KUMAŞIN YERİNİ RAKI ALDI: İngiliz kumaşının Türkiye’de satılmasının yasak olduğu dönemde Türkiye’den Kıbrıs’a gelen turistler ellerindeki poşetleri kumaşlarla doldurup ülkesine dönüyordu. Türkiye’de bu yasağın kalkmasının ardından geçimini kumaş satarak sağlayan esnaf büyük bir darbe aldı. Artık ülkeye gelen turistler poşetlerin içinde kumaş yerine rakı taşıyor

Hazır giyimin öne çıkmasıyla ülkedeki kumaş satıcılarının işleri dibe vurdu. Artık kumaş ithalatı yapan firmalar sadece özel tasarım giyimi tercih eden vatandaşlar ve ülkeye gelen yabancıların yaptığı alış verişlerle ayakta duruyor.
Girne Çarşısı’nda yılladır kumaşçılık yapan Mustafa Öztürk, sektör hakkında Havadis’e bilgi verdi. Geçmişte her evde dikiş makinesi bulunduğunu ve özellikle bayram gibi özel günlerde kumaşçılardan kumaş alınarak kıyafet dikildiğini anlattı.
Öztürk: Terziler çok pahalı
Öztürk, kumaşçıların işlerinin düşmesinde terzi ücretlerinin de çok pahalı olmasının rolü olduğunu kaydetti ve bu nedenle vatandaşların hazır giyimi tercih ettiğini belirtti. Ancak geçmişte her evde bir dikiş makinesi olduğunu ifade eden Öztürk şu şekilde konuştu:
“Geçmişte her evde bir makine vardı. Her evde bir terzi vardı. Çok eskiler çok iyi bilir bunu. Çünkü kumaş sektörü çok ön plandaydı. Bayram olduğunda özel günlerde kumaşçılara gidilip kumaş alıp dikilir ve sonra giyilirdi. Şimdi günümüzde ön plana hazır giyim çıktı. Terzilerimiz çok pahalı insanların gücü yetmiyor. 60 yaşındaki insanların hala ellerinde makineleri var evlerinde. Alıyorlardı bir kumaş gidip dikiyorlardı. Ancak yeni nesle bakın şimdi 30 yaş altına bakın düğmesini dikemeyen insan var. Bu nedenle kumaş sektörü sonları yaşıyor.”
“Hazır giyim öne çıktı”
Hazır giyimde bulunan ürünlerin büyük bir bölümünün Çin mallarından yapıldığını söyleyen Öztürk, bu sebepler hazır giyimin vatandaşlara kumaş alıp kıyafet diktirmekten daha ucuza geldiğini anlattı. Öztürk Çin de işçiliğine kumaşında ucuz olduğunu söyledi.
“Biz ürünlerimizi İngiltere’den getiriyoruz”
Öztürk kendilerinin kesinlikle Çin malı kumaş getirmediklerini ve kumaşlarını İngiltere’den getirdiklerini belirtti. Artık insanların kumaşın kalitesine bakmadığını söyleyen Öztürk şu şekilde konuştu:
“Bizim ürünlerin hepsi İngiltere’den geliyor. Şimdi terzi bizden bir kumaş almış 300 ya da 500 liraya ayni fiyatı da dikime vermek zorunda. Bin liraya bir elbise gidecek. Bin lira gittiği zaman herhangi bir firmada 4 tane takım alabiliyor insan. 4 tane alsa 3 ayda bir giysen seneye bir daha alırım diyor. Bu hesap var. Şimdi gelip bize vermiyorum bin TL versin. Ancak bizdeki kumaşlar İngiltere’den geliyor. Yünü güzel kaşmiri güzel. İnsanlar buna bakmıyor.”
“Yerli müşteri kalmadı”
Öztürk artık vatandaşların kıyafetlerini kumaş alıp diktirmekten kaçındığını sadece özel günlerde “Sadece bu kıyafet bende olsun” diye alındığını kaydetti. Mustafa Öztürk bunun dışında müşterilerinin Türkiye’den ve İngiltere’den turistlerden oluştuğunu anlattı. Yeni nesilden artık kumaşçılık sektörünü devam ettirmek isteyen olmadığını belirten Öztürk, yeni nesillin sektörü “moda tasarımı” gibi özelleştirmesi yaparak devam ettirdiğini belirtti.
“Değişen bir şey olacağını düşünmüyorum”
Ülkedeki kumaş sektörünün artık ne ileri ne de geri gideceğini düşünmediğini kaydeden Öztürk, çok az da olsa hala kumaş alıp kıyafetini diktirmeyi seven kişiler olduğunu anlattı. Öztürk şu şekilde konuştu:
“10 yıl sonra bu sektör çok iyi ileri gitmez ancak çokta geri gitmez, olduğu yeri korur. Hala kumaşı seven kumaşı iyi inceleyen insanlar var. Bazı insanlar hazıra gittiği zaman bunu başka insanlarda da görme ihtimalini düşünüyor ve bu nedenle özel tasarımı tercih ediyor. Kumaş geliyor. Bir tane ceketlik Fransa ve İtalya’dan onu alıyor bir tek onda oluyor. Özellikle düğün zamanı özel kumaş istiyorlar. Bu da insanların doğal hakkı. Bu nedenle bu meslek bitmez. Sadece eski hızlılığı yok.”
“Buradan alıp Türkiye’ye kumaş götürüyorlardı”
1974 yılı öncesinden Kıbrıs’tan kumaş alınıp Türkiye’ye kumaş götürüldüğünü anlatan Öztürk o dönemde Türkiye’de İngiliz kumaşı satılmasının yasak olduğunu ve gelenlerin bu kumaşları alıp tezgah altında sattığını belirtti. Öztürk, bu dönemde Türkiye’ye bayağı bir kumaş satışı yapıldığını ifade etti ancak artık Türkiye’de her çeşit bulunduğunu belirtti. Şu anda kumaş gibi rakının bavullara poşetlere doldurulup Türkiye’ye götürüldüğünü anlatan Öztürk, “Kumaşın yerini rakı aldı” dedi.
































