KAÇAK ET BÜYÜK DERT: Ucuza ithal edilen etlerin, KKTC’de hayvan satışlarını olumsuz etkilediğini belirten hayvan üreticileri, ayrıca sağlıksız koşullarda ülkeye geçirilen bu etlerin insan sağlığını tehdit ettiğini savundu. Hayvan üreticileri, vatandaşa “Hiçbir sağlık kontrolünden geçirilmeyen bu etleri tüketmeyin” çağrısında bulundu
İŞTE ÖNERİLER: KKTC’de kaçak et sorunun önüne geçilmesi için kara sınır kapılarında denetimin artırılması gerektiğini söyleyen hayvan üreticisi, ayrıca bu suçtan mahkemeye çıkarılan kişilerin daha ağır cezalara çarptırılması gerektiğini savundu. Hayvan üreticileri, ülkedeki mezbaha sayısının da azaltılarak kontrol altına alınmasını istedi
KKTC’de her geçen gün artan kaçak et sorunu, hayvan üreticisinin canlı hayvan satışlarını vurdu.
Kaçak et nedeni ile rekabet edilebilirliğin tamamen ortadan kalktığını söyleyen hayvan üreticileri, birçok kasabın da bu durumu fırsat bilip, canlı hayvanı kendi belirledikleri fiyat üzerinden satın aldığını kaydetti.
Kaçak et olayının özellikle son 4 yıldan beri daha da arttığını ifade eden hayvan üreticileri, sorunun çözümü noktasında önerilerini anlattı.
Hayvan üreticileri, KKTC’de mezbaha sayılarının azaltılarak buralarda kulak numarası olmayan hayvan kesimlerinin yasaklanmasını, kara sınır kapılarındaki denetimlerin arttırılması ve kaçak et suçu ile ilgili gözaltına alınan kişilere daha ağır cezalar verilmesi gerektiğini söyledi.
Hayvan üreticileri, gerek daha verimli ve sansızız bir üretim için gerekse KKTC’de canlı hayvan ve et satışlarının da halkın arzuladığı fiyattan satılması için girdi maliyetlerinin de düşürülmesini istedi.
“Kaçak et kabusumuz oldu”
Zaten zor şartlarda üretim yaptıklarını söyleyen hayvan üreticileri, son 4 yıldan bu yana da artan et kaçakçılığı nedeni ile canlı hayvan satışlarının da dibe vurduğunu kaydetti.
Hayvan üreticileri, “Kaçak et konusu hayvan üreticisinin kabusu haline dönüştü. Ülkeye geçirilen kaçak et nedeni ile hayvanlarımız elimizde kaldı. Sattığımızı da kasabın istediği fiyattan vererek zarar ettik. Rekabet edilebilirlik tamamen ortadan kalktı” diye konuştu.
“Girdi maliyetleri düşürülmeli”
Havadis’e konuşan hayvan üreticileri, KKTC’de kaçak et olayının önüne geçilebilmesi için ayrıca, KKTC’de girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini söyledi.
Hayvan üreticileri, KKTC’de girdi maliyetlerinin yüksek olmasından ötürü, pahalı üretim yapan hayvan üreticisinin hayvanlarını da mecburen düşük fiyata satamadığını söyledi.
Güney Kıbrıs’ta et fiyatlarının düşük olmasının bir nedeninin domuz etinin daha çok tüketilmesi olduğunu belirten hayvan üreticileri, “Güneyde et fiyatlarının düşük olmasının bir diğer nedeni ise orada girdi maliyetlerinin düşük olması ve hayvancıya verilen teşvikin daha fazla olmasıdır” dedi.
“Devlet artık önlem almalı”
Kaçak et sorununun bir an önce ortadan kaldırılmasını arzulayan Hayvan üreticileri, koalisyon hükümetinden sektör ile ilgili beklentilerini açıkladı.
Hayvan üreticileri, “Hükümet, uzun zamandır ihmal edilen ve görmezden gelinen üreticinin sorunlarına eğilmeli ve sıkıntıları bir an önce tespit edilerek çözümlemelidir. Kara sınır kapılarında denetimler arttırılmalı, kaçak et suçundan tespit edilen kişilere de caydırıcı daha ağır cezalar verilmelidir. Ülkede her geçen gün sayısı arttırılan mezbahalar ise sayısı düşürülerek denetim altına alınmalıdır. Ayrıca mezbahalarda kulak numarası olmayan hayvanların kesilmemesine özen gösterilmelidir” diye konuştu.
Naimoğulları: Kaçak et belimizi büküyor
Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, KKTC’de süregelen kaçak et sorunu ve çözümü konusunda defalarca dönemin hükümet yetkilileri ile görüştüklerini ancak yıllardır, netice alamadıklarını kaydetti.
Canlı hayvan fiyatlarının 2009 yılından buyana değişmediğini kaydeden Naimoğulları, aksine ülkeye geçirilen kaçak et nedeni ile rekabet gücünü kaybeden hayvan üreticisinin 2009 yılında kilo 8 TL olan dananın kilosunu bugün 7 TL’ye, 2009 yılında kilosu 10 TL olan kuzunun ise şimdi kilosunu 9 TL’den verdiklerini belirtti.
Et kaçakçılığının son 4 yıldan buyana artış gösterdiğini ifade eden Naimoğulları, kaçak et olayının yerli üreticinin belini büktüğünü söyledi.
“Bu bir cinayettir”
Mustafa Naimoğulları, Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye kanunsuz girişleri yapılan etlerin ayrıca insan sağlını ciddi şekilde tehdit ettiğini öne sürdü.
Naimoğulları, “Sağlıksız koşullarda ne olduğu belirsiz bu etlerin ülkeye kanunsuz geçirilmesi kanaatimce bir cinayettir” dedi.
Mustafa Naimoğulları, ayrıca “Güney Kıbrıs’ta daha çok domuz eti tüketilmektedir. KKTC’ye geçirilen büyükbaş ve küçükbaş hayvan etleri ise orada tüketilmeyen, verim dışı kalmış, donmuş ve kalitesiz etlerdir. KKTC’ye geçirilme koşullarını ve hijyen de dikkate alındığında ortaya şu çıkmaktadır. Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye kanunsuz geçirilen etler toplum sağlığını tehdit etmektedir” diye konuştu.
“Çözüm belli”
KKTC’de kaçak et sorununun önüne geçilmesinin mümkün olduğunu kaydeden Mustafa Naimoğulları, öncelikle kayıt sisteminin sağlanması gerektiğini dile getirdi.
Öte yandan KKTC’deki sayısı 35’e çıkan mezbahaların 2 veya 3’e indirilmesi ve buralarda da denetimin arttırılması gerektiğini ifade etti.
Kulak numarası olmayan hayvanların mezbahalara girmesini yasaklamanın da önemine dikkat çeken Mustafa Naimoğulları, mezbahalarda şuan itibari ile hayvan kesimlerinin kontrolsüz şekilde yapıldığını kaydetti.
Naimoğulları, şöyle dedi: “Kayır sistemi tutulur, ülkede mezbaha sayısı azaltılır ve bu mezbahalarda kesimler denetim altına alınırsa en azından canlı hayvan kaçakçılığı sorununun önüne geçilebilir. Çünkü bugün ülkede çok fazla mezbaha vardır ve buralarda denetim yapılmamaktadır. Mezbahalarda kulak numarası olmayan hayvanlarda kesilmektedir.”
“Cezası ağır olmalı”
Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, kaçak et suçu ile ilgili tespit edilen kişiler hakkında verilecek cezaların daha ağır olması gerektiğini savunarak, cezaların caydırıcılığının suçu aza indirgeyeceğine inanç belirtti.
“Ne kadar çok ceza o kadar az suç” diyen Naimoğulları, çözüm yollarını şu şekilde anlattı: “Ülkeye kaçak et geçiren kişiler evet tespit ediliyor, gözaltına alınıyor ve mahkemelere çıkarılıyor. Ancak bu kişiler günün sonunda üç beş lira para cezası ödeyerek bu suçtan sıyrılıyor. Sonra aynı suçu tekrar tekrar işliyor. Bunun önüne geçilebilmesi için cezalar ağırlaştırılmalıdır. Eğer bu suçu işleyen bir hayvan üreticisi ise para cezasının yanı sıra devlet teşvikini o kişiden kesmeli, kişinin et ve süt satışı durdurulmalıdır. Eğer suçu işleyen bir kasap ise o kişinin iş yeri kapatılmalı ve bir daha kasaplık yapmasına izin verilmemelidir. Tabii yine o kişiyi de ayrıca para cezası kesilmelidir. Ancak ülkeye kaçak et geçiren kişi üretici veya kasap değilse de yine o kişiye de para cezası kesilmeli ayrıca hapislik ile cezalandırılmalıdır.”
“Umudumuz Kurban Bayramı”
Yaklaşan Kurban Bayramı münasebeti ile canlı hayvan satışlarında biraz hareketlilik yaşanacağına inanç belirten Mustafa Naimoğulları, uzun süredir canlı hayvan satışları düşük olan hayvan üreticinin şu sıralar tek umudunun Kurban Bayramı olduğunu dile getirdi.
Öte yandan koalisyon hükümeti ile Tarım ve Orman Bakanlığı görevine bir kez daha Önder Sennaroğlu’nun getirildiğini, Bakan Sennaroğlu’nun tecrübeli oluşundan ötürü, bu durumun da hayvan üreticileri açısından olumlu bir gelişme olduğunu kaydetti.
Hayvan Üreticileri ne dedi? Hayvan Üreticileri ne dedi? Hayvan Üreticileri ne dedi?
Ali Gökçeri: Kaçak et hayvancının belini büküyor
“Ülkeye geçirilen kaçak et, hem toplum sağlığını tehdit etmektedir hem de yerli üreticinin cebine zarar vermektedir. Güney Kıbrıs’ta tüketilmeyecek kadar kalitesiz olan etler, sağlıksız koşullar altında KKTC’ye getiriliyor ve toplum sağlığı hiçe sayılıyor. Öte yandan KKTC’de oldukça düşük miktarlara satılan bu etler, bizim canlı hayvan satışlarımızı baltalıyor. Süt paralarının geç ödenmesi ile çeklerimiz geri dönüyor, çekler dönünce TÜK yem vermiyor. Bir de üstüne ülkeye kaçak et getirilince hayvancının beli iyice bükülüyor. Hükümetten beklentimiz üreticinin sorunlarına artık çare üretmesidir.”
Mustafa Keskinel: İthal et getirenlere caydırıcı cezalar verilmeli
“Ülkeye her ithal edilen etler, satışlarımız olumsuz etkiliyor. Fiyatlarımızı düşürüyor, rekabet edilebilirlik ortadan kaldırılıyor. Öte yandan bu etler, oldukça sağlıksız koşullarda ülkeye geçirildiği için sağlığına tehdit ediyor. Ne yazık ki, yıllardır bu sorunun önü de alınamıyor. Benim çağrım polis ve askerin sınır kapılarında daha titiz davranmaları ve mahkemelerin bu nedenden gözaltına alınan kişilere caydırıcı cezalar vermesidir. Eğer mahkemeler caydırıcı cezalar verirse suç oranı muhakkak düşecektir.”
Hilmi Kuşar: Kaçak et hayvancı için ölümle eşit
“Ülkeye geçirilen kaçak etler bana göre ölümle eşittir. Bu etler kalitesiz olmakla birlikte, hijyenik olmayan şartlarda ülkeye getirilmektedir. Yaşlı domuz etleri bile ülkeye getirilip halka inek eti diye satılıyor. Düşünün ki, oruç tutuyorsunuz ama inek zannederken aslında orucunuzu domuz eti ile açıyorsunuz. Kaçak etin hayvancıya verdiği maddi zarar ise ölçülemez. Malımızı satamaz olduk. Hayvanlarımız elimizde kaldı. Resmen kasaplara malımızı almaları için yalvarıyoruz. Kapılarda sıkı denetim yapılır, bu suçtan tespit edilen kişilere de caydırıcı cezalar verilirse sıkıntının en aza ineceğini düşünüyorum. Aksi halde KKTC’de yakın gelecekte hayvan üreticiliği biter.”
Mehmet Aktuna: Hayvancı kasabın vicdanına terk edildi
“Kaçak et piyasaya girdiğinde yerli canlı hayvanın fiyatı yarı yarıya düşüyor. Hayvancıyı kasabın vicdanına terk ediyor. Bana göre sorunun çözümü, girdi maliyetlerinin düşürülmesidir. Eğer girdi maliyetleri düşürülürse üretici, daha ucuza üretim yapar, üretim, tüketiciye daha düşük maliyete ulaşır. Güney Kıbrıs’ta hayvan üreticisi bugün KKTC’de üretim yapan bir hayvancının iki katı teşvik alıyor. Eğer devlet doğru politikalarla hareket etmezse geleceğimiz karanlık. Ama şimdiki Tarım ve Orman Bakanı Önder Sennaroğlu’na güveniyoruz. Sennaroğlu’nun tecrübesi ve doğru devlet politikaları ile sıkıntılarımızın aşılacağına inanıyorum.”
































