Kıbrıs Sorununu, Türk –Rum sorunu sananlar, ne yazık ki, bir karış önünü göremeyenlerdir.
Gerek Türk kesiminde , gerekse Rum kesiminde halka gerçekleri söylememe esas eğilimdir.
1974 15 Temmuzunda Makarios’a karşı, Yunanistan ve EOKA B nin yaptığı darbenin dış uzantılarını bilmeden, 20 Temmuz ve sonrası anlaşılamaz.
Yıllardan beridir, Kıbrıs’ta, Akdeniz’e hakim olmak isteyen büyük güçlerin mücadelesi sürmektedir. Bu mücadelenin izleri araştırılmadan, Kıbrıs Sorunun özü anlaşılamaz.
Yunanistan ve EOKA B nin, Rum toplumu lideri Makarios’u öldürmeye çalışma hamlesi BASİT bir olay değildi.
Makarios o dönemde ÜÇÜNCÜ Dünya denilen BAĞLANTISIZ ÜLKELER liderlerinden biri durumundaydı.
Ülke içerisinde onu en fazla destekleyen Sovyetlere yakın AKEL Komünist Partisi’ydi.
Dönemin Amerikan Dışişleri Bakanı Henri Kissinger, Makarios idaresindeki Kıbrıs’ın bir gün KÜBA’ya dönüşebileceğindenj korktuğu için, Yunanistan askeri idaresini yönlendirerek, Kıbrıs’ta Makarios’a karşı bir darbe yaptırmıştı.
Bu darbe başarılı olamayınca, Amerika diğer NATO üyesi olan Türkiye’yi hareketlendirerek, Kıbrıs’ın bölünmesine yol açan hamleyi uygulama alanına soktu.
Kıbrıs gerçekte Amerika ve Rusya arasında bir mücadele alanı iken, sıradan vatandaş,olayı Türk ve Rum çatışmasına indirgedi.Her iki taraftaki işbirlikçiler de kendilerine verilen rolü, güzelce oynadılar
2004 yılına gelince,Kıbrıs Cumhuriyeti AB üyesi olurken, Rusya’nın önemli mevzilerinden Kıbrıs,artık BATI nın iyice etki alanına girmişti.
2004 Annan Planı referandumuna gelince, bu plan, Kıbrıs’ın yeniden birleştirilmesine yönelik önemli bir adımdı.
Yıllardan beri BARIŞ için mücadele ettiğini düşünen Romantik solcular arasında o dönemde HRİSTOFYAS da
vardı.
Hristofyas’ı yakından tanıyan bir kişi olarak, Referandum haftası Perşembe günü AKEL ‘deydim…
Tüm Parti ileri gelenleri, Pazar günkü referandumda EVET kararının geçeceği konusunda ağız birliği etmişlerdi.
Cuma günü Parti ileri gelenleri,akşam saatinde toplanarak, EVET konusunda yeniden karar aldılar.
Bu karardan hemen sonra Parti Lideri HRİSTOFYAS telefondan aranarak, Rusya Büyükelçiliğine çağrıldı…
Orda neler söylenmiş, hangi kartlar devreye sürülmüşse, gelecek yıllarda mutlaka açığa çıkacaktır.
Bütün hayatı boyunca, ÇÖZÜM VE BARIŞ konusunda mücadele eden Hristofyas, gelecekteki BARIŞI ÇİMENTOLAMAK için, bu referandumda HAYIR oyunu kullanacağını açıkladı…
Bu karara rağmen, Parti ileri gelenlerinden bir çoğu EVET oyu kullandı. Ancak çoğu AKEL sempatizanları ve AKEL içerisindeki bir grup,Hristofyas’a güvenerek HAYIR oyu kullandı.
Kıbrıs sorununun 2004 ‘te çözülememesi, Rusya’nın bölgede yalnızlaşmasını engellemek için, Rusya tarafından yapılan bir hamleden başka bir şey değildir.
Montana’da da, Anastasiadis’in son anda görüşmelerden kaçmasında da Rusya’nın belirleyici etkisi vardır.
Biz saf Kıbrıslılar, bu sorunu, Türk-Rum sorunu olarak gördükçe, bu sorunu çözmemiz imkansızdır.
































