Sekiz haftadır yükselişte olan altın, 2 bin 943 dolara yükselerek ons bazındaki rekorunu tekrar kırdı.
Yatırım bankası Goldman Sachs, 17 Şubat’ta 2025 yıl sonu öngörüsünü 3 bin 100 dolara yükseltti.
Altın bir yılda dolar bazında yüzde 45’e yakın, TL bazında ise yüzde 70’e yakın artış gösterdi.
Peki altının fiyatı neden yükseliyor? Yükseliş devam edecek mi?
Trump’ın tetiklediği ticaret savaşları tedirginlik yaratıyor
BBC Türkçe‘nin sorularını yanıtlayan altın ve para piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk’e göre rekor kırılmasının ardındaki en büyük etken, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret savaşlarına dair açıklamaları.
“Altın fiyatları bu yıl, ekonomik veriler, faiz indirimleri gibi finansal gelişmelerle değil Trump’ın ticaret savaşını körükleyen ifadelerinin yarattığı belirsizlik ortamıyla şekilleniyor” diyor Yıldırımtürk.
ABD Başkanı Trump, 20 Ocak’ta göreve geldikten hemen sonra Çin, Kanada ve Meksika’ya gümrük vergisi uygulayacağını ilan etmişti.
Kanada ve Meksika’ya yönelik önerisini şimdilik dondurdu, ancak Çin’e yüzde 10’luk gümrük vergisi yürürlüğe girdi.
Çin ise başta kömür olmak üzere ABD mallarına uyguladığı farklı vergilerle misillemeyle karşılık verdi.
Trump, çelik ve alüminyum ithalatına 4 Mart’ta başlamak üzere yüzde 25 vergi koydu.
Son olarak, X üzerinden 17 Şubat’ta yaptığı açıklamada ise ABD mallarına KDV gibi ek vergiler uygulayan tüm ülkelere “karşılıklı vergi” bağlamında “ne daha fazla ne de daha az” gümrük vergisi koyacaklarını ilan etti.
Gümrük vergilerinin Avrupa’ya sıçraması endişesi piyasaları tedirgin ediyor.
‘Siyasi, ekonomik, jeopolitik nedenler altına talebi artırıyor’
Altın ve para piyasaları uzmanı Şirin Sarı, altın talebinin “siyasi, ekonomik, jeopolitik nedenler dolayısıyla dünya çapında tabana yayıldığını” söylüyor.
Sarı’ya göre “Ortadoğu’da ateşkese dair ümitlerin azaldığı, Rusya – Ukrayna arasındaki barışın zorluğunun anlaşıldığı” gergin jeopolitik ortam altının fiyatını etkileyen faktörler arasında.
Şirin Sarı, Amerikan Merkez Bankası FED’in yıllık yüzde 2 faiz hedefinden uzaklaşmış olmasının da altının yükselişinde önemli bir faktör olduğunu düşünüyor:
“Ocak ayında beklenenden yüksek gelen ABD enflasyonu ve yeni gümrük vergilerinin enflasyona işaret etmesi, Merkez Bankası’nın faiz indirimi takvimini olumsuz yönde etkileyebilir.”
ABD’nin sahip olduğu altınlarını dünyanın en büyük fiziki altın borsası olan Londra Altın Borsası’ndan ABD’ye taşıdığına dair haberler de altına talebin göstergeleri arasında.
Londra’dan aktarılan altınlarla da beraber New York’taki COMEX borsasındaki altın miktarı Trump’ın seçilmesinden beri yüzde 116 arttı.
Merkez bankalarının altın talebi fiyatı yükseltiyor
Altına en büyük talep bir süredir merkez bankalarından geliyor. Başta Çin olmak üzere Rusya, Polonya, Hindistan, Türkiye merkez bankalarının altın alımları devam ediyor.
Şirin Sarı, özellikle Çin ve Rusya’daki kendini güvensiz hisseden iç piyasalarda altın talebinin yükseldiğini vurguluyor.
Bireysel yatırımcılar dışında kurumsal yatırımcıların da altına artan talebi söz konusu.
Özellikle Çin, ülkede bulunan sigorta şirketlerine varlıklarının yüzde 1’ini altına çevirebilmeleri iznini verdi.
Hem ABD’de hem de dünyada belirsizliğin hakim olduğu bir ortamda, altının güvenli liman özelliği ortaya çıkıyor ve talep artıyor.
Talep arttıkça da fiyat yükseliyor.
BBC Türkçe‘nin konuştuğu uzmanlar, orta ve uzun vadede de altının yükselişinin süreceğini öngörüyor.
































