası güden söz konusu yasanın “fakir ve ülkeden göç eden” gençler yarattığını söyledi. HÜR- İŞ Federasyonu Başkanı Yakup Latifoğlu, “Sonuna kadar haksızlıkla mücadele edeceğiz” dedi
Göç Yasası’na karşı çıkan “Göç Yasasına Dur De İnisiyatifi” üyesi bazı sendika temsilcileri, dün Havadis’i ziyaret ederek başlatmış oldukları mücadelede seslerinin kamuoyuna duyurulması noktasında destek istedi.
Havadis Gazetesi, Genel Müdür ve Genel Yayın Yönetmeni Başaran Düzgün ve Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Ekmekçi ile bir araya gelen “Göç Yasasına Dur De İnisiyatifi” üyesi, Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen) Genel Sekreteri Metin Atan, Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (TÜRK-SEN) Genel Sekreteri Erkan Birer, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Eğitim Sekreteri Yardımcısı Besim Baysal, Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (HÜR-İŞ) Genel Başkanı Yakup Latifoğlu, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Tahir Gökçebel, Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Genel Sekreteri Güven Bengihan, Göç Yasası’na ilişkin görüşlerini aktardı.
“Göç Yasası adaletsizlik yarattı”
Sendika temsilcileri, Göç Yasası’nın gerek gelir dağılımında gerekse sosyal eşitlik hususunda “adaletsizlik” yarattığını savunarak yürürlükten kaldırılması için yeniden mücadele başlattıklarını kaydetti.
Sendika temsilcileri, Göç Yasası ve Özelleştirme Yasası’nın sermayenin önümüzdeki günlerde saltanatını sürdürebileceği, daha rahat daha ucuz işgücünü sağlayabileceği yasalar olduğunu ileri sürerek, bu yasaların gelecek için bilinçli olarak hazırlanan ciddi planlar olduğunu iddia etti.
Öte yandan, Göç Yasası’na karşı çıkacak olan sivil toplum örgütlerinin ipini çekmek için çalışmaların dört bir elden yürütüldüğünü iddia eden sendika temsilcileri, kamudaki örgütlülüğün de bitirilmesi için birtakım girişimlerin olduğunu ileri sürdü.
Sendikalar hükümete yüklendi
“Göç Yasasına Dur De İnisiyatifi” üyesi bazı sendika temsilcileri, Ulusal Birlik Partisi (UBP) döneminde, yürürlüğe giren Göç Yasası’nın mevcut hükümet tarafından da aynen devam ettirilmek istendiğini iddia etti.
Sendika temsilcileri, “Yürürlüğe girdiği dönemde Göç Yasası’na karşı olduğunu söyleyen ve bizimle birlikte meydanlarda olan iki siyasi parti bugün hükümet etmektedirler. Onlardan beklentimiz hükümet oldukları zaman hem meydanlarda hem de ondan önce söyledikleri gibi Göç Yasası’nı ortadan kaldırmak için adım atmalarıydı. Ama gelinen aşamada gördük ki, bu siyasi partiler de Göç Yasası’nı aynen devam ettirmek eğilimdedir” şeklinde konuştu.
***
Gökçebel: Göç Yasası ile atanan 200 öğretmen bugün aç
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Tahir Gökçebel, Göç Yasası’nın toplumu fakirleştirip, bu ülkeden koparma gibi bir sonuca yol açtığını savundu.
Mevcut yapının sürdürülemez olduğunu kaydeden Gökçebel şöyle konuştu: Türkiye’de 15 ders saati ile istihdam edilen bir öğretmen KKTC’de göreve yeni başlayan bir öğretmen bugün yaklaşık 400 TL fazla maaş almaktadır. Üstelik Türkiye’deki öğretmenin yılda 2 defa hazırlık ödeneği, ek ders ücreti vardır. Öte yandan bizim ülkemizde öğretmen 20 saate göre istihdam edilmekte üstelik de 3 gün Karpaz’a 2 gün Lefke’ye gönderilmektedir. Bunlara ne yolluk ne de ekstra bir ödenek de verilmemektedir. Göç Yasası’na göre 200 öğretmen istihdam edilmiştir ve bugün tümü fakirdir, açtır, geçimlerini maaşları ile değil, anne ve babasından aldığı maddi destek ile sağlamaktadır. Bu senaryo, geleceği bitirmektir. Eşit işe eşit ücretten anlaşılan bugünkü tablo ise bu toplum ayvayı yedi demektir.
“Kaynak yok bahanesi kabul edilemez”
Mevcut sistemin devamı halinde gençliğin bu ülkede kalma şansının bulunmadığını kaydeden Tahir Gökçebel, alternatif yaratabilecek kaynakların değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Hükümetin ‘Kaynak yok’ söyleminin kabul edilmez olduğunu belirten Gökçebel, “KTOEÖS ve KTÖS, hükümete 22 kaynak gösterdik. Ancak değerlendirilmedi. Yetmezmiş gibi ‘kaynak yok’ bahanesinin ardına gizlenen hükümet, bugün istediği şirkete vergi muhafiyeti yapıyor, ansızın emlak vergileri düşürülüyor veya KDV oranları düşürülüyor” dedi.
“Birileri direkt halkın cebinden alıp bir yerlere aktarıyor” iddiasında bulunan Gökçebel, ifadelerini şu sözlerle destekledi: Bugün bir üçlü kararname ile atanan kişinin Aralık ayı maaşı, 13’üncü maaşı ve diğer özlük hakları, bir öğretmeni bir yıl istihdam eder. Ancak bugün öğretmen eksikliği sebebi ile yeni eğitim yılı büyük sıkıntılar ile başlamış, bazı okullar ise henüz açılmamıştır. Üstelik bu öğretmen ihtiyacı, Temmuz ayında tespit edilmiştir. Ancak hükümet edenlerin cevabı ‘Öğretmen alamam, bütçe yok’ olmuştur. ‘Kaynak yok’ gerekçesi ile devlet okuluna öğretmen istihdam edilmezken diğer yandan ilahiyata bir defada 25 milyon Euro yatırmıştır. İhtiyaç olmayan camilere imam, imame atanmaya başlanmıştır. Bugün memlekette cemaati olmayan camilerin bile imamları vardır. Dolayısıyla kimse bize kaynak yok demesin. Yapılması gereken şey tercihin doğru yere yapılmasıdır.
***
Bengihan: Çalışanlar arasındaki iş barışı bozuldu
Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Genel Sekreteri Güven Bengihan ise “Göç Yasasına Dur de İnisiyatifi”nin amacının Göç Yasası’nın yürürlükten kaldırılması için ile birlikte hareket etmek olduğunu söyledi. Göç Yasası’nın yürürlüğe girmesi ile kamusal alanda yaşanan sıkıntılara değinen Bengihan, “Yasa, sosyal adalet ve gelir dağılımı konusunda adaletsizlik yaratmış, aynı işi aynı ortamda yapan insanlar arasında da büyük bir motivasyon kaybına sebep olmuştur” dedi.
Güven Bengihan, “Göç Yasası’nın yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2011 tarihinden sonra devlete 2 bin 183 kişi istihdam edildi. Bu kişilerin maaş, barem ve skalaları da bu yasa ile belirlendi. Göç Yasası ile işe giren kişiler bugün yasa yürürlüğe girmeden önce işe giren arkadaşlardan yüzde 35 daha az maaş almaktadırlar. Bu gerek gelir dağılımı noktasında da sosyal açıdan adaletsiz bir düzen yaratmıştır. Çalışanlar arasındaki iş barışını bozmaktadır” diye konuştu.
“Göç Yasası sistematik bir tuzaktır”
KTAMS Genel Sekreteri Güven Bengihan, Göç Yasası ile birlikte sendikaların hükümet tarafından bilinçli olarak kamuoyunun nezdinde “Eşit maaş artışına karşı çıkan” örgütler konumuna getirildiğini öne sürdü. Bu durumun aslında sistematik bir tuzak olduğunu öne süren Bengihan, eşitlik adı altında eşitler arasında da eşitsizlik yaratılmaya çalışıldığını iddia etti.
Bengihan şunları söyledi:
“Hükümet, Göç Yasası ile istihdam edenleri bizim seviyemize çekmek yerine, ‘Sizin statünüz sabit kalsın, onları biz sizin seviyenize çekmek için bir düzenleme başlatalım’ diyor. Örneğin eşelmobil sisteminde herkesin maaşı oranında yüzde 5 artış verilir. Ama hükümet, Göç Yasası’ndan işe giren birinin 2 bin TL maaş aldığını düşünürsek ve ona yüzde 5 artış yaparsak alacağı 100 TL’dir. Göç Yasası’ndan önce işe giren ve maaşı 3 bin TL olanın yüzde 5 artış ile alacağı miktar ise 150 TL’dir. Biz en iyisi o 150 TL’yi vermeyelim ya da 125 TL yapalım veya hepinize eşit eşelmobil uygulayalım, o aradaki farkı bir şekilde yakalayalım diyor’ Bu noktada, ‘Hükümet eşit artış önerdi, sendikalar da buna onay vermedi’ şeklinde kamuda büyük bir yanılma ortaya çıktı. Hükümet bunu bilinçli olarak yaptı.”
Sendikaların eşelmobil noktasında herkese eşit bir maaş artışı yapılmasını talep edemeyeceğini kaydeden Bengihan, “Ben diğerinden 5 yıl önce işe girdiysem ve benim baremim farklı ise benim maaşım işe yeni başlayan birinden elbette farklı olacak ama aynı dönemde aynı derecede işe başlayanlar arasında birkaç ay için fark olamaz. Ancak Göç Yasası ile bu fark yaratıldı. Bizim sendika olarak bu noktadaki talebimiz ise Göç Yasası’ndan işe girenlerin de bizim seviyemize çekilmesidir” şeklinde konuştu.
***
Latifoğlu: Hükümet Göç Yasası’nı devam ettirmek eğiliminde
Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) Genel Başkanı Yakup Latifoğlu, Göç Yasası’nın yürürlükten kaldırılması için bir milletvekili tarafından Meclis’e sunulan yasa tasarısının hükümet partileri tarafından rafa kaldırıldığını öne sürdü.
Yaşanan bu gelişme üzerine, sendikaların yeniden bir mücadele başlattığını aktaran Latifoğlu, “Daha önce de bu ülkeye dayatılan ekonomik programlar, tarafımızdan tepki ile karşılandı ve ‘bizler kendi programımızı kendimiz yapabiliriz’ diye 2009 yılında sendika olarak öne çıktık. O dönemde 23 maddelik bir eylem programı ile UBP hükümetine gittik. Ne yazık ki o günkü hükümet bunun tersine gitti ve Türkiye ile bir ekonomik program imzalamayı uygun buldu. Bunun üzerine bu ülkeye Göç Yasası dayatıldı. Akabinde, sendikalar, bir araya gelerek buna karşı bir eylem başlattı. Sendikaların başlatmış olduğu o günkü mücadeleye hem ülkenin sivil kesiminden hem de siyasi partilerden büyük bir destek oldu. O günlerde ekonomik programa ve Göç Yasası’na karşı olduğunu söyleyen ve bizimle birlikte meydanlarda olan iki siyasi parti bugün hükümet etmektedirler. Bizim onlardan beklentimiz hükümet oldukları zaman hem meydanlarda hem de ondan önce söyledikleri gibi Göç Yasası’nı ortadan kaldırmak için adım atmalarıydı. Ama gelinen aşamada gördük ki, bu siyasi partiler de ondan önceki hükümet gibi Göç Yasası’nı aynen devam ettirmek eğilimdedir” diye konuştu.
“Yasa eşitsizlik getirdi”
Göç Yasası’nın eşitsizliği de beraberinde getirdiğini savunan Yakup Latifoğlu, yasanın “Eşit işe eşit ücret” prensibini de ortadan kaldırdığını, Anayasa’nın eşitlik ilkesini ayaklar altına aldığını kaydetti.
Göç Yasası’nın kamudaki ücret eşitsizliğinin de aynen devam ettiğini ifade eden Latifoğlu, “Bu ücret eşitsizliği doğal olarak özel sektöre de yansımaktadır. İşverenler, ‘devlet bile asgari ücret düzeyinde maaş verir biz neden arttıralım’ gibi yaklaşımlar içerisine girmiş, özel sektörde ücretler, diplere çekilmiştir” dedi.
“Basının desteği önemli”
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) ve Telekomünikasyon Dairesi’nde yaşatmak istenilen özelleştirme de bu mücadele içerisinde yer vereceklerini aktaran Hür-İş Genel Başkanı Yakup Latifoğlu, sendikaların tüm bu gelişmelere karşı başlatmış olduğu mücadelede, yayımlayacağı haberler ile seslerinin kamuoyuna duyurulması noktasında Havadis’in desteğini istedi.
Yakup Latifoğlu, “Sesimizin duyurulması noktasında basının önemi tartışılmazdır. Bu anlamda Havadis’in desteği de bizim için önemlidir. Sesimizi halka duyurup bizi halkla bütünleştirmenizi ve sendikalar öncülüğünde başlatılan bu harekete tüm sivil toplumun da bizimle birlikte olmalarını sağlamanızı bekliyor ve talep ediyoruz” dedi.
Bir sonraki ziyaretlerini Anayasa Mahkemesi Başkanına ardından da Cumhuriyet Meclisi Başkanına yapacaklarını kaydeden Latifoğlu, daha sonra eylemlilik boyutuna geçileceğini, bu çerçevede 2 aylık bir süreç içerisinde gazete ilanları, afiş çalışmaları ile halkı bilgilendireceklerini söyledi.
































