Golan Tepeleri ve Kıbrıs - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Cumartesi, Mayıs 25, 2024
Köşe Yazarları

Golan Tepeleri ve Kıbrıs

Erdoğan ÖzbalıkçıErdoğan Özbalıkçı

İsrail –Kıbrıs yakınlaşması gerçekte bir saatli bombadır.

Doğu Akdeniz’deki Enerji oyununda, Türkiye’yi devre dışı bırakmaya çabalayan Güney Kıbrıs ve İsrail, genel politikaları nedeniyle, uluslararası sorunlarda büyük çıkmazların içine düşeceklerdir.


Amerika Cumhurbaşkanı’nın geçtiğimiz  günlerde açıkladığı, Golan’ın İsraile ait olduğu şeklindeki sözlerine, hemen hemen hiçbir devlet olumlu bir karardır dememiştir.

İsrail’in 1967’de işgal, 1981’de de ilhak ettiği Doğu Akdeniz’in en stratejik ve en verimli su kaynaklarına sahip Suriye’ye ait Golan Tepeleri, toplamda 1800 kilometrekarelik tepelik bir alandır.

Golan’ı stratejik kılan sebeplerin en başında  İsrail’in, tatlı su ihtiyacının 3’te birini buradan karşılıyor olması geliyor.

Tepelerin hakimiyeti, İsrail’e hem jeostratejik hem de güvenlik açısından önemli avantajlar sağlıyor.

İsrail, Suriye ile yaşanacak olası bir savaşta burayı aşılması zor  bir mevzi olarak görüyor.

Bölgenin en yüksek noktalarından biri olan ve Şam’a sadece 60 kilometre uzaklıkta yer alan Golan Tepeleri’ni kontrolü altında tutan İsrail, bu sayede komşu ülkelere karşı da büyük bir askeri üstünlük elde ediyor.

Uluslararası hukuka göre Suriye toprağı kabul edilen ancak fiilen İsrail işgali altında bulunan tepelerin Lübnan ve Ürdün’le de sınırı bulunuyor.

Yahudilere ait kutsal metinlerde birçok kez Golan bölgesine  yer verilmesi , bölgeyi çoğu dindar Yahudi’nin gözünde kutsallaştırıyor.

İsrail iç siyasetinde önemli bir yer tutan Golan Tepeleri, İsrail tarafından “ülkenin vazgeçilmez bir parçası” olarak görülüyor.

2016 İsrail Başbakanı Netanyahu, Bakanlar Kurulunu Golan Tepeleri’nde toplayarak dünyaya burayı “İsrail toprağı” olarak tanıma çağrısında bulundu ancak uluslararası toplum buna olumlu yanıt vermedi, aksine tepki gösterdi ve uluslararası hukuka aykırı olduğu hatırlatmasında bulundu.

 Donalt Trump , Pazartesi gecesi yaptığı bir açıklama ile dış politika’da çok tartışılacak bir hamle yaptı:

Trump, İsrail’in 1967’de Suriye’den aldığı ve o zamandan beri işgal ettiği Golan Tepeleri’nin ilhakını resmen tanıdığını ilan etti.

Amerikan Cumhurbaşkanının bu hamlesi, Uluslararası hukuk tarafından önemsenemeyecek bir hamledir.

Güçlü olanın, zor yoluyla elde ettiği bir yeri, kendi egemenliğine geçirmesi yolu açılırsa, dünya kendisini yeniden büyük alt-üst oluşlar içerisinde bulacaktır.

İsrail lideri ile çok sıkı ilişkileri olan Anastasiadis’in, Golan konusunda İsrail’i desteklemesi durumunda, 45 yıldır, Türkiyenin kontrolünde olan Kuzey Kıbrıs da doğal olarak Türkiye toprağı sayılabilecektir.

Zor yoluyla, başkasına ait olan bir yeri  kendi mülkiyetine geçirmeye çalışan ve Amerika tarafından desteklenen Netanyahu dünya için çok kötü bir örnektir.

Körle yatan, şaşı kalkar.Bu meşhur bir Türk atasözüdür.

Anastasiadis- Netanyahu yakınlaşmaları da, Rum toplumunun başına önemli felaketler getirebilir.

 

 

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar