Haftanın gündeminden,

25 Şubat 2018 Pazar | 12:20
Onur Borman

Birkaç haftadan beri toplumda gereksiz gerginlikler yaratılmaya çalışılmaktadır. İnşallah akıl ve mantık galip gelir de siyasi avantaj sağlamaya yönelik beyanatlara ve sosyal medyada toplumu gerecek toplumu ayrıştırmak için karşılıklı yakışık almayan haksız hakaretlerle sürgit edilmez ve toplum huzuru bozulmaz. Dıştan bakıldığında  KKTC’de olup bitenlerden haberi olmayan insanlara da yanlış bilgilerle bu toplumda kaynayan bir kazan gibi lanse edilerek hakaretler de  ettirilmez. Yazık ve günahtır. Bu Kıbrıs’lı- Türkiye’li kaşımasını yapanlardan vatan sevgisi konusunda şüphe ederim. Kimse ötekinden daha vatansever olduğunu iddia edemez. Herkes yaptığı ile vatanseverdir, lafla olmaz.. Kendini bilen zaten bu tür tartışmaları gündeme getirmez. Hele milletvekili olmuş insanlar. Kendi şahsi hedefleri için bir milletin bir halkın bölünmesine yönelik kışkırtıcılık yapamaz. Aklımızı başımıza alalım. Birlik ve beraberlik içinde olma zamanı KKTC için her zamandır ve burada en çok ihtiyacımız olandır. Biz KKTC halkı olarak bir milletin bir bütünüyüz. Bu ülkeye faydalı olmak isteyenler, dünyaya haklarımızı duyurmak ve korumak yönünde ve halka hizmet hedeflerine odaklanarak görev yapmaları halinde faydalı olabilirler. Bölücülük bir ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Birbirimize saygılı olmak ve hukuk devletini kökleştirmek halkın huzur ve sükûnunu korumak zorundayız. Siyasi ve sosyal ayrımcılık ve yıkıcılıklardan kaçınalım.

Esasen kayıt dışılıklardan  kaynaklanan her günkü  suç eylemlerinden bunalan halkımızı bir de bu yönden germeyelim.

Bu hafta gaz arama konusunda Türkiye Hükümeti ile KKTC devleti Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığının yaptıkları müşterek diplomatik atak ve sağlanan sonuç çok başarılı olmuş ve gelecek için haklarımızın korunmasında özellikle de Rum Yönetiminin Türk tarafını dışlama gayretlerinin yoğunlaştığı ve görüşmelerin Rum Yönetiminin redci politikalarıyla Crans Montana’dan sonra kesilmesi ve ikili irtibatın oldukça zayıfladığı bu dönemde, Kıbrıs Türk tarafının Türkiye’nin desteği ile uluslararası camiada siyasi-diplomatik girişim, ve inisiyatif alma konusunda daha aktif bir politika uygulamasının, ve sesimizi dünyaya olumlu bir tavırla duyurmaya devam etmenin çok yararını göreceğimize inanıyorum.

KKTC Bütçesi; Bütçemiz de Bakanlar Kurulu’nca 5.8 milyar TL olarak onaylanarak Meclis ilgili Komisyonu’na gönderildi. Bütçenin henüz detayını bilmiyoruz, açıklandığında değerlendirmesini yapacağız. Ancak son 3-4 yılda kullanılmayan hibe yatırım yardımlarının inşallah bu yıl uygulanması yapılır ve hem halka birikmiş yığınla yatırım gereksinimi olan alanlarda hizmet götürülür hem de ekonomide bu vesile ile canlanma başlatılmış olur. 2017 Bütçesinde de tadil edilmiş şekliyle toplam öngörülen yatırım ödeneklerinin ancak toplamda % 25 civarının kullanıldığı  % 75’inin gerçekleşmediğini Maliye Bakanlığının yayınladığı Bütçe uygulama sonuçlarından görülmektedir. Ondan önceki 2014 yılından bu yana her yıl çıkan kesin hesap sonuçlarına göre de büyük ölçüde kullanılmadığı bazı sektörlerde % 30-40 hatta daha düşük %10-15 oranlarında kullanılarak Hibe yatırımlarının bu halka hizmet olarak maalesef döndürülemediği bilinmektedir.. En acil hizmetlerden başta yol, su gibi alt yapı olmak üzere, okul kapasitelerinin geliştirilmesi, limanların tamirat ve tadilatlarının, trafik düzeninin, gelişen ihtiyaçlara göre her alanda düzenlemelerin yapılmadığı ve halkımızın bir çok hizmetlerden para mevcut olduğu halde mahrum bırakıldığı ve ödenek bakiyelerinin çoğunluğunun kaldığı, her yıl çıkan hesaplardan maalesef görülmektedir. Bu izah edilebilecek bir ihmâl değildir.

2018 Bütçesinde de 635 milyon TL Hibe ve 595 milyon TC Kredisi yani borçlanma öngörüldü. Yani 5.8 milyar TL toplam Bütçe rakamı içinde 1,230 milyar TL.Yardım ve Kredi vardır. % 21.  Dolayısıyla denk bütçeden bahsetmek mümkün değildir. Hele Dış Kredi’yi (borçlanmayı)yardım gibi sayarak toplam finansman içinde gösterilmesi daha da yanlış. Son 10-15 yıldır Yerel gelirler – Yerel giderler gibi uydurma ayrımlar yaparak bütçe denktir demek doğru bir hesap olmaz. Yatırımlar bu ülkeye yapılmış yatırım değil mi? Verilen yatırım ve üretim teşvikleri bu ülke için değil mi?  Kaynağı dış olabilir ancak gider yerel giderdir. Giderleri Suni ifadelerle bölerek yerel gelirlerle karşılaştırarak Bütçeyi denk göstermek yanlıştır.

Bir de son yıllarda yatırımlar yapılmadığı cihetle harcamaların çoğunluğu sırf cari ve transfer olarak gerçekleşiyor.