Bazen susarsın,
Bir suskunluğuna, diğerini eklersin
Sustukça,
Biraz daha acır için
Sustukça,
Biraz daha büyür yüreğin
Sustukça,
Boğazında biraz daha düğümlenir kelimeler
Sustukça,
Avaz avaz ağlar gözlerin.
Sonra;
Bir şarkı dinlersin,
Bütün sustuklarını tek tek yüzüne vurur…
Seni anlatır tek tek dizelerinde
Anlattıkça biraz daha gerçek olur
Anlattıkça biraz daha umut olur
Anlattıkça vurur da, vurur
Kaçarsın,
Sen kaçtıkça biraz daha yakın olur.
Tanımlayamazsın içindeki duyguları
Ya sevmişindir
Ya kırılmışındır
Ya yarı yolda bırakılmışındır
Ya da başlamadan bitmişindir…
Cesaret edememişindir iki çift laf söylemeye
Kırmayım deyip, kırılmışındır.
Bir kadeh şarap,

Bir demet şarkıda bulmuşsundur teselliyi…
Gecenin bir vakti.
Sen geceye ağladıkça
Şarkılar yüreğine su serptikçe
Zaman geçtikçe
Kadehte şarap bittikçe
Gece elvede dedikçe
Gönül “Geçer” dedikçe…
Ve Sen,
Çaresizse boyun eğdikçe
Bittikçe
Şarkılar başlar yine…
Bıraktığın yerden
Bıktığın yerden
Yorulduğun yerden…
Şarkıların dizelerine tutunup kalkarsın,
Bir dostun el verişi gibi
Hiç durmadan koşarsın
Yalın ayak çocuklar gibi
Hiç yorulmayacakmış gibi…
Sahipsiz
Öksüz
Terkedilmiş
Bir köy misali
Tek başına…
Bacası tütmeyen bir ev misali,
Huzura hasret
Baktıkça geriye
Hiç yaşanmamış gibi sanki…
Sanki hiç gelmemiş gibi yüreğine
Bir meçhul hikaye
Şarkıların dizelerinde…
İyi niyetlerini
İdam etmişler ince iplerde.
Duasız mezarda,
Zamansız selalarla
Ölmüş duygulara
Amin diyebilmek
Nafile namazlarda.
Duvarlar yüksek,
Kaçış yok
Kursağına taş gibi çökmüşken keder
Yarım kalmış bir yanın
Yarım kalmış duyguların
Tertemiz ellerinde
Kırılmış oyuncağın
O şarkıdan bu şarkıya
Paramparça duyguların…
Geriye kalan
Dudakta kalmış şarkı kırıntıların.
…..
“Pişman olur da bir gün dönersen bana geri,
Gönül kapım açıktır çalmadan gir içeri…”
































