Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Her taraf garavolli!

“KİMYASAL MÜCADELE ŞART”: Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ozan Özuyanık, garavollilerin fidanlara ve özellikle enginar bitkisine zarar verdiğini belirterek, bu yıl birçok tarım ürününün garavolli istilası sebebi ile zarar gördüğünü kaydetti. Özuyanık, kimyasal mücadelenin şart olduğunu savundu

BİYOLOGLAR MÜCADELEYE KARŞI: Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Hasan Sarpten, her türlü kimyasal kullanımına karşı olduklarını belirtti. Sarpten, zarar gören bitkinin doğa ile dost yöntemlerle korunması” önerisinde bulundu

LTB’NİN MÜDAHALESİ OLMAYACAK: Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, doğal yaşamın bir parçası olduğunu belirterek belediyenin garavollilere herhangi bir müdahalesi olmayacağını söyledi

Başkent Lefkoşa, yağmur sonrasında son bir haftadır halk arasında garavolli olarak bilinen salyangozların istilasına uğradı.
Evlerde yetişen birçok bitkiye de zarar veren garavollilere yönelik mücadele öngörülmüyor. Belediye “müdahale edilmeyeceğini” açıkladı.
Ziraat Mühendisleri ise, birçok üretimin garavolli istilası nedeniyle zarara uğradığını, gelinen aşamada kimyasal müdahalenin kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Lefkoşa Türk Belediyesi ise “doğal yaşamın gereği” olduğu gerekçesi ile garavolli ile mücadeleyi düşünmüyor.
Başkent Lefkoşa’da vatandaşlar evlerini istila eden garavollilerle ne yapacağını şaşırırken, garavolliye karşı mücadele başlatılıp başlatılmaması gerektiği konusu Biyologlar Derneği ile Ziraat Mühendisleri Odası arasında tartışma konusu oldu.
Ülke genelinde bu yıl garavolli popülasyonunda artış olduğunu belirten Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ozan Özuyanık, fidanlara ve özellikle enginar bitkisine zarar verdiği gerekçesi ile garavolli ile mücadele başlatılması gerektiğini savundu.
Ülkenin ekolojik dengesinin bozulduğunu bu nedenle garavolliye karşı doğal mücadelenin mümkün olmadığını öne süren Özuyanık, “Tarımsal mücadele şart” dedi.
Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Hasan Sarpten de her canlının doğada bir var olma sebebi olduğunu söyleyerek, canlılara müdahale edilmesine şiddetle karşı olduklarını belirtti.
Sarpten, bu yıl garavolli popülasyonunun arttığına ilişkin iddialara ise “Mevsim normali garavollilerin son günlerde hemen her yerde görülmekte olduğunu doğrudur ancak garavolli popülasyonunun arttığını söyleyebilmek için birkaç yıl üst üste ciddi bir ölçüm yapmak gerek” dedi.
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı ise garavollilerin doğal yaşamın bir parçası olduğunu ve hiçbir zararı olmadığını belirterek Lefkoşa Türk Belediyesi’nin başkentteki garavollilere herhangi bir müdahalesi olmayacağını söyledi.

***
Sarpten: Her yıl bu dönemde görülmektedirler

Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Hasan Sarpten, mevsim normali garavollilerin son günlerde hemen her yerde görülmekte olduğunu belirtti.
Ülkede garavolli miktarının arttığını söyleyebilmek için de birkaç yıl üst üste ciddi bir ölçüm yapmak gerektiğini kaydeden Sarpten, “Ben anormal bir durum olduğunu görmüyorum. Her yıl yaz girişi ülkemizde garavolli bol miktarda görülmektedir” dedi.

“Kimyasal mücadeleye şiddetle karşıyız”
Hasan Sarpten, her canlının doğada bir var olma sebebi olduğunu da söyleyerek, canlılara müdahale edilmesine şiddetle karşı olduklarını belirtti.
Sarpten, garavollilerin bitkilere özellikle de tarım ürünlerine zarar verdiği bu sebeple tarımsal mücadelenin şart olduğu yönündeki görüşleri ise şu şekilde değerlendirdi: “Eğer doğadaki bir canlı, doğanın başka bir parçası olan bitkiye zarar veriyorsa o zaman yapılacak tek müdahale zarar gören bitkinin doğa ile dost yöntemlerle korunmasıdır. Hiçbir koşulda kimyasal kullanılmamalıdır. Zaten bu ülkede kimyasal kullanımına bağlı geldiğimiz nokta ortadadır. Kanser vakarlı her yıl artmaktadır. Doğanın ekolojik dengesi bozulmuştur. Doğal olmayan hiçbir maddenin kullanımı bizim açımızdan kabul edilebilir değildir.”

***
Özuyanık: Tarımsal mücadele şart

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ozan Özuyanık, ülkenin ekolojik dengesinin bozulduğunu buna bağlı olarak ülke genelinde bu yıl garavolli popülasyonunun da arttığını belirtti.
Garavollilerin fidanlara ve özellikle enginar bitkisine zarar verdiğini kaydeden Ozan Özuyanık, bu yıl birçok tarım ürününün garavolli istilası sebebi ile zarar gördüğünü kaydetti.
Özuyanık, tarımsal üretimin sürdürülebilir olması için bu yıl garavollilere karşı kimyasal mücadelenin şart olduğunu kaydetti. Ozan Özuyanık, garavollilerle mücadele hususunda Tarım Bakanlığı bünyesinde bir politika oluşturulması gerektiğini savundu.
Özuyanık, “Bu yıl ülkede garavolli miktarı ülke genelinde aşırı artış gösterdi. Garavolliler, özellikle fidanların gövdelerinde ve enginarlarda daha fazla görülür. Çünkü bu bitkileri yiyerek, gövdelerinden emdikleri suyu içerek beslenirler. Garavolli ile doğal mücadele bizim ülkemizde mümkün değildir. Çünkü ülkenin ekolojik dengesi bozulmuştur. Dolayısıyla tarımsal üretimin devamını sağlayabilmek adına bu aşırı miktarda görülen garavollilere karşı tarımsal (kimyasal) mücadele şarttır” dedi.

“İlaç reçete ile satılmalı”
Özuyanık, garavollilere karşı mücadelede kullanılan şuanda piyasada bazı tarım ilaçlarının mevcut olduğuna da vurgu yaparak, tüm tarım ilaçları gibi bu ilaçların da reçete ile satılması ve kullanılacak sahada uygulamanın mühendisler tarafından yapılması gerektiğini kaydetti.
Ozan Özuyanık, bu ilaçların bahçelere atılmak suretiyle veya bitki köklerine koyularak kullanıldığını sözlerine ekledi.

***
Harmancı: Garavollilere müdahale etmiyoruz

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, garavollilerin doğal yaşamın bir parçası olduğunu ve hiçbir zararları olmadığı gerekçesi ile Lefkoşa Türk Belediyesi’nin başkentteki garavollilere herhangi bir müdahalesinin olamayacağını söyledi.
Harmancı: “Garavolliler de diğer canlılar gibi doğal yaşamın bir parçasıdır. Bu dönem doğada sıklıkla görülmesinin nedeni de mevsimler şartların getirisidir. Bazı kesimler garavollilerin tarımsal ürünlere zarar verdiğini belirtmektedir. Ancak Lefkoşa’da ekili arazi olmadığından bence varlıklarının zararı yoktur” dedi.

***
Zamanında toplanması üremeyi engelliyor

Kıbrıs'ta her tür salyangoza Garavolli adı verilir. Yağmur yağdıktan sonra doğada görülme olasılığı çok daha fazladır.
Kıbrıs’ta ve Fransa’da yemeği yapılan garavolliler genellikle haşlanıp yenirler ancak kebap yapılanları da mevcuttur.
Garavolli, en iyi ve en uygun şekilde, üremelerine hiç etki edilmemesi açısından, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında toplanabilir. Mayıs ayından sonra ağzına beyaz mühür yaparak oruca yatan garavolli 6 ay kadar kabuğunun içinde yemeden içmeden yaşar. Adaya düşen ilk yağmurla birlikte uyanır, doğaya karnını doyurmak ve çiftleşmek için çıkar.
Kasım ayında yaklaşık her garavolli 40 yumurta bırakır. Bir ay kadar sonra bırakılan yumurtalar kendi başına açılır. Fakat insanlar, bilinçsiz olmaları nedeniyle garavollilerin yumurtlama zamanı toplamaya başlar. Bu da üremeyi etkiler.

Garavolli yemeği nasıl yapılır?
Garavolli, bir diğer adı ile kabuklu salyangoz, Kıbrıs ve Fransa’da neredeyse bir mutfak kültürü haline geldi.
Kebabı da yapılan garavolli her iki ülkede de genellikle haşlanarak pişiriliyor. Garavollinin tadını merak edenler ise internet üzerinden garavolli nasıl pişirilir sorusuna istediği yanıtı bulabiliyor.
Havadis’in bir internet sitesinden derlediği bilgilere göre, garavolli yemeği daha çok aşağıdaki tarife göre pişiriliyor.
Malzemeler: 4 kişi için 4 düzine salyangoz, 300 gr. tereyağı, maydanoz, 2 diş sarımsak, 2 çorba kaşığı galeta unu, 1/2 litre sirke, 1/2 kilo tuz, 4 kalın dilim ekmek, 4 dilim soğan, 1/2 bardak beyaz şarap, bir kaşık domates salçası, 1/2 defne yaprağı, bir avuç dolusu taze kereviz yaprağı, maydanoz, 2 kahve kaşığı karbonat, tuz.

Pişirme şekli:
Salyangozları kapağı sıkıca kapanan bir hasır sepetin içine koyun. Birkaç parça kuru ekmeği hafifçe nemlendirerek yanlarına yerleştirin. 48 saat süre ile salyangozları aç bırakın. Bu arada sepetin kapağı çok sıkı kapalı olmalıdır. Aksi durumda salyangozlar kaçarlar. İki gün sonra salyangozları sepetten çıkarın. Çukur bir kabın içine iki litre su, bir bardak sirke, bir kahve fincanı tuz atarak karıştırın, salyangozları da bu suyun içine koyun. Elinize bulaşık eldiveni geçirerek salyangozları durmadan suyun içinde alt üst edin. Böylece salyangozların sümüğü akıp gider. Sonra salyangozları çıkarın, kabın içindeki sümüklü suyu boşaltın, kabı iyice çalkalayın, yeniden su, sirke ve tuz koyun. Salyangozları yeniden bu temiz suya atın ve ellerinizle karıştırarak sümüklerini akıtın. Sümük akıtma işlemini, salyangozlar tamamen sümüksüz kalıncaya dek tekrar edin.
Sümüksüz salyangozları İçinde iki litre soğuk su bulunan çukur bir tencereye koyun ve ateşe yerleştirin. Su kaynamağa başlayınca salyangozlar boynuzlu kafalarını kabuktan dışarı çıkarırlar. Suyu on dakika kadar kaynatın. Sonra salyangozları sudan çıkarın, tek tek ve çok dikkat ederek kabuklarının içinden dışarı çekin. Kabuklarından çıkarılmış sümüklü böcekleri ılık su ile hafifçe yıkayın, sonra da kuyruklarının siyah bölümünü keserek atın, yeniden su ile yıkayın.
Çukur bir tencereye üç bardak ılık su, yarım bardak şarap, domates salçası, soğan, kereviz yaprağı, maydanoz, defne yaprağı, bir diş sarımsak, biraz tuz ve birkaç tane karabiber tohumu koyun. Salyangozları bu kabın içine yerleştirin. Üzerlerine de daha önce özel olarak hazırlanmış salyan­goz kabuklarını koyarak kaynatın. Kısa süre sonra ateşi kapatın.