Magazin

Hatalı diyet






Bir gün derste iken sınıfımıza, çok değerli bir Hocamız ile birlikte misafir olarak geldi, adeta bir ışık gibi sınıfımızı aydınlattı. Meraklı gözler ile bakıyoruz kim bu güzel ve narin bayan diye. Hocamız Uzm. Dyt Melike Mut Ergen’i tanıştırdı bize ve kısaca Melike Hanımın azmini, başarısını ve daha yapmak istediklerini anlattı. Çok duygulandım dersten çıkar çıkmaz hemen sosyal medyadan ulaştım Melike Hanıma ve onunla röportaj yapmak istediğimi söyledim.  Beni kırmadı ve kabul etti. Bir heyecanla gittim röportaja sanki hayatımın ilk röportajı gibi heyecanlıydım. Ama Melike Hanım sıcaklığı sevecenliği ve olağanüstü içtenliği ile yanına gittiğimde tüm heyecanımı aldı götürdü. Duyduğum bu hayranlığı, heyecanı ve mutluluğu sizlerle paylaşmak istedim. 

Melike Mut Ergen 1 Ocak 1960 yılında dünyaya gelmiş, ailenin 4 çocuğundan en  küçük kız çocuğu olarak yaşamını sürdürmüştür.1978 yılında başarı ve takdir ile liseyi bitirmiş ve okul hayatına o zamanın getirmiş olduğu zorluklardan ötürü devam edememiştir. 1979 yılında bir bankada memur olarak işe girmiş; 1980 yılında evlenmiştir.
1985 yılında ilk çocuğu dünyaya gelmiş ve bu nedenle Melike Hanım iş hayatına son vermek zorunda kalmıştır. 1987 yılında ise Melike hanımın biricik kızı dünyaya gelmiş ve bu durum da Melike Hanımın iş hayatına dönmeme kararı almasına neden olmuştur.
Uzun yıllar geçtikten sonra çocukların büyüyüp Melike hanımın sorumluluğunun azalmasının ardından Melike  hanım Üniversite’ye  başlama kararı alır. Tam 30 yıl aradan sonra öğrencilik hayatını içinde bastırılmış duygularını yaşamak  istemesi  ve her zaman sağlık sektöründe hizmet vermek gibi kutsal bir görevde yer alma azmi ile Melike hanım   2007 yılında üniversiteye başlar 2012 yılında Yakın Doğu Üniversite’si Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Başarı ile mezun olur. 2012-2015 yıllarında ise yüksek lisansını tamamlayıp uzman diyetisyen unvanını almıştır. Eğitimi sırasında Amerika’da Mount Sinai Hospilal ‘de stajyer diyetisyen olarak görev aldı. Melike hanımın en büyük destekçisi olan hocalarından söz ederken gözlerinin içindeki sevgi ve heyecan görmeye değerdi.
Melike hanımın bu  büyük başarısından dolayı bizde Havadis Gazetesi olarak tebrik ve takdir eder daha nice başarılara imza atmasını dileriz.
Kendisiyle uzun bir sohbetin ardından Beslenme Bilimi üzerine keyifli bir ropörtaj yaptık.
Dengeli ve yeterli beslenme nedir?
Vücudun büyümesi yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması durumu yeterli ve dengeli beslenmedir.
Şişmanlık ve obeziteye neden olan sebepler?
Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla alınması durumunda harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve durumun sürdürülmesi, şişmanlık ve obezite oluşumuna neden olmaktadır.
Erkek ve kadında vücut yağ yüzdesinin kaç olması gerekir?
Ortalama vücut ağırlığına sahip olan erkeklerde vücut yağı %15-20 kadınlarda ise %25-30 arası normal değer olarak görülmektedir.
Obezite’nin ortaya çıkardığı hastalıklar?
Beden ağırlığının olması gereken sağlıklı ağırlıktan %20 oranında yüksek olması  hiper tansiyon, koroner kalp hastalığı, hiperlipidemi’kandaki yağ oranın artması’ , tip 2 diyabet riskini arttırmakta bunların yansıra obezite bazı kanser türleri ,eklem  ve safra kesesi hastalıkları enfeksiyonlar, polikistik over sendromu, psikolojik sorunlar, uyku apnesi, varis gibi pek çok sağlık sorununun ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır. ideal ağırlığının %40’ın üzerinde olanlarda ölüm oranı %90 daha fazladır.


Kilo kaybı için sık sık yapılan hatalı diyetler?
Sağlıksız ağırlık kayıplarında formül diyetler(hazır toz veya sıvı formdaki ürünler) reçetesiz satılan haplar ,tek tip besine dayalı beslenme (dukan diyeti) öğün atlama , kan tahliline göre beslenme, sigara ,müshil ilaçları ve kusma gibi yöntemlerle internet ,gazete ve dergilerdeki bireye özgü olmayan beslenme programları kısa sürede hızlı kilo kaybını sağlayan çok düşük enerjili diyetler, Otlar,çaylar ve saunalar kullanılmaktadır .Hatalı zayıflama programlarının hemen hemen hepsi çok düşük enerji içermektedir, bu nedenle hızlı bir vücut ağırlığı kaybı oluşmaktadır. Vücudun mutlaka alması gereken minimum bir enerji gereksinmesi vardır ve gerekenin altında alınan enerji metabolizmayı olumsuz etkilemektedir. Hızlı kilo vermek bireyler arasında çok cazip olarak görünmekte ancak ;oldukça önemli sakıncaları olduğu konunun uzmanları tarafından bildirilmektedir.
Ne yazık ki biz diyetisyenlerin mesleğini yapmak isteyen başka meslek grupları hiç alakasız listelerle bu mesleği taklit ederken çok düşük kalorili, yetersiz ve dengesiz beslenme programlarıyla bireylerin sağlığını bozmaktadırlar. Dünya Sağlık Örgütü haftada 0.500g-1kg ağırlık kaybını önermektedir.
Çok düşük kalorili beslenme; normal ağırlığının  %30 üzerinde olan bireyler için düşünülse de önerilmemektedir.  Şişmanlığın beslenme tedavisi ilkelerinde hedef sadece ağırlık kaybı değil, bireyin tüm besin öğesi gereksinmeleri yeterli ve dengeli bir şekilde karşılamak, yanlış beslenme alışkanlıkları yerine, doğru beslenme alışkanlıkları kazandırmak, vücut ağırlığı arzu edilen düzeye geldiğinde, tekrar ağırlık kazanımını engellemek ve sürekli bu düzeyde tutmaktır. Başlangıç için vücut ağırlığının %10’unu kaybetmekle şişmanlıkla birlikte vücutta bulunan sağlık sorunlarının düzelmesine katkı yapacaktır.
ABD’deki Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü ve Kuzey Amerika Obezite Çalışma Grubu’nun birlikte hazırladıkları rehbere göre beslenme tedavisinde çok düşük kalorili diyetlerin yan etkileri ve sürekli tıbbi kontrol gerektirip devamlılık sağlanamadığından günümüz tıbbi beslenme tedavilerinde önermemektedirler. Yine ayni şekilde Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Lipit, Obezite ve Hipertansiyon Çalışma gurubu da hızlı ağırlık kaybına neden olan bu tip beslenmelerın obezite tedavilerinde kullanılmasını önermemektedirler.
Bu tip  beslenmelerle kaybedilen ağırlıkların yanı sıra  saç dökülmesi, cilt kuruluğu, diyare, halsizlık, depresyon, baş ağrısı, safra taşları, ürik asit yüksekliği gibi proplemler görülebilmektedir.

Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler?
Tıbbi beslenme tedavisi, fiziksel aktivitenin arttırılması ,davranış değişikliği tedavisi, ilaç tedavisi,Bariatrik cerrahidir. İlk üç yöntemin sağlık riskleri olmazken diğer iki yöntemin sağlık riskleri tartışılmaktadır.

Beslenme programı nasıl düzenlenmelidir?
Beslenme programı bireylerin ağırlık boy ölçümleri ve fiziksel aktivite düzeylerine göre planlanmalıdır. agırlık kaybı programlarında bireyin bazal metabolizma hızının altında enerji  verilmemelidir. Beslenme küçük miktarlarda sık öğünlerden oluşmalı günde 3-6 öğün şeklinde ve öğünler arası  2.30-3.0   saat olması  beslenmeye bağlı termogenezi hızlandırarak enerji harcamasını arttırmakta gereğinden fazla yemeği önlemekte acıkmayı geçirmekte ve bir sonraki öğündeki besin alınımını azaltmaktadır.
Kilo vermek sabır gerektiren bir süreçtir, hızlı verilen tüm kiloların geri dönüşümü iki katı olarak artabilir. Bir anda almadığınız kiloları bir anda vermek doğru bir düşünce şekli değildir. İnsanlar arasındaki genetik farklılıktan hayat tarzı farklılıklarından fiziksel aktivite faktörü farklılıklarından dolayı diyet bireye özgüdür. Bu nedenle kilo kaybınızın sağlıklı ve kalıcı bir şekilde gerçekleşmesini istiyorsanız mutlaka bir diyetisyene danışmalısınız. Kilo verirken bilinçli ve sağlıklı şekilde zayıflamanız bu da size diyetisyeniniz tarafından en iyi şekilde yol gösterip sizi besinler hakkında bilgilendirmesi ile mümkündür.  Doğru bilgi doğru kaynaktan alınır. Sağlıklı günler…






Başa dön tuşu