Bu ülke insanlarının okumaya daha çok ihtiyacı olduğunu düşünenlerdenim. Okumalı ve yaratıcı fikirler oluşturmalı ve bu fikirleri hayata geçirmeliyiz ki gerçek anlamda bir ülke olalım . Neye odaklanırsanız karşınıza o çıkar derler ya ben de 5-6 yıl önce hızlı okuma kursu ile karşılaştım. Çok ilgimi çekti . Kursu gerçekleştiren çok bildiğimiz yurtsever kişiliği dik duruşu , yardımsever kişiliği ile tanınan bir dönem Vakıflar İdaresinin müdürlüğünü yapmış olan Hatice Çavlandı . Kurs için Oluşturduğu grupta milletvekili Devrim Barçın , eski sağlık bakanı müsteşarı Umure Örs , KTAMS başkanı Güven Bengihan ve ben vardık . Çok zevkli geçen kursta hızlı okuma ile ilgili teknikler öğrendik. Okuma hızını herkes başladığı seviyelerden yukarıya taşıdı. Ayrıca öğrendiğiniz tekniklerden biri hiç vaktinizin olmadığı bir anda (örneğin bir anda önünüze konan ve imzalamanızı bekledikleri sözleşmeler ) okumanızı istedikleri evraklarda önemli kısımları görebilmeydi . Bu kursu çok uzun yıllar önce almış bir devlet adamımızın da hızlı okuma hikayesi de bizlere çok ilginç gelmişti . Bu kursu alanların mesleklerinde ( ör;avukatlar ; öğretim görevlileri ) çok fayda sağladıklarının tanığıyım . Sizlere hızlı okuma ile ilgili bilgileri daha iyi anlatsın diye
Bu hafta Hatice Çavlanı köşeme konuk ettim ve onunla bir röportaj gerçekleştirdim . Sorularım şöyle sıraladım . Ülkemizde hızlı okuma ile ilgili ilk çalışmaları sizin yaptığınızı biliyoruz . Bize bu konudaki başlangıç serüveninizi hikayenizi anlatır mısınız ? Hangi gruplar ile çalıştınız ? Hangi yaş grupları ya da kişiler bu kursu alabilir ? Dezavantajlı ( hiperaktif ) çocuklar ile çalışmaların olduğunu biliyoruz ? Bu çalışmalardan bize bahseder misiniz ? Sizi hocamla baş başa bırakıyorum:
Hızlı Okuma Tekniği ile ilgili serüvenim öğrencilik yıllarımda tesadüfen okuduğum bir makale ile başladı. Bu konudan çok etkilendim. O yıllarda Türkiye’de yeni yeni konu ile ilgili makaleler, kitaplar yayınlanmakta ve eğitimlere başlama hazırlıkları yapılmaktaydı. O zamandan sonra konuya ilgim hep devam etti. Yıllar sonra Hızlı Okuma Tekniğini öğreten bilgisayar programları hazırlanıp eğitimlerin başladığını öğrendim ve bir eğitim seti satın aldım. Son olarak da Hızlı Okuma becerisinin önemli ve gerekli olduğuna inandığım için de önce eğitmen sertifikası sonra da franchise alarak bu işi ticari olarak yapmaya başladım. Yaklaşık 7 yıldır da bu şekilde gerek bireysel gerekse grup olarak hem kişilere hem de kurumlara eğitim hizmeti vermekteyim. Eğitim sonunda verilen sertifika Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı onaylıdır.
Hızlı okuma becerisinin gerekli olduğuna inanan çok değişik meslek profesyonelleri çalıştım. Değişik yaş ve düzeyde öğrencilerle çalıştım. Kısacası belirli bir kesim yok. Yolu okumakla kesişen herkes benim hedef kitlem. Şimdilerde yenilenen programla geçmişte 12 olan yaş sınırını 9 yaşa kadar indirdik. Bu beceriye sahip olanlar okuma süratlerini ciddi anlamda (3 kat) artırmak yanında okuduklarını daha iyi anlarlar ve hafızalarında daha uzun süre saklayabilirler. Sanıldığının kabul edildiğinin aksine yavaş okumakla daha iyi anlamıyoruz. Yapılan bütün ciddi araştırmalar hızlı okuyanların yavaş okuyanlardan daha iyi anladığını ortaya koymaktadır. Çünkü okuma hızı ile dikkat ve konsantrasyon arasında doğru yönlü bir ilişki vardır.
Konuya en fazla hiperaktif çocukların aileleri ilgi gösterir. Çünkü hem sürekli hareket halindedirler hem de dikkat süreleri kısadır. Bildiğiniz gibi eğitim süresinde (4-5 hafta) lisanslı bir bilgisayar programı ile günlük bir saatlik egzersiz yapılmasını gerektirir. Yani toplamda 35 saat. Bu egzersiz süresi gerçekten motive olmamış kişiler için bir sorundur, ama egzersizler de yapılmazsa tekniği öğrenmek mümkün değil. Herkes için bir sorun olabilen bu egzersizler yerinde duramayanlar için sanırım biraz daha fazla sorundur. Ancak bu beceri kazanıldıktan sonra dikkat sürelerinde okuyabileceklerinin üç katı daha fazla okuma yapabilirler ve ayrıca dikkat süreleri de artar. Benim de çalışmalarımdan elde ettiğim deneyim bu yöndedir.
Aslında fayda maliyet olarak bakılırsa bence değer çünkü toplamda egzersizlere ayrılan süre belli ancak bunun karşılığında yaşam boyu unutmayacağı ve bildiği her dilde kullanabileceği bir beceri sahibi olacaklar.
































