Kıbrıs sorununda durağanlık, statükoyu savunanların izlemeye çalıştığı bir politikadır.
Bu politika daha önce de Denktaş döneminde denenmiş, “BEN ORTAKÖY’E BİLE GİTMEM” diyen Denktaş, süreç içerisinde adım adım pasifize edilerek, Türkiye tarafından iktidardan çekilme noktasına getirilmişti.
Türk tarafının izlemeye çalıştığı , BM nin Kıbrıstaki süreci canlandırma hamlelerine karşı çıkma politikası da adım adım Kıbrıs Türk tarafına BEDELLER ÖDETMEYE BAŞLADI.
Kıbrıs Cumhuriyeti aslında HAKKI OLMAYAN çözüm isteyen taraf durumuna yükseltildi.
Rum malları üzerindeki yapılaşmadan Kuzey’e giren paraların yarattığı canlılığı kırmak için, Rum Emlakları üzerinde yatırım yapan yabancılar, Kıbrıs Cumhuriyeti yetkililerinin çabalarıyla tutuklanıyor. Ancak Kuzey yine suskunluğa devam ediyor.
Görüşmelere karşı Kuzey Kıbrıs’ın izlediği politika adım adım Kıbrıs Türklerini tüm dünyada yalnızlaştırmaktadır.
Rumlar ise, Kuzey Kıbrıs ekonomisini iyice zayıflatacak adımları kolay bir şekilde atmaya devam etmektedir…
Son bir haftada,Kıbrıs Cumhuriyeti , Kuzeye günübirlik gelen yabancı Tur Operatörlerinin yöneticileriyle görüşerek, Turistlerin Kuzey’e geçişini engelleme politikasını gündeme getirmiştir.
Kuzey Kıbrıs yetkililerinden bazıları “KEŞKE KAPILAR KAPANSA” noktasında oldukları için, hiçbir etkili karşı hamle üretememektedirler.
Böyle giderse, yakında Kuzey’deki Üniversitelere öğrenci gönderen yabancı ülkelerin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin çalışmalarıyla , artık öğrenci göndermekten vaz geçeceklerini göreceğiz.
Kuzey Kıbrıs halkının içinde bulunduğu ekonomik yıkımın yansımalarını her gün, Güney Kıbrıs’a geçiş noktalarında görmekteyiz.
Birçok vatandaş ekmeğini artık Güney Kıbrıs’taki işyerlerinden sağlamaya çalışmaktadırlar.
Bu insanların Güney’e geçişlerinin kolaylaştırılması için, Kuzey Kıbrıs yetkililerinin hiçbir çabasını ise görememekteyiz.
Gerek çalışmak için, gerekse daha ucuz olan temel ürünleri almak için, Güney Kıbrıs’a geçişler her geçen gün artmaktadır.
Bu insanları geçiş kapılarında saatlerce bekletmek, Kuzey Kıbrıs yöneticilerinin hareketsizlik politikasının bir sonucudur…
Dünyada, hiçbir yerde STATÜKO varlığını sonsuza kadar sürdüremez.
Hele Kuzey Kıbrıs gibi, dışta tanınmayan, bağımsız bir ekonomisi olmayan, TL nin her buhranında iyice çaresizleşen bir devlet sonbaharda düşmeyi bekleyen bir yaprak durumunda, sonbaharı beklemektedir.
Öyle görünüyor ki, Kuzey Kıbrıs yöneticilerinin, BM yöneticilerinin Kıbrıs sorununu çözme çabalarına hiçbir olumlu katkı yapmayan tavırları, sonbaharı daha erken getirteceklerdir.
































