Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Halk Erenköy’e akın etti

Gürsel KARAGÖZLÜ

Erenköy direnişin 51’inci yıl dönümünde ve direniş sırasında şehit düşenlerin anıldığı törene halk yoğun ilgi gösterdi. Kara yoluyla Yeşilırmak-Pirgo Kapısı’ndan 108 minibüs dolusu vatandaş tören için Erenköy’e gitti. Saat 07.00’de geçişlerin başlaması ile 108 minibüsün geçişi saat 09.30’da tamamlandı. Deniz yoluyla Erenköy’e gidenlerle birlikte törene katıltanların sayısı 2000’i buldu.
Rumlar barışçıl eylem yaptı
Pirgo köyünde Pirgo Muhtarı’nın önderliğinde yaklaşık 100 kişi köy meydanında yolun sol ve sağ tarafına sıralanarak Erenköy (Kokkina) Kapısı’nın açılması ve Pirgo’dan Pomoya köyüne daha kısa bir mesafe ve zamanda ulaşımın sağlanması için sessiz bir şekilde “Kıbrıslı Türk Yurttaşlarımız Kokkina Barikatının Açılmasına Bize Yardımcı Olun” yazan pankartlar açıldı.

Halk görüşleri…
İsmail Kazali (Londra-Vatandaş):
Erenköy çarpışmaları başladığı zaman ben 4 yaşındaydım. Babamın anlattıklarından o dönemlerin çok zor dönemler olduğunu ve çok zor günler geçirdiklerini öğrendim. Babamın o dönemde kamyonu vardı ve Lefkoşa’dan Erenköy’e 23 barikat geçerek erzak taşırdı. Ayrıca mücahitlere ait eşyaları gizli gizli taşırdı. Barikatları geçerken yoklandıklarını söylerdi. Biz esas Yağmuralan köyündeniz ve bizde o dönemde Günebakan köyüne göç etmek mecburiyetinde kaldık. 1974 yılında tekrar Yedidalga köyüne göç etmek mecburiyetinde kaldık. 1963-1974 yılları arasında zor dönemler geçirdik. Erenköy direnişini takdirle karşılarım. Büyük mücadele verildi. 1974’ten sonra Kıbrıs Türkü refaha kavuştu. Bir yerden bir yere özgürce gidebilmektedir. Kıbrıs’ta 1974’ten sonra Kıbrıslı Türkler rahat yaşamaya başladı. Ancak birlik ve beraberlik kalmadığından ve her şey menfaate döndüğü için 1978 yılında adayı terk ederek Londra’ya yerleştim. Cumhurbaşkanımız Akıncı, Rum lider ile görüşme yapmaktadır. Benim düşüncem bu görüşmelerden iki kesimli bir anlaşma sağlanmasıdır. Toprak konusunda ise tazminatlarla konunun çözülmesidir. 1960’lı yıllardan beridir Kıbrıslı Türkler devamlı göç yaşamaktadırlar. Artık bu göçlerin yaşanmaması gerekmektedir. Bugün bu törene katıldım ve o dönem babamın anlattığı günleri anımsadım. Kıbrıs’ta Erenköy direnişi Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesinde önde gelen yerlerden en önemlisidir. Erenköy’de bulunmaktan mutlu ve gururluyum. Artık savaşların yaşanmaması ve kalıcı bir barışın sağlanmasını isterim. Avrupa birliği Kıbrıslı Türk ve Rumlara eşit hak tanır ve davranırsa bu barışın olacağına inanırım.
Ayten Şakir (Erenköylü-Şehit kızı):
Ben doğma büyüme Erenköylüyüm. 1958 yılından 1974 yılına kadar diğer yerlerde olduğu gibi Erenköy’de mücadele oldu. Erenköy’de çok zor günler yaşadık. Babam bu mücadelenin içindeydi. Annem mücahitlere yemek ve ekmek yapardı. 1964 yılında Erenköy direnişinde annem İlmiye Şakir mücahitlere ekmek yaparken yanına bomba düştü ve şehit oldu. Benim isteğim insanlarımızın bu mücadele yıllarını unutmamasıdır. Cumhurbaşkanımız Rumlarla görüşmeler yapar. Cumhurbaşkanımız bu görüşmelerde çok dikkatli olsun. Türklerin haklarını korusun. Savaşlar yaşanmaması için de iyi bir anlaşma olsun. Rumlar kendi taraflarında, bizde kendi tarafımızda kalalım. Göçler olmasın. Bir anlaşma olursa ve köyünüze döneceksiniz deseler hemen köyüme dönerim.
Mesut Yıkıcı (Erenköy Belediye Başkanı):


Kıbrıslı Türklerin mücadelesi 1958 yılından başlıyor. Dillirga bölgesinde Erenköy, Bozdağ, Alevkaya, Mansura ve Selçuklu köyleri vardır. Bu mücadele yıllarında bu köylerle birlikte mücadele verildi. Bu mücadelede köylülerimiz, diğer köylüler ve öğrenimlerini yarıda bırakan öğrenciler omuz omuza bu mücadeleye katıldı. 8 Ağustos 1964 yılındaki mücadelede Kıbrıs Türkünün kaderini değiştiren o şanlı Erenköy direnişimizde şanlı sancağımız Türkiye ve Mehmetçiğin desteği ile bu zafer kazanıldı. Bunun ruhu, bunun ışığı Kıbrıs Türklerine yol verdi. Bu mücadelede Bereketçilerimiz deniz yolu ile bu mücadelede yer aldı. Birçok kayıplar şehitler verildi. Bu mücadele sayesinde Türkiye’nin buraya çıkmasında aktif rol oynadı. O günlerden bu güne Mutlu Barış harekâtı ile Kıbrıs Türkü hür, özgür bir şekilde yaşıyor. Bugün de aziz şehitlerimizi anmaya geldik. Tekrardan nur içinde yatsınlar diyorum. Onların bizlere bıraktığı bu mirası aynen devam ettireceğimizi belirtirim.
Ömer Meraklı (Kalavaç Muhtarı):
Kısa ve öz söylemek gerekirse Kıbrıslı Türkler çok çetin mücadeleler verdi. Erenköy mücadelesi ve direnişi de bunlardan bir tanesidir. Erenköy mücadelesi belki de Kıbrıslı Türklerin var olmasının en büyük mücadeledir. Bugün burada şehitlerimizi anmak için geldik. Mutlu ve gururluyum. Bu mücadeleler sonu Kıbrıs Türkü arkasına bir kere daha bakmamak ve geçmişini asla unutmamak şartıyla ilerlemeye devam etmelidir. Karşımızdakinin ne söyledikleri bizleri ilgilendirmez. Bu sıralar bir anlaşma olmak Cumhurbaşkanımız ve Rum lider masaya oturdu. Yıllardan beridir yüzde 29 toprak parçası konuşuluyor. Bu toprak parçasının kriterleri değerlendirilmelidir. Kıbrıslı Türklerin sular ve toprak verimi iyi olan yerleri kaybetmemesi lazım. Toprak verimi iyi olan yerler verilse ve dağları taşları aldın hiçbir fayda sağlamaz. İnsanların daha yaşanabilir bir duruma getirilmesi gerekir.
Adem Sadrazam (Tepebaşı-Vatandaş):


Erenköy’e 1974 sonrasında dördüncü gelişimdir. Uzun yıllardır gelmediğimden burayı görmek için geldim. Erenköy de ailem veya bağım yoktur. 8 Ağustos 1964 yılında yapılan mücadele o yıllarda yapılması gereken mücadeleydi. Bugün bakıyorum çok büyük yanlış ve hatalar var. Kıbrıs’ta birçok yol kapalı bütün bu yolların açılması gerekir. Erenköy’de bunlardan bir tanesidir. Erenköy’ün çok büyük toprak değerine sahip olmadığını düşünüyorum. Buranın manevi bir değeri olduğunu bunun dışında bir değeri olmadığını düşünüyorum. Bunlar düşünülerek daha iyi bir şekil alınabilir. 8 Ağustos 1964 de burada çok büyük bir mücadele ve direniş oldu. O dönem bölge insanı ile yurt dışından öğrenci akımı oldu. Cengiz Topel’in uçağı ile gelmesi ve düşürülmesi ve büyük direniş vardı. Liderler bu sıralar görüşmeler yapmaktadır. Benim düşüncem iyi bir anlaşma olması ve herkesin mutlu olmasıdır. Bence iki kesimli de bir anlaşma olabilir. Başka bir anlaşma da olabilir. Herkesin malına mal demesini isterim. Bunu vatandaşın karşılamasını isterim. Toprak konusunda tazminatları Devlet mi karşılar, vatandaş mı karşılar bilemiyorum ama bu karşılanmalıdır. 1974 yılından sonra Kuzey’e Güney’den ve Kuzey’den gelmeler oldu. O dönemde İskân ve Topraklandırma adı altında getirilen yasa ve İTEM Yasası yanlış yasalardır. Kıbrıs deyimi ile bunun altından bence şeytanlar kalkamaz. Herkesin Kuzey’deki ve Güney’deki malına mülküne kurulacak komite ile değer verilmesi gerekir. Bunu kullananlar bir şekilde bunu ödemelidir. Başka türlü anlaşma olmaz. Bunun başka bir yolu vardır. Bunu kimse düşünmez. Kıbrıslı Türklerin ada da toprak hakkı yüzde kaçtır. Bunların bütün toplamı kaçtır ve hakkımız kaçtır. Bunu düşünürlerse bu sorun da çözülmüş olur ve görüşmelerden sonra bir devlet kurulur. Bunun başka türlüsü mümkün değildir ve hiç kimse bunun üstesinden gelemez. İki tarafın insanlarının mutlu olabileceği bir barışın artık gelmesi gerekir. Ben 1958 doğumluyum. Çocukluğumu, gençliğimi yaşamadım. Bunun sebebi de yanlış siyaset, yanlış uygulamalardır.
Vahibe Özkasırga (Erenköy Muhtarı):
Ben Erenköy Muhtarıyım. Bugün doğduğum ve büyüdüğüm köyümde mücadele yıllarında verilen mücadelede şehit düşenleri anmak için buradayım. Ben doğduğum 1936 yılından 1976 yılında kadar burada yaşadım. Kıbrıs’ın çeşitli yerlerinde olduğu gibi köyümüzde olan olaylardan dolayı çok mücadeleler yaptık. O zamanlar zor zamanlardı. Erenköy ve civar köylerden gelen insanlarımız ve yurt dışından gelen öğrencilerimiz ile köyümüzde çok büyük mücadeleler verdik. Bu mücadelelerde şehitler verdik. Onlara Allahtan rahmet dilerim. Şehitlerimiz nur içinde yatsınlar. Zor günlerden sonra 1976 yılında Yenierenköy’e göç etmek durumunda kaldık. Bir daha o günleri ve savaşları yaşamayalım. Cumhurbaşkanımız Rum başkan ile görüşmeler yapar. Göç eden bir insan olarak benim düşüncem ve benim gibi düşünenler adına şunu söyleyeyim. İki taraflı bir anlaşma olsun. Göçler yaşanmasın. Türkiye ve askeri de bizlerle olsun. Ben ve benim gibi düşüneler böyle bir anlaşma isteriz.