KTÖS ve KTOEÖS hafta içinde Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı önünde bir eylem gerçekleştirdi ve eğitimdeki sorunların çözülememesi nedeniyle bakanlığa siyah çelenk bıraktı. Haksız da sayılmazlar. Hala ilköğretimde 23 okulda öğretmen eksikliği var.
Ortaöğretimde ise birçok okulda öğretmen, müdür, muavin, bölüm şefi, atölye şefi, sekreter, hademe eksikliği olduğu biliniyor. Okullar açıldığından beri okullarda kitap yoktu. Hafta içinde basılan bazı kitapların okullara gönderilmeye başlandığı söyleniyor. Yani okullar açılalı bir ay oldu; Öğretmen yok, kitap yok. Gel da doğru dürüst bir eğitim yap böyle bir ortamda…
Tüm bunlar karşısında vatandaş da diyor ki “UBP hükümette olsaydı öğretmen sendikaları her gün grev yapacaktı, şimdi niye yapmazlar”. Bu konuya geçtiğimiz hafta içindeki eylem sırasında cevap veren Şener Elcil; Son dönemde eğitim sendikalarına yönelik “eylem yapmıyorlar” gibi bir eleştiri olduğunu ve bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, birileri istiyor diye eğitim sendikaları olarak velilerle karşı karşıya gelmeyeceklerini, eğitim hakkını almak için ailelerle birlikte hareket edeceklerini söyledi.
İyi güzel vatandaş soruyor öğretmen sendikaları niye eylem ya da grev yapmaz diye da, kendileri niye yapmaz diye sormak geliyor içimden… Yani memleketin okullarında bir aydır kitap yok bazı okullarda öğretmen yok, ailelerden tıs yok. Herkes evde, orada burada konuşuyor ama tepki orada kalıyor. Örgütlü bir tepki yok. Mesela Okul Aile Birlikleri nerde?
Velilere sesleniyorum. Çocuklarınızın öğretmeni yok, kitapları yok. Eylem yapmak için öğretmen sendikalarını mı bekleyeceksiniz?
Yoksa herkes kabul etti mi? “Türkiye 10 milyon TL eğitimden, 2 milyon TL da kitap basımından kesti, onun için yapacak bir şey yok” mu diyeceğiz. Hükümet edenlerin öğrenilmiş çaresizlik içerisine girmesi kabul edilemez. Türkiye bu parayı son gün kesmediğine göre, daha önceden önlem alınması gerekirdi. Eğitimde ve sağlıkta tasarruf olmaz. Hükümet başka taraftan kesip bu tarafa aktarması gerekirdi. Mesela Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre’nin bir aylık izaz ikram, araç benzin, şoför ek mesai, araç arıza gibi masraflarının 20 bin TL olduğu söyleniyor. 20 bin TL ile bir okul bir yıl idare eder. Varsın Zorlu Töre cenazelere ve camiye kendi arabası ile gitsin.
Geçen gün sendikacı bir dostumla sohbet ederken sitem etti; “Grev yaparık vay, yapmayık vay” dedi. “Grev yaparık, aman çocukların eğitim hakkını ellerinden aldık diye şikayet edilir. Grev yapmayık, niçin yapmayık diye gene şikayet edilir. Biz da anlamadık napacağımızı” dedi ve beni aldı bir düşünce…
Yani çocukların elinden eğitim hakkını grev yapan sendika mı alır, yoksa okula kitap ve öğretmen göndermeyen hükümet mi? Yoksa buna ses çıkarmayan aileler mi?
Sizce hangisi çalar çocuklarımızın eğitim hakkını? Hepimiz da suçluyuz işte. Öyle ya da böyle kiminin daha çok kiminin daha az. Bu çocukların günahları boynumuza…
***
Ülke zor bir dönemden geçiyor. Öyle anlaşılıyor ki eğitim ile ekonomi arasındaki ilişki bayağı derinmiş. Görüldüğü gibi para yoksa eğitim aksıyor. 21’inci yüzyılda eğitim masraflı bir iş. Hem aileler hem de hükümetler adına…
Yalnız sendikaların hükümete verdiği süre ve tolerans bitti. KTÖS yarına kadar eğitimdeki sorunlar çözülmemesi durumunda Salı gününden itibaren eylemlere başlayacağını duyurdu. Umarım sağduyu ve hoşgörü kültürü galip gelir ve eğitim yılının en azından bundan sonraki dönemini sorunsuz geçiririz.
Çünkü önemli olan çocuklarımızdır.
































