Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Hayata tutunmayı başardı

YANLIŞ TEDAVİ SAĞLIĞINDAN ETTİ: Mediha Çelik, 1997 yılında çok sevdiği hayat arkadaşını kaybedince üzüntüsünden hastanelere düştü. Yapılan “yanlış bir iğne” sonucu 135 kilodan 35 kiloya kadar düştü. Ölümle burun buruna geldi. Toparlanıp tam da hayata yeniden başlıyorken, ayağını kırdı. Ardından kalp krizi geçirerek ameliyat oldu. Başına gelen bunca şeye rağmen üretimden kopmadı

Devrim DEMİR
Kalavaç köyünde doğup büyüyen 76 yaşındaki Mediha Çelik, günümüzde yaptığı el işlerinin artık çok fazla alıcısı olmamasına rağmen, 12 yaşında annesinden öğrendiği tente işini severek yapıyor. 7 çocuk, 17 torun ve 9 torun çocuğu olan Mediha nene, 17 yıl önce eşini kaybetti üzüntüsünden 135 kilodan 35 kiloya düşerek hastane köşelerinde yaşam mücadelesi verdi. Eşinin ölümüyle üzüntüsünden sağlık sorunlarıyla karşılaşan Mediha Çelik, “Allah’a çok şükür olsun her şeye rağmen hayat çok güzel” diyerek yaşlılığını bahane edip yataklara düşmedi.
Eşini kaybetti sağlığı yerle bir oldu…
Kalavaçlı 76 yaşındaki Mediha nene 1997 yılında çok sevdiği hayat arkadaşını kaybettikten sonra sağlığını da kaybetti. Eşinin vefatı ile üzüntüsünden hastaneye düştüğünü söyleyen Mediha Çelik, “135 kiloydum hastaneye yatırdılar beni yapılan yanlış bir iğne ile vücudum öldü 35 kilo kaldım ve çok zor günler geçirdim. Toparlandım derken ayağım kırıldı bir süre öyle onu da çektim, arkasından kalpten rahatsızlanarak bay-pass ameliyatı oldum. Her şeye rağmen çok şükür olsun yaşamaya devam ediyorum, yürüyemem destek olmazsa ama ben yinede oturduğum yerden üretirim kendimi böyle daha çok mutlu hissediyorum. Evden çok fazla çıkamam torunlarım, evlatlarım gelir komşularımla günler geçer” dedi.  
Hünerli ellerini hala kullanıyor
Yaşadığı sağlık problemleri nedeniyle destek almadan yürüyemeyen Mediha nene her şeye rağmen hünerli ellerini kullanarak kapısını çalan misafirlerini ağırlıyor. Şimdiki kadınların sultan devri yaşadığını söyleyen Mediha nene, “Gece yarısı kalkar ekmek yoğururdum sabah güneş doğmadan fırına salar pişirirdim. Şimdiki gibi hiçbir şey hazır değildi yemeklerimizi, hamur işlerimizi kendimiz yapardık, zaman çok değişti yok kalmadı bizim zamanımızdaki gibi değil. Ben 6 aylık hamileydim 9. Ayıma kadar ağaçların üstünde zeytin toplardım ve zeytin toplarken sancılandım. Köy usulü yemeklerimi çok şükür olsun hala yaparım, hamur işlerimi kısmeti olan afiyetle yer” dedi. 
Eski günlerini çok özlüyor
Kalavaç köyünde yaşayan Mediha Çelik günümüzde insanların artık eski alışkanlıklarını unutmaya başladığını, köy yerlerinde şehir hayatı yaşadıklarını söyleyerek, “Eskiden gün ağarmadan uyanır zeytinlerimiz vardı toplamaya giderdik, ne güzeldi ovaya çıkmadan ekmek salardık fırına beraberimizde götürür yerdik. Bütün gün usanmadan uğraşırdık ovalarda 300 tane zeytin ağacımız vardı kadın halimle giderdim zeytine. Gece evimize gelirdik elektrik yoktu, fenerler vardı,  topladığımız zeytinleri fenerin şavkında seçerdik bütün gece zeytin ayırırdık buğday elerdim” dedi.
Yokluk vardı ama huzur vardı…
Eskiden şimdiki gibi hayatın çok kolay olmadığını ve maddi birçok imkansızlığın olduğunu söyleyen Mediha nene, “Herkes ektiğini biçtiğini yerdi kazandığı kadar yapardı, şimdiki gibi hangimiz önde gidelim yarışımız yoktu. Köyümüzde ne elektrik ne su vardı ve bu zorluklara rağmen hayat çok güzeldi mutluyduk. Şimdi tek sorun para adım atsan para, hayat çok zor oldu” dedi.
“Herkes bir kuru maaşa esir oldu” 
Herkesi köy yerlerinde üretimden koparıp devlet dairelerine odacı diye aldıklarını söyleyen Mediha nene, “Gençliği çoluk çocuğu üretimden koparıp devlet dairelerine üç kuruşa odacı yaptılar. Herkes bir kuru maaşa esir oldu, hayvanlarını sattı bağ ovalarını kuruttu terk ettiler. Eskiden üretim vardı, üretirken tüketim vardı şimdi vatandaş borç içinde boğuşur, gelmiş geçmiş hükümetler sayesinde ülke yok olma yoluna girdi. Allah sonumuzu hayır getirsin” dedi.