Köşe Yazarları

Hükümet beklentileri ve ihmal edilen sorunlar ve halk?   







Halkımız,  Cumhurbaşkanlığı seçimiyle Sayın Ersin Tatar’dan boşalan UBP başkanlık seçimi için, aylarca parti içi antidemokratik atamalar dolayısıyla parti tarafından dahi kabul görmeyen azınlık Hükümeti ile ileri değil geri giden bir süreçten sonra, parti içi Başkanlık seçimlerinin ardından da erken seçime gitme süreci ile bir yıldan fazla zaman kaybedilmiştir.




Azınlık Hükümeti döneminde epeyce ihmal edilen ülke sorunları ve pandemiden kaynaklanan sorunlar birikmiş ve beklemededir. Ekonomide ve Yönetimdeki çekilen çeşitli sıkıntılar, özellikle pahalılığın hiçbir ölçüye sığmayan keyfi yükselişi, halkı istismar ve kısa sürede zengin olma hırsları insanlarımızı boğmuştur. Sağlık sorunları eğitimde koşulların yetersiz kalması ile çocukların yeterli eğitim ve öğretim görememesi, toplumda yaratılan çeşitli sosyal sorunlarla yorulmuş durumdadır.



Şimdi seçimler yapıldı sonuçlar çıktı. Ülkede yığınla sorun çözüm beklemekte. Bu sonuçlara göre partiler bir an önce bir araya gelerek halka huzursuzluk vermeden baş başa vererek birbirleri ile anlaşabilecek veya anlaşamayacak siyasi partilerin belirlenmesi ve iktidara gelecek olan Koalisyon Hükümetinin bir an önce kurularak icraata geçmesi beklenmektedir.

Siyasiler daha aralarında toplantı ve müzakere başlatmadan basın üzerinden birbirilerine cevap yetiştirmeleri ve seçim öncesi çekişmelerin devam etmesi doğru bir yöntem değildir görüşündeyim. Görevi alan Siyasi partinin diğer siyasi partilerle önce karşılıklı görüşme yapması ve anlaşabilecekleri bir Hükümeti geniş tabanlı bir Hükümeti kurması gerekir. Kılıç üstünde bir sayı ile kurulan Hükümetlerde maalesef her milletvekili sırasında şahsi isteği uğruna kaprisler yaparak nisabı sağlamadığı veya hem meclisi hem de Hükümeti çalıştırmadığı ta eskiden beri tecrübe edilmiş bir gerçektir. Dolayısıyla uygun rakama dayalı bir Hükümet modelinin erken bir zamanda kurulması ve halkımızı içinde bulunduğu sıkıntıyı giderecek icraat beklerken çekişmeler yaşanmadan moraller daha fazla  törpülenmeden icraata geçilmesi gerekir. Aksi uzayan sürelerde çekişmeler halkın moralini bozmaktan başka bir işe yaramaz ve doğru bir yöntem değildir kanaatindeyim.

Ekonomik, mali, sosyal- sağlık ve eğitim-, turizm konularında,  pahalılıktan canı yanan halkın fiyat/kalite konusunda bir denetim ve piyasa düzeni beklemesi, kamu düzeninin sağlanması ve her konuda ihmallerin getirdiği yığınla sorunlara ciddi önlemler beklemektedir.. Hükümetin bir an önce kurulup iktidar olduğunu göstermesi zamanıdır. Her konuda çare üretme hedefi alınırsa daha hayırlı iş yapılmış olur.

Hayat pahalılığı bu ay %5.48 daha artarak yıllık enflasyon % 53.36 ‘ya gibi bir seviyeye yükseldi. Aslında birkaç haftadan beri şimdilik kurlarda bir oturma var gibi görülüyor. Halbuki fiyatlar katlanarak yukarı çıkıyor. Yiyecek maddeleri sebzeler altın fiyatı oldu nerde ise. En azından Ana gıda ürünlerine, et, süt, süt ürünleri, çocukların ana gıda maddeleri, sebzeler ile ana kullanım ürünlerinin maliyet/fiyat analizlerinin yapılarak yetkililerce azami fiyat tespit etmeleri ve sürekli izleyecek denetleyecek ekipler kurması şarttır. Çünkü telkinle hiçbir satıcının veya toptancının makul kârlara kanaat ettikleri bu sürede görülmemiştir maalesef.

Süt ürünlerine hellime ihracatta verilen sübvansiyon var.  İç Piyasaya sürülen süt ürünlerinin ise her bir markanın fiyatları farklı olduğuna göre ve arada inek veya karma sütten yapılan hellim, peynir vb ürünlerin 20-30 TL her kg’da fark nasıl oluyor? Her gün herkesin karşılaştığı marketler arasında da her bir malda çok farklı fiyatlar var. İnsanlar alış veriş yaparken her bir yiyecek/emtia için market market gezip alış veriş mi yapacak? Çünkü hayret ettiğim bazı yetkililerin bu günlerde halâ ucuz olan yerden alış veriş yapsın vatandaş diyebilmektedirler. Yani biz yokuz idare yok mu demek istiyorlar? ki halkı koruyamayacaklarsa o zaman yönetime talip olmamaları gerekir.

Çünkü devlet ve Hükümet her konuda ve yukarıda saydığım üzerinde durulması gereken konulara medeni ve liberalizmin doğduğu ülkelerde dahi bu gün devletin halkı koruyuculuğu vardır. Sosyal demokrat ülkelerde olduğu gibi el atılması için acilen önlem almak, ihtiyaçları ve kamu düzenini sağlamak, vatandaşı korumak için Hükümetler vardır.  Sonra ülkemizde bu ana gıda maddeleri maliyetlerine ve kâr marjlarına bakmak ilgili yasalarımız gereği yetkililerin görevleridir.

Belki kurulacak yeni Hükümet yasaları uygulama konusunda hassas ve bu acil konulara el atar!   Özellikle gelişen hizmetlerin yürütülebilmesi için finansman temini gereği için, son 10-15 yılda çok gelişen ve gittikçe her geçen gün artmakta olan Kayıt dışılığı, olağanüstü paralar dönen kayıt dışı alanların kayda alınması ve devletin payını almasında umarız başarılı olsun, mesafe alsın.

Çünkü başka çaresi de yoktur. Gökten para yağmaz.

Her türlü hizmet isteyen ve ülkede her türlü menfaatlerden ve hizmetlerden ve devletin içindeki imkânlardan yaralanarak kazanç sağlayanlar ve yararlanan bu kayıt dışılığın içinde olanlar  kazanç vergilerini de ödemek zorundadırlar. Devleti yönetenlerin de baştan sona bu bilinci hissetmeleri ve ‘iktidar’ olabilmeleri için devlet düzenini sağlamada iradeli ve iktidarlı olması gerekir.

Gelişmeleri Göreceğiz.









Başa dön tuşu