Hayat Bilgisi 2 kitabı ‘eski’ye mahkum

12 Mart 2018 Pazartesi | 12:00
Kemal Akkan Batman

Eski eğitim bakanlığı döneminde gerçekleştirilen Temel Eğitim Program Geliştirme Projesi (TEPGP) kapsamında, 2017 – 2018 öğretim yılında, ilkokul 2. Sınıf Hayat Bilgisi ders kitabını (HBDK) hazırladı. Kitap, Hayat Bilgisi Dersi Öğretim Programı’na göre yazılmış. Hem Öğretim Programı hem de kitap eski anlayışın yeniden diriltilmesi olmuştur.

Yeni oluşan hükümetin Eğitim Bakanlığı’nın ilk yapması gerekenler arasında öncelikle TEPGP’yi yeniden ele alıp incelemesidir; çünkü program olması gereken noktada değildir. KKTC Milli Eğitimi, 2005 öğretim yılında Anavatan’daki ‘yapılandırmacılık’ anlayışına geçti. O yıldan itibaren de ilköğretimde hem öğretim programları hem de ders kitapları ‘yapılandırmacılık’ bağlamında yeniden yazılmıştı.

TEPGP 2012 yılında hayat bulunca, tüm öğretim programları tekrar ele alındı. Ancak TEPGP’nın önsözünde yeni bir felsefeye atıf yapıldı. Söz konusu felsefe ise ‘eklektik’ felsefe olarak adlandırıldı. ‘Eklektik’ denen eğitim akımının ne olduğuyla ilgili hiçbir feslefe kitabında bilgi yok. Diğer bir deyişle zorlama olarak uydurulmuş bir eğitim akımı.

Neyse ne olduğu belli olmayan felsefik akıma göre de 2017 – 2018 öğretim yılında 2. Sınıf, Hayat Bilgisi 1 ve 2 ders kitapları basıldı. Bu kitaplar da bir önceki yılda yazılmış olan Hayat Bilgisi 1. Sınıf 1 ve 2 ders kitapları ile aynı doğrultuda yazıldı. Her iki kitap da yapılandırmacılık anlayışından uzak yazıldı. Daha doğru bir tabirle yapılandırmacılık anlayışı terk edildi.

Yapılandırmacılıkta ‘tematik’ anlayış hakimdir. Hayat Bilgisi’nde ise ‘tematik’ anlayış olmazsa olmazdır. Öğrencilerin aktarılacak olan bilgileri edinebilmeleri için, her temada tekrar tekrar aynı konuların farklı zamanlarda ortaya çıkmasıyla, konuda derinlemesine bilgi edinimi sağlanır. Bu nedenle de ders kitabının ‘sarmal program’ geliştirme anlayışına uygun yazılması gerekir.

Örneğin okulların açıldığı ilk haftalarda, birinci temada mevsimlerden sadece ‘sonbahar’ konusu işlenmelidir. Diğer mevsimler gelecekteki temalarda, ilgili mevsimin de yaşandığı döneme bırakılmalıdır. Böylece öğretmenler de ilkokul dönemindeki çocukların bilişsel gelişimlerine en uygun yöntem ve teknikler arasında olan ‘gezi, gözlem, inceleme’yi kullanabilme şansını yakalarlar. Öğrenciler de görerek, dokunarak, koklayarak, tadarak nesne ve olayları öğrenme fırsatı bulmuş olurlar.

Yeni yazılan HB 2. Sınıf ders kitabında mevsimler konusu bir ünite olarak 2. Kitaba bırakıldı. İkinci kitap Şubat Tatili’nden sonra dağıtıldı. Öğrenciler sadece ‘kış’ mevsiminde yaklaşık iki hafta boyunce ‘mevsimler’ konusunu işleyecekler ve mevsimler konusunu bir daha görmeyecekler.

Bu da şu demektir; öğrenciler diğer mevsimlerin yaşandığı dönemlerde dışarıya çıkıp gözlem yapma şansını yakalayamayacaklar. Dolayısıyla öğrenciler sonbahar, ilkbahar ve yaz mevsimlerini ve özeliklerini gözlem yapamadan, sadece öğretmenin anlattıklarını dinleyerek öğrenmeye çalışacaklar. Bu durumda da öğrenciler ‘ezberlemeye’ mahkum edildiler.

Bu tür yöntemle de öğrencilerin içerisinde bulundukları gelişim döneminin tam tersi uygulamalara maruz bırakıldılar. Çünkü bu dönemdeki çocuklar ‘bilişsel gelişim’ açısından ‘somut işlemler’ dönemindedirler. Dinleyerek öğrenme diğer bir deyişle ‘sözlü anlatım’ onlar için soyuttur. Öğrencileri yaparak – yaşayarak öğrenmeden çok ‘ezber’ yöntemiyle öğrenmeye zorlanmaktadırlar. Diğer konular da aynı şekilde öğrencilerin içinde bulundukları bilşsel gelişim dönemine uygun olmayan yöntemlerle öğrenmeye maruz bırakılmışlardır.

Yeni oluşacak olan eğitim bakanlığı üst kademe yöneticilerini zor bir görev beklemektedir. Özellikle yeni Temel Eğitim Program Geliştirme Projesi’ni yeniden ele almaları zaruri. Yapılandırmacılık yok edildi çünkü. Ayrıca dersler arası ilişkiler koparıldı. Anlaşılan iş çok ama işi bilenlere de ihtiyaç var.