KıbrısManşet

Hukuk reformu şart!

Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, son dönemde artan suç olaylarına dikkati çekerek yargının mevcut haliyle artan ceza ve hukuk davalarına yetemez hale geldiğini söyledi

 

“YARGI YETEMİYOR”: Esendağlı: Ceza ve hukuk davalarında büyük yoğunluk var. Mahkemelerin imkânları kısıtlı, yargıç ve personel sayısı, bina ve donanım yetersiz. İmkânların iyileştirilmesi gerekli, çünkü yargı şu anki durumu ile yetemiyor

 

“PERSONEL EKSİK”: Esendağlı: Eskiyen, çağa uyum sağlayamayan, amacına hizmet etmeyen yasalar var. Devletin ise yasa yapacak yeterli sayıda ne personeli ne de donanımı var. Ülkede ciddi bir hukuk reformuna ihtiyaç var

 

“SUÇLARDA ÜRKÜTÜCÜ ARTIŞ”: Esendağlı: Suçlarda ve suç çeşitliliğinde ürkütücü düzeyde artış var. Özellikle son 6-7 yılda mahkemelerin suçlara yönelik tavrında sertleşme oldu. Yasaların öngördüğü çerçevede, yaygınlaşan suçlara verilen cezalar bariz şekilde arttı

 

“CEZALARI ARTIRMAK YETMEZ”: Esendağlı: Cezaların artırılması suçun önlenmesi adına tek başına yeterli değildir. Önce suçlardaki artışın sebepleri tespit edilmeli, suçlar kategorize edilmeli. Etkin olmayan muhaceret denetimleri, etkin hale getirilmeli ve etkin bir kayıt prosedürü geliştirilmeli

 

 

Eniz ORAKCIOĞLU

 

Ülkemizde hemen hemen her platformda artan suç ve artan suç çeşitlerine dikkat çekiliyor. Barolar Birliği Başkanı Avukat Hasan Esendağlı’da bu konuda artışın ürkütücü olduğuna vurgu yaparak, önlemleri sıraladı. Esendağlı, artan suçlara bağlı olarak mahkemelerin yoğunluğuna da işaret ederek, yargının şu anki durumu ile artan hukuk ve ceza davalarına yetmediğini söyledi. Öte yandan Havadise konuşan Esendağlı, yasalara da değinerek, Ülkemizde eskiyen, çağa uyum sağlayamayan ve amacına hizmet etmeyen yasalar olduğuna dikkat çekti.

 

“Suça yönelim ürkütücü”

Barolar Birliği Başkanı Avukat Hasan Esendağlı, suçlardaki artışın çok uzun zamandır her platformda konuşulduğunu söyleyerek, bu konunun gerek basında, gerek mahkemelerde, gerek adli yıl açılış konuşmalarında, gerekse de hükümetin ve siyasetin gündeminde dile getirilmekte olduğunu belirtti. Suçlarda ve suç çeşitlerinde ürkütücü denilebilecek şekilde artış olduğunu vurgulayan Esendağlı, bunun önünde geçilemediğine dikkat çekti. Mahkemeler açısında olaya bakıldığında, mahkemelerin özellikle son 6-7 yıldır suçlara yönelik tavrında sertleşme olduğunu sözlerine ekleyen Esendağlı, yasaların öngördüğü çerçevede, yaygınlaşan suçlara verilen cezaların bariz bir şekilde artırıldığına dikkat çekti.

 

“Sadece cezaları artırmak suçu önlemiyor”

Uzun bir zamandır cezaların artırılmasının suçun önlenmesi adına tek başına yeterli bir önlem  olmadığını dile getirdiğini söyleyen Esendağlı, suçun ortaya çıkmasını engelleyecek tedbirlerin alınması gerektiğini ve yüksek cezaların da bu tedbirlerden sadece bir tanesi olduğunu aktardı. Suçun ortaya çıkmasını engellemek için tedbir alınmadığı takdirde ve sadece suç işleyen kişilere ceza verilmesi halinde suçların artmasının önüne geçilemeyeceğini vurgulayan Esendağlı, bunu da şu anda yaşayarak gördüklerini belirtti.

 

“Etkili bir muhaceret denetimi yok”

Devletin suçla ilgili yetki kullanan birimlerinin kendi üzerine düşen görevi yapması gerektiğinin altını çizen Esendağlı, konuyla ilgili Devletin her birimine görev düştüğünü ve bunların görevlerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini; özellikle Polisin, İçişleri Bakanlığının, Sağlık ve Eğitim Bakanlıklarının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın kendi görev sahalarında yapmaları gereken birçok şey bulunduğunu ifade etti. En başta ülkedeki suça eğilimin ve suçtaki artışın sebeplerinin tespit edilmesi gerektiğini kaydeden Esendağlı, suça sebep olan gerek sosyal, ekonomik ve diğer faktörlerin ve aile içi şiddet ile kadına karşı şiddet suçlarındaki faktörlerin belirlenmesinin önemine işaret etti. Suçların kategorize edilmesi gerektiğinin altını çizen Esendağlı, kategorizenin sağlıklı olabilmesi için önce bu ülkede yaşayan insanların yapısına, sayısına ve niteliğine hakim olunması gerektiğine dikkat çekti. Esendağlı, KKTC’de böyle bir durum olmadığını söyledi. KKTC’de böyle bir durumun olmamasının nedeni olarak etkili bir muhaceret denetimi olmamasını gösteren Esendağlı, bunların yanında ülkeye giriş yapan kişilerin yasal statülerinin korunup korunmadığı konusunda da çok ciddi denetim mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu.

 

“Tespit yapılmazsa tedbir alınamaz”

Ülkeye girişin ve ülkede kalmanın çok kolay olduğuna dikkat çeken Esendağlı, öncelikle devletin vatandaşlar ve ülkede yasal olarak yaşayan insanlarla ilgili tam ve etkin bir kayıt prosedürü geliştirmesi gerektiğini aktardı. Sınırlarla ilgili tedbir alınması gerektiğini söyleyen Esendağlı, ülkeye girişle ilgili olarak denetimlerin ise tam anlamı ile yapılması gerektiğini belirtti. Ülkeye giren her kişinin yasal bir amacı olması gerektiğini vurgulayan Esendağlı, kişilerin genellikle ülkeye eğitim, turizm, çalışmak veya ailevi ziyaret gibi sebeplerle gelme olasılığı bulunduğunu, geliş sebebinin ise sınır kapısında tespit edilebilmesi gerektiğinin altını çizdi. Esendağlı, bu yasal amaçlarla ülkeye geldiğini ispat edemeyen kişilerin de ülkeye alınmaması gerektiğini aktardı. Ülkeye girişlerdeki denetimin de tek başına yetmediğini, giriş yapan insanların ülkemizde legal bir şekilde kalıp, kalmadıkları konusunda da etkin denetimlerin yapılması gerektiğini ifade eden Esendağlı, bunun çok daha önemli olduğunu belirtti.

Esendağlı, sözlerine şu şekilde devam etti;  “Bu ülkede suç işleyen herkes yabancıdır, KKTC vatandaşları suç işlemez diye algılanmak istemiyorum. Çünkü KKTC vatandaşları da suç işler, hatta sanıldığından çok daha fazla suç işler, ama önleyici tedbire geçebilmek, sosyal ve ekonomik tedbirleri alabilmek için, önce suç işleyen insanları kategorize edebilmek ve tanıyabilmek gerekir. Bu noktada da herkesin bu ülkeye gelebildiği ve herkesin bu ülkede kalabildiği bir düzende bu tespitleri yapamazsınız ve bu tespiti yapamadığınız noktada da tedbir alamazsınız.”

 

“Kadın cinayetleri ve kadına şiddet olayları yüzümüzde tokat gibi patladı”

Suçun her türlüsü, özellikle de insanlara zarar vermeye yönelik suçların her türlüsünün kötü olduğunu söyleyen Esendağlı, bazı suçların toplumu daha çok ve daha derinden yaraladığını belirtti. Toplumu derinden yaralayan suçlara cinayetlerin genelini, özelliklede kadın veya çocuk cinayetlerini, çocuklara ve kadınlara yönelik şiddeti, tecavüzü ve taciz, aile içi şiddet örneklerini gösteren Esendağlı, bu tür suçların bütün dünyada özel kategoride değerlendirildiğini aktardı. Kategori suçlarının var olduğunu, cinsiyet sebebi ile şiddete yönelimin söz konusu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ifade eden Esendağlı, buna ilişkin özel tedbirlerin tüm uzmanların katılımı ile alınması gerektiğine dikkat çekti. Bu konularda son zamanlara kadar aktivistlerin ve kadın örgütlerinin dışında çok fazla duyarlılık olmadığının altını çizen Esendağlı, bulunduğumuz noktada kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet olaylarının yüzümüzde tokat gibi patladığını kaydetti. Bu konularda geç kalındığını ve çok büyük sıkıntılar ve telafisi imkansız sonuçları yaşadığımızı söyleyen Esendağlı, “Son zamanlarda bir farkındalık oluştu ve bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. Takip etmek ve etkili önlem almak gerekir. Çocuklara yönelik ve aile içi şiddet ve istismara yönelik de aynı noktadayız. Bu konuda da ciddi sorunlarımızın var olduğunu kabul etmemiz ve etkin tedbirler almamız gerekiyor” dedi.

 

“Davalardaki yoğunluğa imkanlar ve yargı yetmiyor”

Mahkemelerdeki yoğunluğa da değinen Esendağlı, ceza ve hukuk davalarında da büyük bir yoğunluk olduğunu vurguladı. Mahkemelerin imkanlarının kısıtlı olduğunun altını çizen Esendağlı, yargıç ve personel sayısının, bina ve donanım olanaklarının yetersiz olduğunu belirtti. Şu an itibari ile davaların sonuçlandırılması ile ilgili olarak yetememe gibi bir durum söz konusu olduğuna vurgu yapan Esendağlı, bununla ilgili alınması gereken tedbirleri sürekli dile getirdiklerini ve yatırıma ihtiyaç olduğunu kaydetti. Yargıç ve personel sayısının artırılması, bunun yanında bina ve donanım olanaklarının artırılmasının yargılama hizmetlerinin iyileştirilmesi için gerekli olduğunu ifade eden Esendağlı, imkanların iyileştirilmesi gerektiğini, yargının şu anki durumu ile yetemediğini aktardı.

 

“Ülkede ciddi bir hukuk reformuna ihtiyaç var”

Ülkemizde eskiyen yasalar olduğuna dikkat çeken Esendağlı,  şu anki çağa uyum sağlayamayan, amacına hizmet etmeyen yasalar olduğunu aktardı. Öte yandan düzenlenmesi gereken yeni konular ve yapılması gereken yeni yasalar olduğuna vurgu yapan Esendağlı, yasama faaliyetlerinin sürdürüldüğünü, çoğu zaman kendisinin de meclis komitelerinde bulunduğunu ve oradaki milletvekillerinin ellerinden geldiğince yasalar üzerinde çalışmalar sürdürdüklerini belirtti.

Kendilerinin de Barolar Birliği olarak yasama faaliyetlerine ellerinden geldiğince destek verdiklerini, ama yasa yapma anlamında tüm bunların yeterli olmadığını kaydeden Esendağlı, yasa yapmanın teknik ve uzmanlık işi olduğunu, devletin ise bu konuda yeterli sayıda ve donanımda personeli olmadığını aktardı. Milletvekillerine yasama faaliyeti öncesinde teknik destek verilmesi noktasında bir zayıflık olduğunu belirten Esendağlı, yasamada şu anki yönelimin parça parça iyileştirmeler veya belli alanlarda birtakım yeni yasalar getirmek olduğunu sözlerine ekledi. Ülkede ciddi bir hukuk reformu ihtiyacı olduğunun saplanması ve bu konuda birbiri ile uyumlu şekilde bütün yasalarda çalışma yapabilecek ekip oluşturulması gerektiğinin altını çizen Esendağlı, bunun da bir bütçe gerektirdiğini belirtti. Şu an günü kurtarmaya yönelik bir takım değişiklik, düzenleme ve yeni yasalar yapıldığını vurgulayan Esendağlı, hızının yetmediğini aktardı.

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı