Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Her şeyi alkışlamayan seyirci

Türkiye’de Soma faciası çıkınca kimi aydın ve entelektüel çevrelerin aklına kapitalizm geldi.

Zaten hep böyle olur.
Bırakınız bir faciayı, global olarak bir ekonomik kriz falan çıktığında, dünya hemen raflardan Karl Marx’ı indirir!
Acaba Marx haklı mıydı diye!

Mesele bir facia olunca ve 301 ölümle sonuçlanınca evcil sanılan kapitalizmin meğer vahşi olduğunu anlamışlar!

Halbuki o günlerdeki bir habere göre Türkiye’de bir yılda binden fazla işçinin öldüğü istatistiklerde yer alıyordu.
Bunlar iş kazaları.
Ve ilgili haber “Türkiye’de her yıl 3 kez Soma faciası” olduğundan bahsediyordu.
Ama onlar tek tek öldüklerinden kimseciklerin ruhu sezmiyordu!
İşçiler tek tek öldükleri için kapitalizmi de evcil, uysal kapitalizm sanıyorlardı!..

Halbuki ne vahşi!

Bizde durum yahşi mi?
Değil!
Haberlere göre 4 yılda 7 yüzün üzerinde yaralı ve 19 ölü var.
Yani, bizdeki kapitalizm de evcil filan değil.
Nüfusu da göz önünde bulundurursak.

Evcil, uysal ya da vahşi.
Neticede kapitalizm.

Neticede kapitalizm ise, demek ki neticeye bakmalı!

Anayasa değişikliklerinde Geçici 10. Madde meselesi var.
34 parmak bulunamayınca “Geçici” madde “Gadimici” madde olarak kalmaya devam edecek.
Vicdani ret meselesi de öyle.
Ama meclisimiz bazı konularda anayasayı iyileştiriyor.
Tek tek ele aldılar.
Uzlaştıklarında uzlaştılar.
Uzlaşmadıklarını bir yana koydular.

Ahaliye “Evet” deyin diyorlar.

Ahaliden yana kuşku mu var?
“Evet” diyecek.
34 parmak faşizm üzerinde anlaşsın ona da evet demezse!..

Netice olarak kapitalizm.
Bizde netice nedir?
Neticede, 10. Madde duruyor!

Diğerleri teferruat mı?
Değil elbet.
Ama ahali tamamdır.
Zaten alkış sesleri duyuluyor…

Bir tiyatro sergileniyormuş.
Sanatçılar oyunlarını bitirdikten sonra perde inmiş, sıra selamlamaya gelmiş.
Oyun o kadar beğenilmiş ki, herkes ayakta alkışlamakta.
Sadece bir kişi yerinde oturuyor, yüzü asık, alkışlamıyormuş.

Sanatçılardan birinin gözüne ilişmiş bu durum.
Çıkışta gidip o izleyiciyi bularak,
-Dikkat ettim bir tek sen oturuyor ve alkışlamıyordun. Sorabilir miyim neden? diye sormuş.
İzleyici nezaket içinde oyun hakkındaki eleştirilerini belirtmiş tiyatro sanatçısına.
Sanatçı, takdir etmiş bu durumu.
-Senin duruşun alkışlayanlardan çok daha önemli, teşekkür ederim.

Türkiye’de Yıldız Teknik Üniversitesi Oyuncuları’nın yaklaşımı şöyle:
“Her şeyi alkışlamayan seyirci istiyoruz…”