Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Guspo ve eğe kemiği

Düğün dernek sezonu başladı.

Kızlar oğlanlar uçuyor.
Arabalarına yapıştırıyorlar:
Kırmızı bir kalp içinden ok geçiyor.
“Evleniyoruz…”

İyi halt ediyorsunuz!..

Bir eğlence, bir cümbüş gidiyor.
Hepsi iyi de anne ve babalara ne oluyor?
Bakarsınız, en önde onlar!
Pistten aşağıya inmiyorlar!
Göbek atmaktan helâk vaziyette.

Erkek vermeyi anladık da, kız veren ebeveynin sıcağı sıcağına göbek atması ne mana?

İnsanların oturup üzülecek hali yok tabii.
Evlatlarının geleceğini ve kendi nesillerinin çoğalmasını istemek ve görmek mutluluktur.
Evde üç kişiyken bakarsınız dört beş kişi olmuşsunuz.
Budur.
Mesele üremedir…

İnsan neslinin nasıl ürediği bilinir.
Ama Tanrı ta başından neden zor bir işe girişti bilinmez.
Gerçi, Tanrı işidir sual olunmaz!
Kalktı bir avuç balçıktan Adem’i yarattı.
Sonra Adem’in sol eğe kemiğinden Havva’yı vücut etti.
Ondan sonra da onları birbirlerine eş kıldı…

Uzun ve yorucu bir iş!
Önce balçıktan,
Sonra eğe kemiğinden, kaburgadan…

Hz. Muhammed der ki “Kadınlar eğe kemiği gibidir. Onu dosdoğru yapmaya kalkarsan kendisini kırarsın, şayet eğrilik bulunduğu halde faydalanmak istersen faydalanabilirsin.”

Ama ondan sonrası kolaylaştı.
Eşler bütün organları ile eksiksiz tamam olunca, bildiğimiz üreme biçimi ile insanoğlu kendi neslini çoğaltıp devam ettirdi.
Fayda meselesi!

Bunlar dini inanışlar.
İşin bilimsel yanı başka.

Evrim teorisine göre de insanlar önce ağaçtan yere atladılar.
Kıçları açıktı.
Baktılar ki dört ayak üzerinde duruyorlar.
Yemek bulmak için yavaş yavaş iki ayak üzerine dikildiler.
Dikilince iş bitti.
Bugüne kadar dikile dikile geldik.
En dikleme yerlere bile tırmandık…
İnsan sadece kendisine değil, doğaya da şekil vermeyi bildi…

Kadınlar eğe kemiği gibidirler de, erkekler guspo (*) mu?
Ayakta dururken yorulmak, dört ayağı terk etmekten mi?

İster balçıktan ve eğe kemiğinden, isterse maymundan gelmiş olsun.
Bir gerçek var ki, insan gelmiştir ve bu gezegenin en yetenekli, en bilinçli, en mükemmel yaratığı olmayı sürdürüyor.

Kendi kendini yok etmesini bilecek kadar!

(*) Guspo: Kazma